Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Temmuz '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1121
 

Muz tadında bir balkon

Muz tadında bir balkon
 

Bugün balkonda kahvaltımızı yaparken, hemen bitişiğimizdeki camide öğle ezanı okunuyordu. Seksenli yılları, Okan Bayülgen'in Zaman Makinası'nda bir kez daha hatırlamak isterken geceyi biraz ertelemişiz galiba ki, sabah kahvaltısı, öğle kahvaltısına dönüştü...

Olsun... Oturduğumuz bu evin sevdiğim özelliklerinden biri de bu küçücük balkonları... Biri sabah, güneşin doğmasını seyretmemize, öteki de batışını izlememize imkân veriyor. Ayrıca ön balkonun önemli bir yönü daha var. Karşımızda özel bir mülk ve onun devâsâ bir bahçesi bulunuyor.

Balkonda şöyle geriye yaslanarak oturduğum zaman, sadece bu bahçenin ağaçlarını görebiliyorum. Başka ne bir bina, ne insan, ne otomobil. Uzaklarda Çamlıca ormanı... Sanki özel bir tatil yöresinde cennetten bir köşede doğayla başbaşayım. Arasam böyle bir yeri bulamam.

Öyle bir kadrajı var ki, bilgisayarlarda ekran koruyucusu olarak görev yapan o inanılmaz manzaralardan birini seyrediyormuş gibi hissediyorum bazan kendimi.

Muz tadında bir balkon bu... Çocukluğumuzda muz öyle her zaman alıp yiyebildiğimiz bir meyve değildi. Büyüklerimiz tadını bize anlatırlarken, ne niyetle yersen onun tadında olur, derlerdi. Biz de inanırdık. Sonra bir gün yeme fırsatı bulduğumuzda elmayı, armudu, çileği, eriği düşünür, onda hemen hepsini de biraz andıran koku ve lezzet bulurduk.

Bizim balkon da öyle... Dağ, orman, köy, sahil, tatil yöresi, deniz kıyısı... Aklınıza ne gelirse hepsine uyuyor. Hatta şöyle öne doğru eğilip yolu, yoldan geçen insanları ve otomobilleri görünce, şehri bile ayağımıza getiriyor.

Bir tatil günü insanın evinde sıradan bir gün geçirirken bile böylesine mutlu olabilmesi, çok güzel bir duygu. Eğer dışarıdan mutluluğunu bozacak sesler, gürültüler, haberler, baskılar gelmezse, olaylar yaşanmazsa, küçücük dünyasında her insan bu güzelliği yakalayabilir.

Ne var ki olmuyor işte, olmuyor. Aynı saatlerde kimbilir hangi evlerde, hangi gönüllerde, ne olaylar yaşanıyor, ne fırtınalar kopuyor.

Gönlüm arzu ediyor ki kişisel mutluluklarımız giderek artsın, çoğalsın, taşsın ve toplumsal mutluluğa dönüşsün. Başka türlü aldığımız hazzın tadını çıkaramayız ki...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 859
Toplam yorum
: 1414
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 970
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, ekonomik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster