Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Aralık '10

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
1099
 

Nar-ı Aşkın Sesi: Ney

Nar-ı Aşkın Sesi: Ney
 

mumsema.com


''Neyin sesi, kamışların üzerinden geçerken, kuşları uyandırmaya korkan tatlı bir meltemin kanat çırpınışları gibidir.'' [*] İşte böylesine derin bir mana taşır neyin yüreğinden çıkan nağmeler. Evet neyin bir yüreği vardır. Neyzenin, neyin baş paresini dudaklarına götürüp, onun ruhuna, kendi ruhundan bir nefes üflediğinde bu yürek atmaya başlar ancak. Der ki neyzenler, ney tek başına bir basit kamıştır. Ancak bir neyzen, onun içine üflediği zaman can alır. Öyle ki, bu can, kah bir meltem gibi çekingen, kah bir lodos gibi acımasız olur. Acıtır yürekleri, ağlatır gönülleri. Ağlatır, zira vatanından koparılmış, sürgüne yollanmıştır ney. Orada türlü işkencelere maruz kalmış, kızgın demirlerle böğrüne oluklar, gövdesine delikler açılmıştır. Ancak bu işkenceler ona hiç acı vermez. Onun acısı vatan hasretidir. Daha büyük acı taşımaz yüreğinde. Özler, özler, özler..

“ Dinle neyden, zirâ o bir şeyler anlatmada

Ayrılıklardan şikâyet etmededir.

Ney der ki: Beni kamışlıktan kopardıklarından beri,

İniltim kadın - erkek herkesi ağlattı.

Ayrılık bağrımı delik deşik eylesin,

Tâ ki aşk derdini anlatabileyim.” [Mesnevi - Hz.Mevlana]

Sümerce’ den Farsça’ ya geçen “ nâ ” veya “ nay ”, kamış, kargı anlamlarına da gelen bu çalgının en eski adıdır. Arap toplumunda üflemeli çalgıların hemen tümü için kullanılan “ mizmâr ” sözcüğü, (nefes borusu, ses organı anlamında) ney için de kullanılmıştır. Türkçe’ de ise hemen her zaman “ ney ” olarak anılmıştır. Çeşitli Avrupa ülkelerinde de benzer adlarla (örneğin Romanya’da “ naiu ” adıyla) adlandırılmıştır[**].

XV. yüzyılda yaşamış bir gezgin olan Hoca Gıyaseddin Nakkaş’ın seyahatnamesinde kendilerine mahsus bir nota yazısı geliştirip kullandıklarını da bildiğimiz Hıtay Türklerinin hakanlık sarayında gördükleri oldukça ilginçtir:

“Sadinfu şehrindeki hakanlık sarayının önünde üç yüz bin kadar kadın ve erkek toplanmıştı. İki bin kadar sazende sazlarını aynı sese düzenleyip (akort edip), hep bir ağızdan hakana dua ettiler. Köslerin iki yanlarında kemençe, ney, mûsikâr ve diğer sazlarla hânendeler oturmuşlardı. Neyzenlerin bazıları neyi bilindiği üzere çalıp, bazıları ortasındaki deliklerden üflüyorlardı.”[***]

Türklerin hayatlarında neyin yeri hep büyük önem taşımıştır. Tekkelerde, dînî törenlerde müzik pek hoş karşılanmazken, ney bir çok tarikatta kabul gömüş, hatta çok kutsal bir saz olarak önemsenmiştir. Ve bir çok tarikatın ayinlerinde ney, özellikle bendir ile birlikte yer almıştır.

Ney aşktır. Onun bağrından çıkan sesler insanlara sırlar fısıldayıp durmaktadır. O sırlar ki hayatın, ahretin ve aşkın sırlarıdır. Aşk ile yanan yüreklere bir merhemdir ney. O ney ki, sesi dağları delen bir fırtına gibi olurken bile, üzerinden geçtiği kamışlıkta uyuyan kuşları uyandırmaya çekinir. Ney hem zehirdir, hem de panzehir der Hz. Mevlana.

Neyim var ki derde sahip olayım

Neyim yok ki dermana sahip olayım

Neyde bulduk biz nar-ı aşkın sesini

Hiçbir şeyim yoktu ki neye sahip olayım [Behram Su]

Kaynaklar: *Rauf Yekta Bey, Türk Musikisi, İstanbul 1986 **Yılmaz Öztuna, Büyük Türk Musikisi Ansiklopedisi, Ankara 1990 ***Laike Karabey Akıncı, Garplı Gözüyle Türk Musikisi, İstanbul 1963

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nasıl ki bir şarkı, genzinizi yakarcasına takılır boğazınıza, söyler durursunuz; işte ney de yüreğinizi yakar, alır götürür sizi, aynı yazınızın beni Hıtay Türklerinin Hakanlık Sarayına götürdüğü gibi... Bir gün de sizden dinlediğimiz bir neyle gideriz belki oralara... Selamlar, saygılar...

Eray Ergün 
 16.12.2010 3:44
Cevap :
İnşaallah Eray Bey, inşaallah. Yorumunuz ve içten duygularınız için teşekkürlerimi sunuyorum size.  16.12.2010 11:38
 

O zaman, bir dahaki ada ziyaretimde size uğramak şart oldu. Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 14.12.2010 22:57
Cevap :
Nacizane bir parça ney çalıyorum. Daha doğrusu öğreniyorum. Ara sıra birbirimize küsüyor, gönül koyuyoruz ama yine de birbirimizi çok seviyoruz biz. Şart olnaı yerine getiriniz.:) Ada'ya her ziyaretinizde beklerim. Sevgiyle..  15.12.2010 9:10
 

bir hüzün kaplar içimi ney dinlerken. Zeki Müren'in "mehtaplı gecelerde." diye bir parçası vardı ney taksimini takip eden. Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 13.12.2010 15:28
Cevap :
Ben ise ney üflerken hiç hüzne kapılmam. Genelde içimde fırtınalar kopar. Eğer bir başka neyzenden dinliyorsam nağmeleri, eserin makamına göre ruh halim değişir. Kah hırçınlaşır, kah ağlarım. Ney beni hiç dinlendirmez. Yorar, yorar, yorar ve en nihayetinde yoğurur durur. :-) İlginize çok ama çok teşekkür ederim sevgili Ata Kemal Bey.  13.12.2010 17:10
 

Muhteşem bir yazı, tebrikler.Ney farzet ki bir yürek,Neyzen de o yüreği titreten!Saygılar...

DERİN, SADE VE KARIŞIK... 
 13.12.2010 14:28
Cevap :
Ne münasebet.:) Muhteşem yazılar yazmak için kırk fırın ekmek yememiz lazım gelir. Övgü ve ilginiz için teşekkür ediyorum.  13.12.2010 15:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 28
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 654
Kayıt tarihi
: 17.07.10
 
 

Klasik Türk Musikisi, edebiyat, tiyatro, ülkeler, sosyoloji, psikoloji, tasavvuf gibi olgular ilgi a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster