Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Şubat '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
7764
 

Müzik Ya da Gürültü Kirliliği...

Müzik Ya da Gürültü Kirliliği...
 



Teknolojiyle pek fazla haşır neşir değilimdir. Kendisinden tabiki hoşlanırım ama aramızda tutku dolu vazgeçilmez bir bağ yok ve asla da olmadı. Gündelik yaşama dair -olmazsa olmaz- araç ve gereçlerin benim elime, keyfime, zevkime uygun olmaları ve işimi görmeleri hep yeterli olmuştur benim için. Üst modellere ve daha da ötesi kavramlara dair ilgim ve bilgim olmamıştır ne yazık ki. Hatta böylesi muhabbetlerde kendimi üvey evlet hissedecek kadar uzak kalmışımdır günümüz teknolojisine...

Evimin ve işyerimin ayrı yakalarda olmasından dolayı haftanın 6 günü ve her günün yaklaşık 4-5 saatini toplu taşıma araçlarında geçiren biri olarak teknolojinin toplu taşıma araçlarına yansıma biçim ve oranıyla ilgili ister istemez bilgi sahibi olmaktayım. Sanırım son dönemlerde bu anlamdaki en kayda değer değişme, -otobüste kitap okuma- trendinin yerini -ipod veya cep telefonuyla müzik dinleme-nin almış olması. Hala benim gibi ısrarla kitap okuyanlar olsa da, bu sayı günden güne azalmakta ve neredeyse bir elin beş parmağını geçmemekte ne yazık ki. Bu konuda yorum yapmak ne kadar doğru olur bilmiyorum aslında. Sonuç olarak bu bir tercih meselesi ve kimseye kitap okumak yerine neden müzik dinliyorsun deme hakkına sahip değilim. Hem her an her yerde müzik dinleyebilme özelliği ile her an her yerde kitap okuyabilme özelliği de tamamen farklı şeylerdir. Kitap biraz da yapısı gereği daha sessiz, rahat, uzun ve kesintisiz zaman dilimlerini tercih eder okunmak ve hazmedilmek için...Ve tabi ki herkesin benim gibi kitap okurken kendini kaybedip, dış dünyayla bağlarını koparma özelliğine sahip olmasını bekleyemem. Sırf bu yüzden kaçırdığım durakların, söylendiğim şoförlerin, yediğim azarların haddi hesabı da yoktur. Eee diyecek birşey yok tabi ki, ne de olsa bu da benim tercihim...:))

Ipod ve benzerleri, kullanım hatası sonucu sağır yapmak, dikkat dağıtmak vb yan etkilere sahip olsa da, bitmek bilmeyen yol ve trafik sıkıntısını bir nebze azaltan bir araç aslında. Bir adı -eziyet- olan İstanbul trafiğine kısmen neşe ve eğlence katan bir faktör, bir nevi zamandan tasarruf...Bu nedenden ötürü de, hem kullanıcı sayısı gün ve gün artmakta hem de kullanan profili büyük bir çeşitlilik göstermekte. En son geçen hafta 70 yaşlarında ak saçlı, nur yüzlü bir dedenin kulağında ipod vardı mesela :))

Fakat hemen hemen her konuda olduğu gibi bunda da yazık ki sınırlarımızı zorlamaktayız. Her gün ev-iş arası mekik dokurken, kendi ipod'um olmadığı halde, olanlar sayesinde Serdar Ortaç'tan Metallica'ya kadar binbir çeşitte şarkıcı ve grup dinlemekten gerçekten sıkıldım ve yoruldum. Kulaklık bireysel bir aksesuardır ve kişi kendi şahsına yönelik kullanır. Ama son dönemlerde, kendi şahsi kulaklıklarını bir radyo istayonu gibi kullanıp yayın yapan ve çevresindeki herkesi bu yayını dinleme mecburiyetinde bırakan kişi sayısında müthiş bir artış var ne yazık ki. Hele ki toplu taşıma araçlarında metrekareye düşen insan sayısını göz önüne aldığımızda kulak başına düşen -fm- sayısı da oldukça fazla olmakta...

Dediğim gibi herkesin tercihi kendinedir. Müzik dinlemek isteyen, istediği yerde ve şekilde müziğini dinler. Kimin hangi tarz müziği dinleyip hangi sanatçıyı sevdiğine karışamam. Serdar Ortaç dinleyene de, Metallica'yı sevene de bana uymasa bile, laf edemem. Saygı duyarım. Duymam gerekir. Ama müzik dinlemek ve gürültü kirliliği yapmak farklı şeylerdir. Müzik dinlemek yerine gürültü kirliliği yapmaya, ve bu kirliliğe beni maruz bırakmaya da kimsenin hakkı yoktur. İşte bu konuda da ben saygı beklerim.

Lütfen sınırlarımızı bilirken ve çizerken biraz daha dikkat edelim. Hem de her konuda...




*** "Anadolu'da bir kızım var, öğretmen olacak" projesi için;
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=45243

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

kitap ve yol babında güzel bir yazı olmuş. aynı duyguları ve olayları bende yaşadım. Zaten olduk olası kitap okurların sayısı bir kaç taneyi geçmezdi, şimdi de aynı. Düşünsene benim acımı paylaşmaya gelen arkadaşlarımdan birinin kulağında bile gizlediği (ama gözümden kaçmadığı) o m3 vardı. Gerek yorumlarınla, gerek sesinle hep yanımda olduğun için gönül dolusu sevgiler.

Ruksan İLDAN 
 26.09.2007 12:33
Cevap :
ah işte herşeyin bir yeri ve zamanı vardır ama bilmiyoruz yada beceremiyoruz. önemli olan karşındakine yada çevrendekine saygı göstermek aslında ve bu da bu kadar zor olmamalı öyle değil mi...canım benim her zaman her şekilde yanındayım buna emin ol. sevgiyle...  26.09.2007 13:17
 

teknoloji aslın da kötü bir şey değil ama dengeyi tutturamıyoruz galiba , mesela kitapların yerini ipodların aldığından bahsediyoruz, ben kitap okurken ona uygun müzikleri belirliyorum ve hem okuyorum hem dinliyorum daha sonra aynı müziği duyduğumda okuduğum kitaptan sahneler canlanıyor aniden. biraz da empati yoksunu oluşumuzdan kaynaklanıyor galiba. saygılar

Ediz Nart 
 26.06.2007 19:59
Cevap :
tabi ki isteyen istediği şekilde geçirebilir yolculuğunu. kitap-ıpod örneği göze çarpan en belirgin değişiklik diye bahsettim. burada önemli olan kendi yolculuğunu rahat ve konforlu hale getirirken başkalarını rahatsız etmemek. sizin de belirttiğiniz gibi empati yoksunluğu bir anlamda. bu arada kitap-müzik ikilisi çok hoş bir ikilidir. otobüste olmada bile evde çok sık yaparım. teşekkürler. sevgiler.  27.06.2007 9:36
 

Bende yolda müzik dinleyenler grubuna giriyorum ama , bazen yanımdaki kişinin müzik sesi benim dinlediğimi bastırıyor.. Hele gen gün metroda (70 li dede örneğine benzer birşey benim başıma geldi) rahat yaşı 70 lerde bir amca, elindeki cep telefonu benim bile teknolojiyle iç içeyken kullanamayağım türden fazla özellikli , ön ve arka yüzünde kamera olan cinsten (sankın bu amca senin gördüğün ipod lu amca olmasın) Bende avrupadan asya ya git gellerdeyimsa bah akşam, insanların en çok yüzlerine ve hareketlerine bakıyorum..(zaten bigün biri ne bakıyorsun diyecek:) ) Müzik konusunda haklısın, eve varana kadar, kendim müzik dinleidğim halde, çevredekilerin cıs tak cıs tak müziklerini daha cok duyuyorum.. Not: Ben yolda kitap okuyamayanlardanım (evde cok güzel okurum) yolda beni araba tutuyor:)) Sevgiler

EsRaÖNeR 
 19.06.2007 14:03
Cevap :
aynı dertlerden muzdaribiz anlaşılan :)) ben anadoluya geçtim artık bu arada. kitap okuma faslı eve taşındı yani...teşekkür ederim paylaşımın için. sevgi ve selamlar.  19.06.2007 16:41
 

Bende teknolojiyi sadece ihtiyacı olan kısmı kadar bilenlerdenim. Açıkcası çokta sevmem onu. Bence teknoloji ne kadar ileri gidiyorsa, insanlıkta ona paralel o kadar geri gidiyor. Teknolojiden uzak, insanların birbirlerine değer verdikleri, birlikte çok fazla şeyi paylaştıkları o eski yıllara gıpta ile bakıyorum. O yıllarda -belki ilkel koşullarda ama ruhsal açıdan çok daha keyifli- yaşamayı inanın çok isterdim. Eskiden insanlar hayatın içinde yaşarlardı çünkü başka şansları yoktu. Şimdi ise bizler hayatı maalesef yaşamıyoruz. Bir koltuğa kurulup, ya seyrediyoruz, ya dinliyoruz. Teknoloji ilerledikçe insanlar gittikçe daha fazla bireyselleştikleri, ben merkeziyetçi oldukları için özgürlük konusunda da doğal olarak ihlaller başlıyor. Komşu komşunun külüne muhtaçtır sözü bu yüzden artık tarih oldu. İnsanlar kapı komşusunu artık hiç tanımıyor ve ona değer vermiyor. Kapı komşusuna değer vermeyenlerden, koltuk komşusuna değer vermesini beklememiz ise çok acı ama hayalcilik oluyor. Svgl

Haşim Arıkan 
 21.04.2007 23:06
Cevap :
çok güzel açıklamışsınız, yazının devamı gibi olmuş...elinize sağlık...ne diyelim hayal kurmak da olsa kurmaya devam edelim. belki birgün gerçek olur...sevgi ve saygılar...  24.04.2007 11:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 251
Toplam yorum
: 3111
Toplam mesaj
: 623
Ort. okunma sayısı
: 863
Kayıt tarihi
: 27.01.07
 
 

30’ lu yaşların ağırlığında geçiyor artık yaşam ama teğet geçerek, ama kurcalayıp didikleyerek...İst..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster