Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
362
 

Namus

Namus Üzerine

Namus nedir?

Namus kelimesini duyduğumuz anda beynimizin işaret ettiği rotada neden hep kadın vardır?

Neden namus kavramını tanımlarken cinsellikten ibarettir tanımımız.

Namus nedir diye sorulduğunda alınan ilk cevaplar kabaca şunlardır: Karım, bacım, annem, sevgilim, ailem…

Dikkatinizi çekmek istediğim nokta, başta da belirttiğim üzere namusun, kadın odaklı olmasıdır. Gördüğünüz gibi alınan cevaplar bunun en açık kanıtıdır. Peki neden birçok toplumda bu kavram sadece cinsellikle sınırlıdır, hiç düşündünüz mü?

Geçmişten günümüze devam eden dayatmadan başka bir şey değildir çünkü.

Namus, kadının toplumsal kurallara itaati, erkeğin emrettiğini buyurması imiş.

Namus, kadının eteğinin uzun olması, başının kapalı olmasıymış.

Namus, kadının iffetiymiş, kadının bekaretiymiş kısacası kadının iki bacak arasıymış namus.

Böyle tanımlıyor kamuoyu namusu.

Üstelik bütün bunlar yetmezmiş gibi, dini katıyorlar bir de.Din buyuruyormuş biz kadınlara böyle olmayı.

Bugün hala çoğu yerde genç kızlarımız bu uydurma kavramın dayatmasına maruz kalıp, canlarından oluyor.

Namus adı altında töre cinayetleri işleniyor ülkemin karış karış topraklarında ve bunu bir erdem olarak görüyor bunu yapan caniler .

İnsanlar arasında gönül rızası ile olan hiçbir şey (cinsellik dahil) namus kavramı içinde yer alamaz diyor Mustafa Göçer Hocam. Şiddetle katılıyorum.

Bana göre namus, genel ahlaktır zira yalnızca kadından ibaret değildir.

Doğruluk, dürüstlük, artniyetsizlik, vicdan sahibi olmaktır.

Erkekle kadını ayrı sınıflarda görmemektir namus.

Ne zaman ki bu kavram böyle anılmaya başlarsa, o zaman bir şeyler değişmeye başlıyor demektir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Namusu kadın endeksli oluşturanlar, namusu erkeğin tekeline sığdırmaya çabalayanlar, iki bacak arasına sıkıştıranlar,...; beyni, yüreği, insanı, özgür düşünceyi, kimliği, kişiliği,... yok sayanlar, ne yazık ki kendi kimlikleri, kişilikleri, beyinleri, dünya görüşleri, bilgi-vizyonları,... olmayan Namussuz insanlardır... Tanrının verdiği cana kıymak, tanrı adına yargılamada bulunmak, .... ne dinle ne töre ile açıklanabilir. Olsa olsa cehalettir bunun adı... Ki tanrı birtek şeyi affetmeyecektir, oda yaşamak mümkünken yaşayamamış olmak... Yaşama hakkına müdahale etmeye hakkımız yok, olamaz! Ayrıca şunuda unutmamak lazım ki, yemek, içmek, nefes almak gibi sevişmekte tanrı tarafından bedenimize konulan bir haz, bir ihtiyaçtır.. Bu erkek için bir ihtiyaçken kadın için günah değildir. Burda önemli olan Rıza kavramıdır. Kİ YİNELİYORUM NAMUS CİNSELLİKTENDE İBARET DEĞİLDİR... Beyninize, yüreğinize, zihninize sağlık... Güzel bir yazı olmuş tebrik ederim...

Ali Necati Dogan 
 03.12.2009 9:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 539
Kayıt tarihi
: 13.12.08
 
 

Anadolu Üniversitesi basın yayın bölümü öğrencisiyim. 1988 doğumluyum.İlk kez Milliyet Blog'da yazıy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster