Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Temmuz '11

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
366
 

Naber?

Naber?
 

doktor yazısı


Selamlar. 

Bazen Youtube'da bir video ararken, başka video da gözüme çarpıyor, onu da yeni sekmede açıyorum, sonra o asıl aradığım videoyu izlerken "Ulan bu sesler ne böyle karman çorman. Her kafadan bir ses çıkıyor gibi." falan diye düşünürken bir bakıyorum ki o yeni sekmede açtığım videonun sesiyle karıştığı için öyleymiş. Normalde bu kadar salak değilim. 

Normal hayatta konuşurken, ya da facebookta fotoğraf albümüne isim koyarken falan "x'im x'sin x'ler"(güzelim güzelsin güzeller falan gibi) saçmalığını artık kullanmayın lütfen. Komik mi lan bu ha komik mi? Ne bu? Ne bu arkadaşım söylesene bana bi, nerden çıktı bu?! Bakma öyle yüzüme! İndir o elini! Ne?! Bana bak benim sinirimi bozma! Yıkıl karşımdan! O kapı çarpılmayacak bi daha! Adam ol! 

Sabaha karşı (ya da başka saatlerde de olabilir ama yoğun olarak sabaha karşı) televizyonda kanalları dolaşırken denk gelip öylesine biraz izlediğiniz o eski dizi ne acayip lan. Böyle bi unutulmuşluk, terk edilmişlik, kenara atılmışlık
kokuyor sanki. İzlerken kendimi de unutulmuş gibi, asansörde kalmış da yardıma gelenim yokmuş gibi hissediyorum. Bir de ben onu izlerken böyle düşünüyorum, acaba şu an kaç kişi bunu benimle beraber izliyordur? Acaba bu sayı bir elimin parmaklarını geçer mi, yoksa 2 elimdeki parmak boğumu sayısına ulaşır mı? Tırnakları ayrı parmak gibi saysak bu sayıyı elde eder miyiz? Saç da tırnak gibi keratin olduğu için, saç, tırnak, kıl, yün falan derken uykular geliyor. 

Yazısı kötü olan çocuklar! Şimdi beni iyi dinleyin. Siz ileride doktor falan olamaycaksınız. Yani belki içinizden 1-2 tanesi olur ama büyük bir çoğunluğunuz doktor olamayacak! Gelip size "Yazın çok kötü, doktor mu olcan ne?" diyen teyzelere aldırış etmeyin. Öyle şey mi olur lan deli misiniz oğlum! Kendinize bi çeki düzen verin lan! Tamam ağlamayı kesin bir yüzünüzü yıkayıp gelin. Çıkın bi hava alın hadi. 

Arabadan bahsederken araba yerine "makine" diyen adam, arabadan anladığını belirtmeye çalışan adamdır a dostlar. 

Yazlık adamını nerde görsem tanırım. Yazlıktaki adamı alın, pazar yerine salıverin, "gir bul" deyin, hemen bulurum. Ama o pazar yerinde o saldığınız adamdan başka yazlık adamı olmaması lazım, çünkü o diğer yazlık adamlarını da getiririm o zaman. Yazlık adamı göbeklidir, hafif keldir, bıyıklıdır. Genelde yaşam alanı balkondur. Arada bir akşam arkadaşlarıyla beraber balkonda mangal rakı falan yapar. Temel besin maddesi karpuzdur. Balkonda otururken üzerinde beyaz atlet olur. Dışarı çıkacağı zaman, yakalı ve cepli tişört giyer. Tişörtün cebinde genelde sigarası vardır, bu sigaranın kapak kısmı görünür. Yazın görürseniz selamımı söyleyin. 

1-2 gün önce şu evlenme programlarından birine denk geldim, ulan kadın işleri büyütmüş! Reyting yapan ne varsa o da orada resmen. Birilerini getirmiş stüdyoda ağlatıyordu, annesiyle, kızıyla falan buluşturuyordu, kavga edenleri biraz da stüdyoda kavga ettirip sonradan barıştırıyordu falan. 

Facebook'ta biri ilişki durumu denen zımbırtıyı "ilişkisi var" olarak değiştirince beğenen onlarca insan! Niye beğeniyorsunuz lan onu? Bir kızla bir erkek sevgili oldular diye neden seviniyorsunuz? Herkes birbiriyle sevgili olsun mu
istiyorsunuz ne istiyorsunuz, derdiniz ne oğlum sizin? 

*Internet ortamı bazı hayran olduğun insanların bütün karizmasını yerle bir edebilen bir yer. Yani şöyle ki; mesela hayran olduğun adamın Twitter hesabını takip ediyorsun. Adam oraya bir şey yazmış, bir bakıyorsun "yanlız", "beyenmek", "gidioz" gibi kelimeler kullanarak ergence yazım hataları yapmış. Ohannesburg. Adamın bütün karizması sıfır oluyor gözünde. Gözümde ya da. 

Önyargı kötü bir şey olmasına rağmen bazen haklı olduğu da oluyor. Mesela atıyorum, "Emre ile Gece Servisi" adındaki bir radyo programı berbat bir programdır. Yani böyle bir program yok ama eğer olsa ve ben bu programı hiç dinlememiş olsam, bu ismi duyunca berbat olduğunu anlar, hiç dinlemem zaten. Ya da işte "Sevil ile Gün Başlıyor", "Mehtap ile Yıldızlı Geceler", "Arif ile Güne Merhaba", "Umut'lu Günler(sunucunun adı Umut)" falan gibi isimler. Direkt kendini belli ediyor. Mesela bu "Emre ile Gece Servisi" programını yapan Emre kesin programa "Merhaba efendim, yine birlikteyiz. Sizleri çok seviyorum. Her birinizi birer birer öpmek istiyorum." falan gibi samimiyetsiz cümlelerle başlayıp telefon bağlantıları alır ve arayan dinleyicilerin istediği şarkıları çalarak programı geçirir. Program isminden belli o direkt zaten. 

"Survivor" programının aldığı reklamlara bakılırsa kazanan Derya Büyükuncu falan değil, Acun Ilıcalı. 

Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim. Ayırdığın zaman da 3 dakika falan zaten, çok değil. Sıkıntı yok. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 496
Kayıt tarihi
: 23.05.09
 
 

Yuvarlanıp gidiyor. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster