Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mayıs '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
512
 

Nankörlük!

Nankörlük!
 

ayrılık


Nankördür insanoğlu, nankör.. Unutur çabucak onun için yapılanları.. Unutur bir zamanlar ki hevesi. Hafıza kaybı değil, yaşanmamış sayma hiç değil, bu tamamen ama tamamen nankörlük...

Bu nokta da kitlenir insan, çırpınır durur açıklama yapmak için. Nankörlüğe karşı yapılmak istenen açıklama.. neden peki ve ne için gerekli? Gereksiz belki onun için ama senin için gerekli ama "öyle değil yanlış biliyorsun, uyduruyorsun" dan başka birşey çıkamaz ağzından! Ne denir ki başka zaten?

Daha çok küçük yaşta kurduğun düşler vardır.. Yavaş yavaş gerçekleşir, hayatını kaplar ve bu düşleri hayatının tam ortasına ve bir de en kör noktaya koyarsın. "Evet sonunda" dediğinde aslında usul usul sona yaklaşırsın! Düşlerin sonu değildir bu zaten engel olamazsın ki düşlemeye... İnce ince belli olmaya, şekillenmeye, düşten çıkıp gerçeğine işlerken bu, sen sona gelirsin aslında... Mutlu son! Başlangıç!

En kör noktanda, eksik gelmeyen herşey aslında tam olmayan herşeydir! Gözün kör, kulağın sağır... Olabildiğince senden uzak ama sana bir o kadar da yakın olana adarsın kendini, bir o kadar da benliğini.. Nankörlük yapmak anlamsız, elbette karşındaki de adar sana kendini kalpler bir atar... Onun yokluğununda sol yanın acır, varlığında o acıya inat daha hızlı çarpar sol yanın...

Mutlu sonun gerçek yüzü çıkmaya başlar ortaya günler, aylar, yıllar geçtikçe... "Seviyorum ondan yapıyorum, sinirlendim ondan oldu, kıskandığım için böyle" ler başlar hiç sana izini belli etmeden.. İşte dedim ya kör noktada kaybolursun ya da bunlar kalbinin kara deliğinde süzülüp gider anlamadan sen. Herşey çok büyük sevgiden geliyordur başına... "keşke bu kadar sevmesem" bile dedirtir bu sevgi sana..

Gün gelir başlar nankörlük zamanları.. "Ne istedin de yapmadım" "ne istedim ki sadece anlayış" , "bir kere yapsan dediğimi" "sen bir kere benim fikrime saygı duysan"...... Uzar gider bu ve türevleri kavgalar.... Ayrılmayız biz düşüncesi sabittir değişmez.!! Ayrılmak mı? Şaka heralde...

Gün gelir bu şaka öyle bir çarpar ki yüzüne tüm gerçekliğiyle.. İşte o vakit başlarsın yine düşlemeye.. "Arar o beni, bensiz yapamaz o da" ve sensiz yapabildiğini görünce ister istemez sende yapmaya çalışırsın. Tüm çabalarına ve en önemlisi sana kayıtsız kalan vazgeçilmezinin senden vazgeçişi öyle bir yakar ki canını anlamaz seni ta ki onun canını acıtana kadar!!!!acıtmalısın, onun da canı en az senin kadar acımalı!!!

Hırs, inat sevgin kadar büyüktür artık içinde. Gün geçtikçe ayrılık gerçekliğine tam anlamıyla kavuştuğunda ruhun ruh değil, hırçın bir savaşçı oluverir! yaşamın yine ona bağlıdır ve ona inattır! "sen görürsün, sen görürsün, sen görürsün" tıpkı küçük bir çocuk gibi..

Sebebin o, yeni bir çizgi seçmeye çalışırsın.. Becerememen, bocalayışın hep onun yüzünden.. Küçüklüğünden bu yana seninle büyümüş düşün, onunla bütünleşmiş gerçekliğin ve onun sana bıraktığı ayrılık... Düşlere devam mı? Ayrılığın acısı ve intikam mı? Evet iki şık arasında bocalarsın çünkü onun gerçekliği, senin kabullenmediğin gerçekte saklıdır;ayrılık...

Bocaladığın an yakalar seni, yakalar ve yokluğuyla üstüne üstüne gelir.. "Ben yokken" ile başlar suçlayan cümleleri.. "Evet sen yokken, sen bilmediğim yerdeyken.. Sen yokken, sen yoktun ki ben vardım bir başıma, tek başıma!! Benim acım yokluğundandı, bunu anladın mı peki?"

Suçlar seni bir kerecik suç aramadan kendinde.. Bildiği tüm kötü kelimeler etiketlenir üstünde! Bocaladığının farkında olması yaralar ya seni en çok, o da bilir seni senden çok ama yokluğunda yaptığın herşey suçtur ona göre!! Farkında değildir en büyük suçu kendisinin işlediğinin, en büyük suç "ayrılık"..

Yaptığın açıklamalar yalandır, söyledğin hiçbir şey inandırıcı değildir.. Ona göre sevmemişsindir sen! Sevgin yalandır! Onun sevgisi gerçekti sadece.. Sadece o sevdi.... Ne diyebilirsin ki bu suçlamalara??
Nankörlük nedir peki? Bu değil midir?

"Ne istedin de yapmadım nankör" "dinle istedim, anla istedim yapmadın"

"Ne istememdim de yaptım nankör" "ayrılık istemedim ama yaptın!" daha ne yapabilirsin ki........

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ne geldiyse başımıza ondan gelmedi mi zaten. sevginin büyüklüğü acının büyüklüğünü tayin eden... ne çok şey var yazabileceğim ama hiç birşey yazamıyorum senin yazılarına, çünkü yaşıyorum okurken; boğazımda düğüm olup kalıyor yazmak istediklerim... çok sevdik, şaka sandık ayrılığı...değildi ve tokat gibi çarptı yüzlerimize. önce sen yaşadın acını, arkandan ben de gördüm aşkın o kötü tarafını... ama iyi ki sevdik! biliyorum ki senin için de çok güzeldi aşkını yaşadığın yıllar. ne olursa olsun sevdin, güzeldi... ahh öyle kalsa içimizde, sakın ha çıkmasa!!! derin derin kaz kuyuları, en uzaklara at kalbinin kırık parçalarını... yaşama inat yaşamak başlıyor şimdi!

Zz cansu 
 29.05.2008 19:15
Cevap :
derin derin kuyular kazarsın ama tökezleyip sen düşersin o kuyuya ya da o seni iter!!!kendi yapmak istediklerini yapmaz onun istemediklerini yapmaya çalışırsın!!!!anlayana tabi..teşekkür ederim yrumun için  29.05.2008 21:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 31
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 525
Kayıt tarihi
: 15.03.07
 
 

Her insanın hakkında söyleyecek çok şeyi vardır, bıraksan herkes sabaha kadar kendini anlatır ama bö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster