Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ağustos '17

 
Kategori
Dans
Okunma Sayısı
175
 

Müzik ve Ritm yollarını, ruhun gizli köşelerinde bulurlar

Müzik ve Ritm yollarını, ruhun gizli köşelerinde bulurlar
 

Müziğn olmadığı yerde umut da yoktur..


Manchester`dan Dubai’ ye gitmek üzere İstanbul`a gelen David programında bir değişiklik olunca kendisini Istanbul`da bir milonga gecesinde bulmuştu. Aslında bir tiyatro sanatçısı olduğunu öğrendiğim David tango yapmayı çok sevdiğini ancak böyle fırsatlar olduğunda bunu değerlendirdiğini anlatırken  yeni bir parçanın eşliğinde salondaki çiftler  arasında kendisine eşlik edebilecek bir partner bulmuştu bile.
 
Ve işte şimdi müzik başladı ve David`i izliyoruz, artık salonun ışıkları karartılmış. Benim de düşündüğüm gibi, ona eşlik eden kadın da herhalde onun bu konudaki yeteneğini tahmin edemezdi. Sanırım kimse edemezdi; David ise  o anlarda dış dünya ile bağlantısını tamamen kesmiş ve bir an için  sanki Kraliçe Viktorya döneminin çok büyük  ve  ihtişamlı salonlarına ışınlanmıştı ve  oralarda bir yerde Kraliçenin onuruna verilen bir baloda  dans ederken şu anda gördüğümüz kendinden geçmiş hali ile  herhalde balodaki diğer seçkin konukların da dikkatini çekmiş olmalıydı.
 
David o akşam İstanbul`da herkesin ilgisini üzerine çekmeyi başarmıştı. Gözleri kapalı dansederken, partnerine istediği her hareketi empoze edebilen becerisi son derece etkileyici  gözüküyordu. David, partneri ile, gerçekten sevgilisiymiş gibi dans ediyordu.
 
Tangonun en güzel yanlarından biri de bu olsa gerek. Müzik başladığı anda kadın ve erkeğin birbirlerine tutku dolu bakışlarla yaklaşmaları ve dokunmaları her zaman ilgimi çekmiştir. David bu hali ile olağanüstü bir ritimle hareketlerini yaparken kadın da onun bu becerisi karşısında büyülenmişti ve sanki o da David’in gerçekte sevgilisi imiş gibi ona eşlik ediyordu. Burada sanıyorum  önemli olan nokta erkeğin koreografisini kendisinin belirlediği bu küçük müzikli oyun içindeki sahneler sürerken kadının da erkeğin bu çabasını takdir ediyor olmasıdır. Bu esnada kadın ve erkek birbirleri için ne düşünüyor olabilirler diye merak etmeden duramıyorsunuz…  Müzikle estetiğin muhteşem buluşmasına tanıklık ederken benim en çok önemsediğim işte bu arzu ve tutku dolu bakışlar oluyor.Tahrik edici ve “sen nasıl bir şeysin öyle” diyen bu bakışlar kadının da aynı düzeyde meydan okumasıyla doruğa ulaşıyor.
 
Öğrenmek ister miydiniz aslında ne kadar etkileyici olabileceğinizi? Öyle ise tango tam size göre…  Günlük hayatın içinde dikkatlerden kaçan ve gereken önem verilmeyen her sıradan hareket burada anlamını buluyor. Her bakışma kadının cinselliğinin bir başka boyutunu simgeliyor olabilir. Herhangi bir günde beğendiği bir erkeğe karşı davetkar bakışlarla beklentilerini dile getirmekte çekimser kalan bir kadın böyle bir müziğin içinde birden hayatın içindeki rolünü ve repliklerini unutup kendisi mi oluyor ? Bu anlarda müzik notaları kadın ve erkeğin ruhunun şifresini çözüyor sanki.
 
Tango yapabilmenin uzun zamandır hayalini kurardım ve bu yüzden zaman zaman özellikle böyle gecelere gidiyordum. Çünkü böyle bir şeyi yaparken aslında önce zihninizde kendinizi o konumda hayal ediyorsunuz, örneğin ben yazı yazarken yazdığım şeyin içine girer bir süre orada yaşarım, yazdığım şeyin her zaman içindeyimdir ve genellikle yazı yazarken ben de müziğin nağmelerinin duyulduğu labirentlerde geziniyorum.
 
Elimde kelimelerle istediğim şekillerde oynayabilme özgürlüğü tıpkı tangoda kontrol sizdeyken karşınızdaki kadınla yakaladığınız  duygusal sinerjinin tadını çıkarabilmeye çok benzer. Belki de tango  bu yüzden ilgimi çekiyor. En gelenekçi ve muhafazakar toplumlarda bile dans eden bir erkekle bir kadının birbirlerine  karşı duydukları duygusal ve fiziksel yakınlığın sanatsal bir şekilde ortaya konulmasının kabul görmesi bu yüzdendir.  Tango bu yönü ile bir yandan aşkı anlatmaya çalışırken duyguların kelimelerle anlatılmasının zor olduğu  anlarda, dünyanın her yerinde koşulsuz kabul görmesini de sağlıyor. Oysa gerçekte insanlar  günlük hayatlarında seçimler yapmaya çalıştıklarında değer verilen bir erkek veya kadın profilinden uzaklaşıp herhangi biri haline gelme tehlikesi ile karşı karşıya kalmıyorlar mı? Ama dans ederken tangoda erkek sadece beğenilen ve çekici biri değildir artık ama aynı zamanda değer verilen, takdir edilen ve güvenilen, iktidarını ve gücünü sevgi ile harmanladığı en içten duygularının eşliğinde, gururu incinmeden özgür bir şekilde ortaya koyabileceği bir erkeğe dönüşmüştür  ve kadın sadece bir kadın değildir artık; sevdiği kadar, sevilen ve sevildiğini bilen, bunu hisseden ve sahneye koyulan oyunda kendisine herhangi biri gibi davranılmadığının farkında olan bir kadındır  ve işte bu süreçte müziğin eşliğinde bir sevgili olmanın ötesinde bir tanrıçaya dönüşebilen bir kadının mutluluğunu herkes görebilir.
 
Ancak tüm ilişkilerde beğenilen kişinin kontrol edilebilen herhangi biri konumundan uzaklaştırılarak  değer verilen biri haline getirilebilmesi çabaları  müzikle estetiğin uyumu olan danslarda anlamını bulabilir. Şimdi ben kendimi tango yaparken hayal ettiğimde ve bu durum dans müzik eşliğinde sanatsal bir içeriğe büründüğü zaman, uzun vadeli ve sağlam beraberliklerin oluşmasında  son derece önemli bir başlangıç noktası olabileceğini anıyorum. Bir gün bu  noktaya geldiğimde harika bir tango performansı sergileyebileceğime inanıyorum. Dans etmek her şeyden önce hareketlerde net bir incelik gerektiriyor, sadece müziğe odaklanarak dans edemezsiniz. Müzikle senkronize olabilmeyi de bilmelisiniz. Bu noktada bir başarısızlık varsa büyük olasılıkla  o esnada  sadece müziğe ya da partnerinize odaklanmış olmalısınız. Sonuç olarak tango yapan çiftleri ve  bir tiyatro sanatçısı olan David’i kendinden geçmiş bir halde dans ederken izlediğimde, Eflatun`un şu sözleri anlamını buluyordu  :
"Müzik ve ritim yollarını ruhun gizli köşelerinde  bulurlar ."
 
**Bu yazı  21.07.2017 tarihinde Haberekspress Gazetesi web sayfasında yayınlanmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 270
Kayıt tarihi
: 11.04.13
 
 

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi İkitisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden 1986 yılında mezun oldum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster