Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Temmuz '12

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
700
 

Napoli ve Pompei...

Napoli, deniz sahilinde bulunan, turistik bir şehir. İtalya'nın Roma ve Milano'dan sonra üçüncü büyük kenti. Halk, zamanını deniz kenarlarında geçirir ve balıkçılıkla ilgilenir. Rahatlık, eğlenceye düşkünlük burada yaşayanların en belirgin özellikleri. Romalıların dediği "Ye, iç, yıkan, oyna" sözünü bir yemin gibi benimsemişler sanki. Trafik düzeni olmayan bu şehirde, bütün arabaların çarpık, vuruk olduğunu görüp, hayrete düşersiniz. Ve, araçlarının zarar görmesi, asla umurlarında değil. Dolayısı ile, düzeltmek için de bir çaba sarf etmiyorlar. Anlayacağınız, lambaları ve dikiz aynaları olmayan arabaları ile bir hayli ilgi odağı oluyor bence Napoli.

Aslında Napoli, İtalya'nın üvey evladı gibi. Çünkü, buraya yatırım yapılmıyor. Napoli, en güzel limonların yetiştiği topraklara sahip ama bundan faydalanamıyor, nedenine gelince kuzey el koymuş. Yine en güzel zeytinyağına sahip bu şehir. Araba fabrikaları ve tekstil kuruluşları kuzeyde. Hal böyle olunca da, mafya postu sermiş Napoli'ye. Okuma oranı düşük ve işsizlik artmış durumda. Bir arada oturan kalabalık aileler, bir dönem geçimlerini, sahte mallarla ve çevirdikleri oyunlarla sağlamışlar. Güç neredeyse, mafya orada yani. Güçlü bir İtalyan mafya ailesini konu alan "The Gotfather" adlı film, izlenmeye değer, güzel bir örnektir aslında. Müziği ise, farklı duygulara taşır insanı.
 Vadi üzerine kurulmuş, sahil kenarında ki küçük napoliten evleri, dar bakımsız ve boyasız. Bazı evlerde ise, pencere yerine, muşamba kullanılmış. Bu görüntü, eski yıllara ait, gerçek İtalya'yı sunar insanlara. Napoli'nin ilginç karelerine, camlardan dışarı fırlatılan şişeleri de ekleyebilirsiniz. Üstelik, polis müdahalesine gerek görülmeden!

İtalya'nın güneyinde, Napoli körfezinin ağzında, Avrupa'nın, yaşam dolu Capri adası yer almakta. Aşk ve Sophia Loren filmlerinin çekildiği bu ada "keşke o yıllarda, bu adada yaşasaydım" düşüncesini, insanın aklına getiriyor, gizemli duyguları da katarak. Çok pahalı ve sosyetik bir yer olan bu ada, Büyükada tarzında bir yer. Yeşilliğin şımarttığı, güneşin gülümsediği, Pompei'den sonra en önemli ziyaret merkezi. Cennetten kopmuş bir parça adeta.
Napoli'yi, herşeye rağmen sevdim ben!

POMPEİ
Pompei, İsa' dan önce kurulmuş. Roma zenginlerinin yaşadıkları, Vezüv yanardağı eteklerinde mekan tutan bir şehir. Burası, ticaretin en yoğun yaşandığı yer. Zenginlikle gelen, rahat ve eğlenceli hayat, diğer tüccarları da buraya çekmiş. Pompei'li kadınlar, o kadar güzellermiş ki, arkadan gelecek nesil de güzel olsun diye bu kadınlarla evlenmek istemişler. Bu güzel kadınların en büyük özelliği, saçlarının bellerinden aşağı uzunlukta olması hatta bu saçlarla erkekleri, evlerin içine çekmeleriymiş. Pompei'de evler on beş odalı ve resimlerle donatılmış. Evlerin bu hali, zenginliğin göstergesi anlamına geliyor. Din ve inancın yok olduğu, çarpık düzen içindeki hayatta, aile içi cinsel ilişkiler bile yaşanmış.
Roma döneminin saltanatını en iyi anlatan Pompei'dir. İlk hamam ve sauna kültürünün, fizik hareketlerinin, sahne kültürünün ve Roma tiyatrolarının ortaya çıktığı şehirdir burası. Hatta, ilk zamanlarda kadın erkek karışık yıkanırlarmış. Tuvaletlerde kapı bulunmaz, tuvalet esnasında aldıkları kararları uygulamaya alırlarmış. Hamama girmeden önce de, fizik hareketleri yapılır ve gündüz belli saatten sonra zamanlarını burada değerlendirirlermiş. Vezüv yanardağın aniden püskürmesi sonucu, lavlar altında kalan bu viran şehir, ahlâk fukarası insanların, tantanalı hayatlarının kurbanı sayılarak, Allah'ın gazabına uğrarlar. Yanardağ patlamasından önce de, bir deprem yaşamış Pompei halkı. Kazı sonucu ortaya çıkan ölüler, ilk bakışta, griye çalan renkte sanki taştan bir heykeli andırıyorlar. Sonradan, cesetlerin bozulmaması için, uygun bir yerden delik açılarak, alçıdan bir karışımın içine dökülüp, kül tabakası ve kemik arasındaki boşlukların doldurulduğunu ve böylece kalıpların meydana getirildiği, gerçeğini öğreniyoruz. Küllerden arındırılan kalıplar bir vücut olarak ortaya çıkıyor. Şaşırtıcı olan, bu cesetlerin yüz hatları oldukça belirgin hatta dişleri hiç zarar görmemiş halde. Kimi elleri ile yüzünü kaparken, kimi boylu boyunca uzanmış bir şekilde, ansızın bu felakete yakalanmış ve yağan küller ve kükürtlü buhar yüzünden de öylece donup kalmışlar. Tonlarca altını barındıran bu şehirde, kazı çalışmaları durdurulmuş.

İlgimi çeken sokaklardan biri genelevlerin olduğu, iki katlı binalardı. Tarihte ilk genelev burada açılmış. Kapıların üzerinde, cinselliği simgeleyen şekiller var. Söylentilere göre, para kazanmak için, cinselliğin türlü pozisyonları ile ilgilenen kişiler de mevcutmuş. Taş yataklar ve küçük odalar bu iş için yeterli.

Roma döneminin saltanatını en iyi anlatan Pompei'dir. İlk hamam ve sauna kültürünün, fizik hareketlerinin, sahne kültürünün ve Roma tiyatrolarının ortaya çıktığı şehirdir burası. Hatta, ilk zamanlarda kadın erkek karışık yıkanırlarmış. Tuvaletlerde kapı bulunmaz, tuvalet esnasında aldıkları kararları uygulamaya alırlarmış. Hamama girmeden önce de, fizik hareketleri yapılır ve gündüz belli saatten sonra zamanlarını burada değerlendirirlermiş. Vezüv yanardağın aniden püskürmesi sonucu, lavlar altında kalan bu viran şehir, ahlâk fukarası insanların, tantanalı hayatlarının kurbanı sayılarak, Allah'ın gazabına uğrarlar. Yanardağ patlamasından önce de, bir deprem yaşamış Pompei halkı. Kazı sonucu ortaya çıkan ölüler, ilk bakışta, griye çalan renkte sanki taştan bir heykeli andırıyorlar. Sonradan, cesetlerin bozulmaması için, uygun bir yerden delik açılarak, alçıdan bir karışımın içine dökülüp, kül tabakası ve kemik arasındaki boşlukların doldurulduğunu ve böylece kalıpların meydana getirildiği, gerçeğini öğreniyoruz. Küllerden arındırılan kalıplar bir vücut olarak ortaya çıkıyor. Şaşırtıcı olan, bu cesetlerin yüz hatları oldukça belirgin hatta dişleri hiç zarar görmemiş halde. Kimi elleri ile yüzünü kaparken, kimi boylu boyunca uzanmış bir şekilde, ansızın bu felakete yakalanmış ve yağan küller ve kükürtlü buhar yüzünden de öylece donup kalmışlar. Tonlarca altını barındıran bu şehirde, kazı çalışmaları durdurulmuş.

İlgimi çeken sokaklardan biri genelevlerin olduğu, iki katlı binalardı. Tarihte ilk genelev burada açılmış. Kapıların üzerinde, cinselliği simgeleyen şekiller var. Söylentilere göre, para kazanmak için, cinselliğin türlü pozisyonları ile ilgilenen kişiler de mevcutmuş. Taş yataklar ve küçük odalar bu iş için yeterli.
 
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 62
Toplam yorum
: 35
Toplam mesaj
: 27
Ort. okunma sayısı
: 552
Kayıt tarihi
: 11.08.07
 
 

05.09.1969 İstanbul doğumluyum. Halkla İlişkiler mezunuyum. Evliyim. 19 yaşında Cemre adında bir ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster