Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mayıs '09

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
863
 

Napoli anılarım-2.

Napoli anılarım-2.
 

Babam orada ev tutacaktı. Babam onun için erkenden gitmişti.

Evimiz Via Manzoni 218 numaralı kapı numaralı sitede idi. Sabahları 10.00 ila 12 arası akşamları da 17.00 ila 19.00 saatleri arası sokağa çıkma izni vardı. Bu saatlerin dışında çocukları sokağa çıkması yasaktı. Site de toplam 7 blok 60 kadar daire vardı ve bir o kadarda garaj yeri mevcuttu. Arabamızın park edeceği yer belliydi. Bizden başka kimse oraya park edemezdi.

Orada bizim gibi görevli 60 kadar subay aileleri vardı Napoli’de. Birde Napoli Konsolosluğunda çalışan Türk görevlileri bulunmaktaydı. Subayların arasında karacı-havacı ve denizciden kurulu karmaydı. Ve hepsi de NATO’DA görevdeydi.

Sitemiz 7 bloktan meydana gelmekteydi. Bizim blokta üç aile Türk ailesi vardı. Babam karacıydı. Yanımızda bir havacı yarbay ve üstümüz de denizci binbaşı vardı. Denizci yarbay daha yeni evlenmiş 22-23 yaşlarında eşi ile gelmişti. Gelirken de daha yeni bebek olan bir kızları vardı.

Yanımız da ki komşu havacı yarbay ise bir kızı ve bir oğlu var diye hatırlıyorum. Onlar bizden kıdemliydi. Zaten onlarla 1 yıl beraber olabildik. Onarlın yerine gelenlerde yine havacıydı.

Biğer bloglar da da Türk aileleride vardı.

Kaldığım ilk sene ilk okul 5’inci sınıfa kardeşim Mehmet ise 4’üncü sınıfa gitti. Okul hayatımızı orada ki Türk İlkokulunda sürdürecektik. Orada ki Türk İlkokulu orada bulunan Türk ailelerin çocukları için düzenlenmiş 2 sınıflık bir köy okulu gibiydi. İki öğretmeni vardı. Bir öğretmen 1’inci, 2’nci ve 3’üncü sınıfları diğer öğretmen ise 4’üncü ve 5’inci sınıfları okutmaktaydı. İkinci yıl ortaokul olmadığından mecbur bir sene kaybetmek zorunda kaldım. İngilizce öğrenmek için gittiğim Amerikan okullarında uyumu sağlayamadığımdan ötürü bir sene kayıp yaşadım öğrenimimde.

Birde orada bir İtalyan ihtiyar karı koca ile beraberliğimiz oldu. Adama papa kadına da mama derdik. Annem İtalyanca öğrenmeye kararlıydı. Bizim alt katımızda otururlardı. Güzel bahçeleri vardı. Annem papa’dan güzel İtalya yemekleri öğrendi. Spagetti yemekleri gibi. Papamızın mesleği aşçı imiş. Aynı zamanda ressamdı kendisi. Bizim yurda döneceğimize yakın kendisine verdiğimiz bir İstanbul manzaralı resmi yağlı boya çalışması yaparak hediye etti. Ondan kalan yegane hatıra bu resim oldu. Kendileri şimdi hayatta mıdır bilemeyeceğim ama hayattalar ise uzun ömür versin Allah onlara. 39 yıl önce papa 70 küsur mama ise 60 küsur yaşlarındaydı. Ölüp ölmediklerini bilmiyorum ama eğer öldülerse toprakları bol olsun. Çok iyi insanlardı.

Pazar günleri mamayı alır Napoli ve çevresini gezerdik.

Bizim ilk arabamız Fiat serisinden 124 idi. Arkası geniş bagajlıydı.

Bizim için rüya gibi geçti. Döneceğimiz zaman bir üzün kapladı içimizi. 2 sene ne çabuk geçti. Ama yurdumuza döndüğümüz içinde sevinçliydik.

2 sene içersinde neler yaşamadık ki İtalya’da.

2’nci yıl Amerikan kolejlerine gittiğimi söylemiştim. Yakında ki okulda uyum sorunu yaşayınca babam NATO’YA yakın bir İngiliz okuluna verdi beni. Servisi de vardı. Ancak ilk gün servisleri karıştırınca olanlar oldu. Bir gün önce servis aracımız bozulmuş başka servis gelmişti. Bende o servisin geleceğiniz sanarak gelen servise binmemiştim. Bizim site de oturan bir başka Türk subayı dışarıda beni görünce arabasına aldı beni. Okuduğum okula tam götürecekti ki önce ki gün bindiğim otobüs yanımızdan geçti. “A! Bu araç dedim.” Hemen o araça yöneldik ve otobüsü durdurarak otobüse bindim. Otobüse biner binmez büyük hata yaptığımı anladım. Bindiğim otobüs 6 yaşlarında ana okula gitmekte olan çocukları okula götüren bir okul servisiydi. İçersinde öğretmen vardı ve benim yanlışlıkla bindiğimi anladı. Okula varır varmaz okulumun adını söyledim ve beni ayrı bir araçla okuluma gönderdi. Okula geç kalmıştım ama beni okuluma gönderen refakatçi durumu müdüre söyledi. Müdür beni saçlarımı okşayarak içeri aldı.

İtalya Devlet Televizyonu RAI’DIR. O zaman 2 kanal vardı. Birinci kanal sabahtan akşama kadar her gündü. İkinci kanal ise aksam saatlerinde başlardı. Henüz renksiz yayın yapılmakteydı. Ama bizim yurdumuza döneceğimiz zamanlar da renkli olarak deneme yayınlarına geçmek üzereydiler.

Refaela Cara diye sanatçıları vardı. Cansonissima adlı yarışma programını sunardı. Bu yarışmada birinci gelen şarkı o sene Eurovision Şarkı Yarışmasını İtalya’yı temsil etmiştir.

1972’de İtalya’yı Eurovision Şarkı Yarışmasında temsil eden şarkıcı Nicola di Bari I Giorni Dell' Arcobaleno” adlı şarkı ile temsil etti. 92 puanla 6’ncılığı aldı.

Pazar günleri de saatlerin 18.15 olduğu zamanlar günün önemli maçını televizyonlardan yalnız bir devresini gösterirdi. O zamanlar İtalya milli takımınında uzun yıllar kaleciliğini de yapmış olan Dino Zoof Napoli takımında oynardı. O dönemin ünlü futbolcuları Mazzola, Rivera, Riva gibilerini İtalya’da televizyonlardan çok izledim.

İtalya Milli takımı biz Türkiye’ye geri döndükten sonra Napoli’de 1974 Dünya Kupası Eleme maçında karşı karşıya gelecekti. Maç Napoli’de 13 Ocak 1973’te oynandı ve 0-0 berabere noktalandı. İtalyanlar bize fark atacaklardı güya. Bizim kalemizi koruyan Sabri Dino panter kesilmişti. Napoli’de olmadığımızdan dolayı maça gidememiştik. Ankara’da televizyondan izlemiştik. Bu maç aynı zamanda TRT Televizyonun ilk canlı futbol karşılaşmasıdır.

Burada bir şey daha ekleme yapayım. Ben 1971 ve 1972 senelerin de İtalya’da yapılan İtalya Bisiklet Turunu ta o zamanlardan kalma RAI televizyonlardan takip etmiş pekte hoşuma gitmişti. Ama Türkiye’ye dönünce RAI’Yİ izleme fırsatını bulamayınca ta bu zamanlara kadar bisiklet yarışlarını izleyememiştim. O zamanlardan bu yana epey eksiklik duydum. Ve düşündün bazı sporlarda ne kadar geri kaldığımızı.

İnternet o zamanlar neeeerde. Türkiye’den haberleri almak için Türkiye Sesi radyosunu dinlemek zorundaydık. Bununla birlikte rahmetli dayım o dönemlerde Milliyet gazetesini alır biriktirir ve 15 günde bir bize postalardı.

1971 yılının Temmuz ayında Avrupa turnemiz oldu bizim. Fransa ((Lyon-Paris), Belçika (Brüksel), Almanya (Frankfurt, Münih), Avusturya adlı ülkeleri gezdik. Arabamızın bagajlı olması bizim akşamları otel yerine kampikler de arabada yatmamızı sağladı. Bu şekilde 15 gün boyunca araba ile Avrupa’yı gezdik.

Birde halen annemlerin İzmir’de ki evinde mobilyadan yapılma Grundig marka müzik seti mevcuttur. Müzik seti epey büyüktür. Bir tarafı sinemada ki gibi bant şeklinde olup teypdir. Bir yüzü 2 saat ve arkası ile birlikte 2 kanallı olması bandı 8 saat boyunca dinleme şansınız artırır. Ortasında radyo ve diğer taraftan da pikap mevcuttur. Bu müzik setini Almanya’dan geçerken ısmarladık. Bir kaç gün sonrada İtalya'ya dönünce adresimize geldi.

2 yılımızı doldurduğumuz zaman dönüş hazırlıklarını yaptık.

Rüya gibi geçen 2 yıl.

Ama ne var ki İtalyanca öğrenmeme inadım nedeniyle İtalyanca’yı öğrenmek istemedim. Şimdi kafayı çok vuruyorum. Keşke öğrenseydim.

Keşke İtalyanlarla bağlantıyı kopartmasaydım.

Sevgi ve saygılarımla.

Napoli anılarım-1. http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=182410
Napoli anılarım-3 (son) Napoli ve Vezüv'ün güzelliklerini anlatan blog. http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=183412

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 540
Toplam yorum
: 1220
Toplam mesaj
: 179
Ort. okunma sayısı
: 3148
Kayıt tarihi
: 02.01.07
 
 

Hiç bir motorlu araca binmeyi sevemedim. Daha doğrusu sevdiremediler. Onun yerine iki tekerlekli ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster