Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mayıs '18

 
Kategori
Geri Dönüşüm
Okunma Sayısı
37
 

N'oldum Delisi Tüketiciler

    Üretirken tüketiyoruz maalesef bu gerçek. Yeterince hazır tükeci toplum olduğumuz aşikar. Tüketirken de ekonomimizi bilinçsiz yönde etkilediğimiz de ortada. İşçisinden tutun emeklisine kadar herkes ülkemiz ekonomisinin durumundan farkında artık. Hatta çocuklarımız bile, ''aaa şu kadar parayış'' demeye başladılar. Konuyu en incesine kadar düşünürsek birey olarak ele aldığımızda '' nerede hata yaptım'' diye sormalı. ''Nerede hata yaptım da ekonomi bu hale geldi muhakkak benim de katkım olmuştur '' diyebilmeli.

   Ülkemiz o kadar zengin kaynaklara sahip ki, bunu iyi değerlendiremiyoruz. Çiftçisinden balıkçısına hayvancılığına kadar hiçbir şeyi temelden ele alamıyoruz, üretemiyoruz hep hazır fikirleri kullanıp kolay yoldan zengin olma  tarafındayız. Paranın gücünü kullanma meraklısıyız. Süregelen bir süperego esiriyiz.      

  Üretici mi olmak istiyoruz yöntemi basit, çöpler. Çöpleri değerlendirmeyi bilmiyoruz.Geri dönüşüm hakkında oldukça zayıfız. Önemsemiyoruz oysa ki önemseyen ileri düzeyde gelişmiş ülkeler bunun bilincini verdikleri temel eğitimle ele harika almışlar. Şimsi size aşçılık için eğitime gittiğim bir otel de başımdan geçen bir anımı anlatmak istiyorum. Mola saatimiz geldiğinde mutfaktan çıkıp bahçe de arkadaşlarla yemek yer sohbet eder dinlenirdik. Yine böyle birgün de öplerimizi attığımız deponun önüne iki tır geldi. Önce bu ne ki falan olduk hepimiz. Sonrasında biz bile şaşırdık çünkü otele iki müşteri olarak gelen kişiler attılan çöplere karşı duyarsız kalamamışlar ve çalıştığı şirkete haber gönderip çöpleri almalarını söylemişler. Tabii önce soruyorlar soruşturuyorlar çöpleri almada mahsur olup olmadığını. Olmadığını öğrendiklerinde durum depo kapımızın önünde beliren iki büyük tır! Bizim atık olarak gördüğümüz onların ise geri dönüşüm çöpleri tabiriyle tırlara yükleyip ülkelerine göndediler. Peki ne mi yapacaklar o çöpleri aklımdan geçenleri okuyorsunuz, harikasınız :) elbette KOMPOST. İsmini henüz duymamış olanlara belirteyim kompost, geri dönüşüm demek. En basit örneği gübresi, toprağı oldukça zenginleştiren minaraller bulunuyor içinde kısacası toprak da bilinçsizce kullanılan hayvan gübresini kompostla bu toprak daha zengin verimli hale getiriliyor. Toprağı yeniden var ediyor demek yerinde tabir olur diye düşünüyorum.

 Geri dönüşüm hakkında hala bilinçli değiliz, bireyler olarak. Her birey evinde dahi kompost üretebilir, emin olun hiçbir koku yapmaz. Nerden mi biliyorum, çünkü bir dönem bizzat kendim bunu meslek edinip uğraşmıştım. Aşçı olarak çalıştığım dönem de mutfaktan öpleri bazen kendi arabamla bazen kamyonet kiralayarak evimin bahçesinde gübre yapmak için çabalamıştım. Hatta o denli ileri bile gitmiştim ki çalmadık kapı girmedik kapı bırakmamıştım. En son kapım TKDK  olmuştu. TKDK bana '' harika '' denilecek bir hibe karşılığında bana destek olacaklarını söylediklerinde işe daha çok kendimi verip eleman alımına gitmeye karar aldım lakin (ilk başta ekonomiden girdiğim paragrafa gelicem şimdi) samimiyetime inanın memleketimde bu iş iş edinip çöp toplayacak  bir adam bile bulamadım. Demek ki dedim ülkem o kadar da fakir değilmiş ki iş beğendiremiyoruz! He bir de hibenin getirdiği şartları atlamamam lazım, oldukça ağır gelen şartlar söz konusuydu. Bu yüzden bu işi askıya almak durumunda kalmıştım.

  KOMPOST;  sadece gübre olmakla kalmıyor, hayatın bir çok alanında kullanabiliyoruz. elektriğinden tutun yakıtına kadar kısacası hayatın hemen hemen her dalında kullananılabilen yararlı kaynak. Bu işi yapan çok az sayıda firmalar var ülkemizde. Keşke insanlarımızı daha çok bilinçlendirsek de daha çok artsa girişimci ruhlar. boşuna denmiyormuş herşey de eğitim şart diye. Bunun ucu da eğitime dayandı geldi :)

Şu an hala toplumumuzu geçtim dünyaya hakim olan düşünce '' ben'' durumu. Sanırım insanlarımız son yıllarda gelişen teknolojiye yenik düşüp eskilerimizin tabiriyle, '' noldum delisi'' olma moduna gelmiş. '' Parasıyla değil mi'' diyip gidiyoruz yolumuza.  Ben gelecek nesilden gerçekten umutluyum. Her ne kadar şu gidişat kötü görünse de ''ben'' merkezli nesiller yerine ''biz'' merkezli geleceğimiz gelecek, bangır bangır ve bunu etrafımıza baktığımız herşey de alalen değişime gittiğimizde farkedeceğiz. Belki bu nesil q nesli olarak geçecek tarihe. Çevremiz değiştikçe BİZ merkezli gençlerimizin elini değimiş göreceğiz. Benim hala umudum var, dünyamız güzelleşecek. İnanıyorum... Sevgiler, saygılar...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 57
Kayıt tarihi
: 10.05.18
 
 

bir garip yolcu hikayesi. Bir varmışla başlayıp, bir yokmuşla bitecek olan. Hayatın kuralları; 1-..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster