Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Haziran '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
855
 

Namaza çağrı mı? Gürültü kirliliği mi

Namaza çağrı mı? Gürültü kirliliği mi
 

eski zamanlarda ezan okumak


EZAN <ı>Vikipedi açıklaması; <ı>Arapça, İslam dininde namaz vaktinin geldiğini insanlara bildirmek için yapılan çağrıya verilen isimdir. Ezan-ı Muhammedi olarak adlandırılır. <ı>Sözlük anlamı; bildirmek <ı>Yine vikipedi de yazdığına göre İslam dininde genel kabule göre ezan okunurken kıbleye yönelinir. Müezzin “ haya ales-salah” derken sağ tarafa, ” haya aleh-felah” derken sol tarafa döner ve her ezan farklı bir makamda okunur. <ı>Buna göre; <ı>Sabah ezanı : Sabâ, dilkeşhaveran <ı>Öğle ezanı : Rast, Hicaz <ı>İkindi ezanı : hicaz <ı>Akşam ezanı : segah <ı>Yatsı ezanı : Uşşak, bayati, Neva makamlarında okunur diye yazar.

Şimdi bu bilgilerin ışığında bakalım camilerimizde müezzinlerin okuduğu ezanlar bu yazılan şartlara uyuyor mu? Hangi müezzin acaba bu makamları biliyor diye sorsak belki bize derler ki biz şarkıcı mıyız? Hadi bu makamları bildiklerini var sayalım ve de makamına göre okumaya çalıştığını düşünelim. Fakat bu yetmiyor, çünkü birde eski zamanlardan kalma zırıltılı hoparlör mevcut. Ezan yerine, bangır bangır bağırarak, namaza çağrıdan çok mahalle arasında dolaşarak satış yapan seyyar manavların seslenişlerine benziyorlar. Bu gürültü çıkarmaktan başka bir şey değildir. Gürültü dedik te, eğlence yerlerinde gürültü ölçümü yapılıp ses sınırlarını aştınız diye ceza kesilir de acaba camilerde ezan okunurken hiç mi ses ölçümü yapılmaz ses sınırlarını geçtikleri için ceza yazılmaz. Eğer halkın huzuru için ses kontrolü yapıyorsan camiyi de denetleyeceksin. Oradaki cızırtılı seste benim huzurumu bozuyorsa ona da sınır getirecek ve ceza yazacaksın. Hiç gözlemlediniz mi? Cami yakınında bulunan bir otelde veya caminin önündeki caddede yürüyen bir turistin ezan başladığı andaki yüzlerinin halini. Bir panik, korku, hayret, şaşkınlık dolu olarak etrafa bakmalarını, sonra gülmelerini, birbirlerine bakıp camiyi işaret etmelerini görün bakın. Tabi bu sadece turistler için değil bizler için de aynı şeyler geçerli. O korkunç gürültülü hoparlörlerden çıkan sesle evde yatan hasta, uyuyan çocuk, ders çalışan öğrenci yerlerinden fırlıyor. Neymiş efendim namaza çağrıymış. Eksik olsun böyle çağrı. Zaten namaza gidecek kişi saatini biliyor “yüzyıllar öncesi gibi değil ki sen şahsa zamanı haber veresin.” Ve namazını kılmak için camiye doğru yolu çıkıyor. Diğer namaz kılmayanlar ise hiç olmazsa güzel makamlı bir ezan sesi duysa da içlerine bir huzur dolsa. Ama böyle acayip cızırtılı ses duyunca bırak huzur duymayı bir de veryansın ediyoruz. Teknolojik çağdayız. Çok mu zor acaba güzel sesi olanlara ezanı makamına göre okutmak. Okuttuğu bu makamına uygun ezanı kayıt altına alıp tek bir merkezi yayınla aynı saatte aynı ses şiddeti ile her camiden aynı yayını yapmak ve bu şikâyetleri ortadan kaldırmak. Ama nerede o işlerle uğraşacak diyanet işleri, nerede o gürültüyü kontrol edecek görevli, nerede bunlara onay verecek idareciler. Varsa yoksa Biz Müslüman ülkeyiz, biz büyük ülkeyiz, biz orta doğunun lider ülkesiyiz. Geçin efendiler geçin, bunca küçük sorunu bile çözemedikten sonra …..

Erhan Sirekin

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 3305
Kayıt tarihi
: 27.06.08
 
 

Genç emeklilerden olup, hayat denen tiyatro içinde rol alan bir oyuncu gibi yaşamın kıymetini bil..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster