Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Nisan '11

     
    Kategori
    İnançlar
    Okunma Sayısı
    4793
     

    Namaza nasıl başladım...

    Çok mutluyum. Yeni doğmuş gibiyim. Namaz kılmaya başladım. Allah’ıma şükürler olsun. Bize ne demeyin, sizlere de, nasip olur inşaAllah. Bize ne demeyin, Müslüman’ız, Elhamdülillah. 

    Sevincime ortak olmanızı istedim. Sevincinize ortak olurum inşaAllah. 

    Arkadaşlar,  

    Anamdan Müslüman olarak doğdum. Bugünlere de, Elhamdülillah Müslüman olarak geldim. Sorulduğunda Müslüman mısın? Göğsümü gere gere Elhamdülillah Müslüman’ım, dedim. 

    Göğsümü gere gere. Çünkü; Allah’a, Allah’ın meleklerine, Kitaplarına, Peygamberlerine, Ahret gününe, Kadere, Hayır ve şerrin Allah’ın yaratmasıyla olduğuna, İnanıyordum. 

    Ayrıca; Öldükten sonra dirilmenin hak olduğuna, Allah’tan başka ilah olmadığına, Muhammed (sav) ‘in O’ nun kulu ve peygamberi olduğuna, İnanmıştım. İnanıyordum, inanmıştım ve hiçbir zaman da “ acaba “ dememişdim. 

    Göğsümü germek hakkımdı, değil mi? 

    Evet, hiçbir zaman, Allah muhafaza “ acaba “ ya düşmedim. Lakin, Cenaba-ı Allah’ın yarattığı insanları da, sevemedim. Ne haddimse… 

    Yaratılanı, yaratandan dolayı sevmem gerekirdi… 

    Haşa! Acaba, dilim ile Müslüman, yüreğim ile, isyankar mıydım? 

    Kendimle dövüşüyordum. 

    Kimseyi beğenmiyor… Fikirlere saygı göstermiyor… Arkadaş ve dost edinmiyor... Edinemiyordum. 

    Kılık kıyafetime bakmıyor… Kendime çeki düzen vermiyor… Aynaya bakmıyor… Kendime saygı göstermiyordum. 

    Ama, inancım sonsuzdu. İnanıyordum. Allah aşığı insanların yazılarını okuyordum. 

    Bir Allah aşığı dikkatimi çekti. 

    Yazılarını okur oldum. İnsan olduğu için, ilkin, kendisini sevmedim. Lakin, yazılarını fevkalade buldum. 

    Demek istedim merhaba, lakin, sevmediğim insanlardandı o. Demedim merhaba. 

    Dedi bana merhaba, inanan bir kişi olmamdan, dedim ona merhaba. 

    İmanın güzelliklerini kendisin de, gördüm. Güzelliklere ulaşmıştı o. 

    Güzelliği güzelce paylaşmak istedi, benim ile, o. 

    İyi insansın sen yazılarımı oku dedi… 

    Okudum, okudum, okudum… Boğacağım geldi onu. 

    Okudum, okudum, okudum… Döveceğim geldi onu. 

    Okudum, okudum, okudum… Seveceğim geldi onu. 

    Yaratılanı, yaratandan dolayı sevmem gerekirdi… Şükürler olsun, yaratılanı sever oldum. 

    Tekrar, okudum, okudum, okudum. Allah’ım ben nasıl Müslüman’ım dedim. Allah’ım beni affet dedim. 

    Tekrar, okudum, okudum, okudum. Allah’ım ben nasıl Müslüman’ım dedim. Allah’ım beni affet dedim. 

    Tekrar, okudum, okudum, okudum. Allah’ım ben nasıl Müslüman’ım dedim. Allah’ım beni affet dedim. 

    Yalan dünya! “ Boğacağım ve döveceğim gelene ait bir yazı… okuyun lütfen. 

    Ne diyor? “ Bugün pek çok insan inançlı olduğunu söylediği halde, bu inancın gerektirdiği ahlakı gösteremiyor.” 

    Ve yine ne diyor? “ Sadece ve sadece sıkıntılı anlarında Allah’ı hatırlayıp O’ndan yardım diliyor. Sıkıntısı sona erdiğinde yine O’ndan uzaklaşıp eski yaşamına dönüyor.” 

    Allah’ım bu sabrı güzel, Kur’an ahlakı güzel insan, beni, nerden tanıyor? 

    Gerçek olanı, bana, damla damla yutturuyor. 

    Ben nasıl Müslüman’ım, Allah’ım? Allah’ım affet beni. 

    Allah’ım affet beni. 

    Allah’ım, uykudan uyandır beni… 

    Boğacağım ve döveceğim gelene ait ve fakat, beni, uykudan uyandıran bir başka, yazı. “ Sabah namazının önemi nedir” 

    Ne diyor? “… namaz, insanı ruhen ve ahlaken yükselten onu Allah’ a yaklaştıran ve tüm kötülüklerden alıkoyan bir ibadettir.” 

    Elbette ki, biliyorum. 

    Yine ne diyor? “ Namaz dinin direğidir, hepimize farzdır, iman etmekten sonra gelen, en önemli ibadettir. Unutmayalım, hepimiz ahrette ilk olarak, namazdan sorguya çekileceğiz..” 

    Elbette ki, biliyorum. 

    Allah’ım ben nasıl Müslüman’ım? Affet beni Allah’ım. 

    Allah’ım beni affeder, biliyorum. Görüp uygulamak istiyorum, ama yapamıyorum. 

    Allah’ım beni affeder, biliyorum. Cuma namazına gitmek istiyorum, ama olmuyor. 

    Allah’ım beni affeder, biliyorum. Kitabını okumak istiyorum, ama elim varmıyor. 

    Allah’ım beni affeder, biliyorum. Ezanı duyuyorum, ama dinlemiyorum. 

    Amentü’yü biliyorum ya… 

    Allah’ın beni affet. 

    Allah’ım bizleri affet. 

    Gören gözümüzü,  

    Adım atan ayağımızı,  

    Tutan elimizi,  

    İşiten kulağımızı,  

    Benden alma Allah’ım. 

    Bizlerden alma Allah’ım. 

    Allah’ın beni affet. 

    Aklımı başımdan alıp beni deli etme. İzanıma yardım et. 

    Allah’ın beni affet. 

    Ehl-i sünnet itikadına nasıp et. 

    Allah’ım affet beni. 

    Allah’ım affet bizleri. 

    Sabrı güzel, Kur’an ahlakı güzel arkadaşım “…nedense namaz kılmaya çok üşenirmiş…” Diyor. 

    Beni tanıdığını bir kez daha belirtiyor. 

    Nerden tanıyor bilemiyorum. 

    Boğacağım geliyor onu, döveceğim geliyor onu. 

    Hala uyuyorum… 

    Uyanamadım. 

    O güzel insan, çok güzel kaleme almış olduğu yazısında “ Eğer şu beş şey sen de bulunuyorsa, namazdan mesul değilsin. Ölü isen, deli isen, çocuk isen, hayvan isen, kafir isen…” 

    Allah’ım Sana şükürler olsun. 

    Allah’ım affet beni. 

    Bu yazıyı yazandan Sen razı ol. 

    Uyandım. 

    Allah’ım Sana şükürler olsun. 

    Allah’ım affet beni. 

    Bu yazıyı yazandan Sen razı ol. 

    Uyandım. 

    Allah’ım Sana şükürler olsun. 

    Allah’ım affet beni. 

    Bu yazıyı yazandan Sen razı ol. 

    Uyandım. 

    Kendime sordum, ölü müsün? Değilim. 

    Kendime sordum, deli misin? Değilim. 

    Kendime sordum, çocuk musun? Değilim. 

    Kendime sordum, hayvan mısın? Değilim. 

    Kendime sordum, ….r misin? 

    Dur … 

    Kendine gel … 

    Haddini aşma… 

    Boğarım seni… 

    Döverim seni. 

    Ağladım, ağladım, ağladım… 

    Ağladım, ağladım, ağladım… 

    Ağladım, ağladım, ağladım… 

    Uyanmıştım. 

    Gözyaşlarıma engel olamıyordum… 

    Müslüman olmandan dolayı, namazın sana, farz olduğunu biliyor musun? 

    Peki, farzın ne olduğunu biliyor musun? 

    Sabah olmak üzere, pencereyi açtım. 

    Ezan ha okundu ha okunacak. 

    Geç okunmasını istiyordum… 

    Ancak, ha okundu ha okunacak. 

    Okundu. 

    Yok, sayılabilecek bilgilerimi tazeleyemedim. 

    Ama uyanmıştım. 

    Artık, uyanıktım. 

    Göğsünü geren Müslüman değil,  

    Günahları çok olan Müslüman’dım. 

    Abdest alıp sabah namazını kılmaya karar verdim. 

    Sonra… 

    Yatıp uyuyacağım. 

    Belki öğle namazı vakti uyanacağım, belki de, öğle namazını kaza yapacağım. 

    Başlamadan kaza… Eyvah! Sen bu işi beceremezsin. 

    Hem sen değil misin? Elin ile yüzünü zor yıkayan, tembel. 

    Oooofff. Oof ki, ne of. Sen bu işi beceremezsin. 

    Peki, güzel. Kılmaya karar verdin, kıl. Duaları nasıl ezberleyeceksin? Aah, ezberleyemezsin. Sen bu işi beceremezsin. 

    Müslüman’dın. Ne oldu? 

    Namaz sana farzdı. Ne oldu? 

    Senin için en iyi şey, inan bana kendinle dövüşmendir. 

    Müslüman’ım de, kendinle dövüşmene devam, et. Sen bu işi beceremezsin. 

    Yalandanda da ağlama… Beyhude gözyaşı dökme. 

    Sabrı güzel, Kur’an ahlakı güzel arkadaşımın “ Yalan dünya! ” yazısı aklıma geldi. Yazıda aynen “ Allah kendisine yönelen, iman eden kullarına yardımcı olacağını şöyle bildiriyor;…Allah kendine yardım edenlere kesin olarak yardım eder. Şüphesiz Allah güçlü olandır, aziz olandır.” Allah kendine yardım edenlere kesin olarak yardım eder.

    Yerimden kalktım. 

    Abdestimi aldım. 

    Kıbleye doğruldum. 

    Sabah namazımı kıldım. Yanlış kıldım. Yattım uyudum. 

    Şimdi düşünüyorum da, Yattığımda; 

    Allah’ım bana yardım et. 

    Beni, Senin yolunda olanlardan ayrı tutma. 

    Namaz kılmayı öğrenmeme yardımcı ol. 

    Sen yardım etmeyi seversin. 

    Bana yardımcı ol. 

    Niye, demedim. 

    Affet beni Allah’ım. Sana dua etmeyi öğreneceğim, Allah’ım. 

    Kur’an ahlakı içerisinde olan kullarından eyle beni, Allah’ım. 

    Kur’an ahlakı içerisinde olan kullarından eyle bizleri, Allah’ım. 

    Öğle namazımı kıldım. Yine, yanlış oldu. İkindi namazımı kıldım. Duaları karıştırdım. Akşam namazımı kıldım. Besmele çekmeyi unuttum. Yatsı namazımı kıldım. Ne okuyacağımı unuttum. Vitir namazımı kıldım. Üçüncü rekatı karıştırdım. 

    Peki şimdi… 

    Elbetti ki, layıkıyla değil. 

    Olacak inşaAllah. 

    Allah’ım Sana şükürler olsun. 

    Namaz kılışımın ikinci günü, yatsı namazı öncesi kılmam gereken namazlarımı, mazeretime binaen ifa edemedim. Yatsı namazımı kılacağım. Kılacağım da, kılamadıklarımı nasıl kılacağım? Nasıl kaza edeceğim. 

    Allah kendine yardım edenlere kesin olarak yardım eder.

    Kapı çaldı komşumuz geldi, ne yaptın dedi… Yaptıklarımı anlattım ve ekledim,  

    “ … Bey, Size bir şey diyeceğim, ama gülmeyin lütfen. Ben, dün namaz kılmaya başladım. “ 

    Çok güldü. 

    Ancak bu gülüşü, memnuniyetini anlatan gülüştü. 

    Namaz kılandı, çok hoşuna gitti ve memnun oldu. 

    Kılamadığım vakitlerin kazasını nasıl kılacağımı sordum, izah etti. 

    Allah’ım Sen yardım edensin. Kılamadığım namazları Sen kıldırtmadın, Öğren dedin. 

    Yatsımı kıldım… Diğer kılamadığım vakitlerimi de, sabrı ve Kur’an ahlakı güzel arkadaşımın izahlarıyla, farzlarını kaza niyeti ile kıldım, bitirdim. 

    Allah kabul eder, inşaAllah. 

    Vakit farzları arasındaki farkları öğrenip pekiştirdim. 

    Öğrenme isteğime, Allah’ım yardım ediyordu. 

    Öğrenme isteğime, sabrı ve Kur’an ahlakı güzel arkadaşım yardım ediyordu. 

    Öğrenme isteğime, komşum yardım ediyordu. 

    Öğrenme isteğime, tanımadığım ve fakat güzel yazı sahipleri olan sizler, yardım ediyordu. 

    Allah’ım, bizleri hidayete erdir. 

    Kalplerimizi kaydırma. 

    Katından bizlere rahmet bağışla. 

    Bağışı en çok olan Sensin. Sen, bizlere bağışla. 

    Kimseyi beğenmeyen ben, herkesi beğenen… 

    Fikirlere saygı göstermeyen ben, fikirlere saygı gösteren… 

    Arkadaş dost edinemeyen ben, arkadaş dost edinen… 

    Kılık kıyafetine bakmayan ben, kılık kıyafetine bakan… 

    Kendine çeki düzen vermeyen ben, kendine çeki düzen veren… 

    Yüzünü yıkadığında yüzüne bakmayan ben, yüzünü yıkadığında yüzüne bakan… 

    Oldum. 

    Ne kadar zamanda? 

    Üç gün de. 

    Abartılı değil mi? 

    Aynaya baktığımda, güzel insan olduğumu gördüm… 

    Karşımdaki ile konuşurken, kibar olduğumun farkına vardım… 

    Konuşurken ses tonumu yükseltmediğimi hissettim… 

    Kızınca kızdığımı belli etmediğimi anladım… 

    Ne kadar zamanda? 

    Üç gün de. 

    Abartılı değil mi? 

    Kapı önünde top oynayıp gürültü çıkaran çocuklara, bakışım değişti… 

    Onları kapı önünden kovalama şeklim, değişti… 

    Ne kadar zamanda? 

    Üç gün de. 

    abartılı değil mi? 

    Velhasıl çok değiştim. 

    Ne kadar zamanda? 

    Üç gün de. 

    Kendimi temiz bilirdim… 

    Eyvah! Yanlış ifade ettim. 

    Nasıl düzeltebilirim? 

    Düzeltemem. 

    Namaz kılanlar ne demek istediğimi anladılar… 

    Namaz kılmayı ifa etmeyenler ise, namaz kılmadıkları müddetçe ne demek istediğimi anlayamazlar. Kabalığımı mazur görün, bağışlayın beni. 

    Arkadaşlarım,  

    Bloğumuz sakinlerinden “ öğretmenim “ rumuzu ile yazan arkadaşımız, bugüne değin, bana, hiç kimsenin sunmadığı bir ikram sundu. Bana, hiçbir zaman, namazını kıl demedi. Ve fakat, Kur’an ahlakı içerisinde kalıp, beni, çok dövdü. 

    Hiçbir zaman; 

    Mademki, O’nu biliyorsun,  

    Mademki, O’na inanıyorsun,  

    O, senin namaz kılmanı istiyor, Niye kılmıyorsun? 

    Demedi. 

    Hep dövdü… 

    Allah razı olsun o’ndan. 

    Bir söz vardır “ en çok hoşumuza giden insan, kendimize benzettiğimiz insandır. “ 

    Sizce, bu güzel insanı, kendime benzetebilir miyim? 

    Ben, benzetemem düşüncesindeyim. 

    Peki, ben, bu arkadaşımıza benzeyebilir miyim? 

    Allah nasip eder, İnşaAllah. 

    Allah’ıma şükürler olsun ki, Müslüman ile Mü’min arasındaki farkı, fark edebildim. 

    “ öğretmenim “ rumuzu ile yazan arkadaşımız bana, vesile oldu. 

    Namaz kılmaya başladım. 

    Bu yazı da, namaz kılmak isteyip de, kılmayanlara niçin vesile olmasın ki. 

    Olur, inşaAllah. 

    Hemen şimdi başlayın. Yarına bırakmayın. Akşama başlayacağım demeyin. Kendinizi kandırmayın. Hemen başlamazsanız, ben size söyleyeyim ki, kesinlikle başlayamazsınız! 

    Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurdu “ erteleyenler helak olmuştur “ 

    Sayın arkadaşlar, yazım bilimsellikten çok uzak biliyorum, içimden geldiği gibi yazdım. Yine, içimden geldiği gibi, bir hususu daha belirteyim ve bitireyim. 

    Namaz kılmak farz mıdır? 

    Farz nedir? 

    Bilmem bir şey anlatabildim mi? 

    Cenab-ı Allah bizleri namazını kılma hedefinden vazgeçmeyenlerden eylesin inşaAllah.

    Allah’a emanet olun.

     

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 4793
    Kayıt tarihi
    : 31.07.10
     
     

    1955 yılında Kars' da doğdum, Rize' liyim, İzmir' de yaşıyorum.      ..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster