Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mayıs '20

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
90
 

Nar çicekleri

Şoför müziği açtı " şu karşı ki dağlar" diye kulağıma ince bir ses geliyor du benim içim bağırıyor du, acı başka bir olay bu vücudumu sarsıyordu, hayatın bana yol vermesi için zamandan kopmam gerekiyordu.

Taşıt bozuluyor şoför her yerde durmak zorunluğunda kalıyordu insanlar tedirginlik içinde şaşkın konuşmalar yapıyorlardı. Yol bitmeyecekti..

Üzüm bağlarını geçerken yapmak istediğim aşk şarapları aklımda tekrar iz bıraktı..

Ne güzel hayalim vardı, bana aşkın şarabını yaptıracaktı, aşk isterken bağ bozumu üzümlere baka kalıyordum..

Gözüm hızlı hızlı geçen güneşin çiçekleri  tarlalarındaki korkuluklara takıldı, kendimi onların yerine asılı hissetmek istiyordum..Bedenim korkuluk olmalıydı sabit öyle boş yere bakar gibi hissetmeden...

Mısır tarlalarının yanında atlar gördüm, onlar için yapılmış çittin içinde koşuyorlardı; aklıma göremediğim yaban atları geldi boğazıma düğümler diziliyordu nefes almakta zorluk çekmeye başladım vücudum uyuşuyor gözlerim sislenmeye başlıyordu, sağ elimin yan tarafa doğru düştüğünü algılamıştım... Bir buruk ses iyisisiniz diyordu yüzümde ıslaklık etrafta kolonya kokusu geliyordu gözümü açtım cevap veremedim gözlerimi kapatıp açtım o cevap diye düşündüm...

Otobüs duruyor kalkıyordu bitmeyen yol bana bir şey mi diyordu.. Bu acıyı içindem çıkacağını bilsem orada inerdim hiç adını bilmediğim köy, kasabaya yolculuk yapardım. bu belirsizlik düşüncelerinde kurtulmak isterken Güneşin çiçekleri yol gösterirdi bana, sarı renkleriyle onların baktığı yöne doğru gittiğimi anladim. Kahveren giden geldim ona doğru yolculuğumu aklımda benimle oynadı....Benim sevgilim, aşkı tattığım, yazdıklarımda, çizdiklerimde mırıldandığım şarkılarda  senden uzaklaşarak  bir ömür  geçirdim

sevgiliden sana doğru yollarımda

Nar çicekleri senin yerine  bana günaydın diyordu.

Kırık dağları sırtıma yüklemiştimki ben hiç bitmemiş gibi sen vardın yanımda, o ilk bakış gözlerinden bana kalan , yaşayaçaksın ta gözlerimde  derinlerinde senin için o üzümleri ellerimle sıkıcam, gözlerimden dökülen damlalar karışak  beraber demlenecekler ...

Hoşcakalın kaybettiğim zaman,

ellerimde sahipsiz kalan  kadehler

sarıldığım boş hatıra  boş çerceve

dermanı nedir bulamadığım yara

bilmediğim hangisi gerçek hangisi yalan dünya

Elimden işte şimdi oldu dediğim, hep kaybettiğim

Hoşcakal hiç kaybetmek istemediğim zaman

B.Ekim

 

Dr Atanur Yıldız bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 87
Toplam yorum
: 36
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3960
Kayıt tarihi
: 17.11.13
 
 

Ucunu göremediğim kadar  Özgürlük, Aldırmadan hiç birşeye,  bütün kuralları kırıyorum Ne olursa o..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster