Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mart '11

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
2912
 

Narsist kişilik bozukluğu

Narsist kişilik bozukluğu
 

Merhaba saygı değer blog dostlarım, bu aralar psikoloji konusuna takmış durumdayım! Ruhsal hastalıklar ve kişisel gelişim kitapları okuyorum. Bu yüzden de bana enteresan gelen ruhsal hastalıklarla ilgili edindiğim bilgileri sizlerle paylaşmak istedim. Aslında laf aramızda okurken çevremizden tanıdık birilerini yazmışlar gibi bir hisse kapıldım:) Yahu biz toplum olarak hepimizin mi tedaviye ihtiyacı var acaba diye düşünmeden edemedim! Şimdi dostlar, başlıktan da anlayacağınız üzere bugün ki konu, ”NARSİSTİK KİŞİLK BOZUKLUĞU”

 

Nasıl mı olurmuş “narsistik insan”?

Şöyle; hani halk arasında bir tabir vardır, büyük dağları ben yarattım, küçükler de babadan kaldı edasıyla çevresine caka satanlar aslında en avam tabiri buJ Ama biz birazdaha bilimsel olarakbiraz daha ambalajlısını daanlatalım.Sürekli olarak bir şekilde ne kadar iyi oldukları, bulundukları yerlerdeki insanların kendilerini nasıl el üstünde tutup, değer verdiği, sevgi ve saygıyla karşılandığı üzerinde düşünürler bunu konuşurlar, konuşurlar ve konuşurlarsa; çevrelerinden sürekli övgü, alkış bekliyorlarsa, sıra beklemek, izin istemek, yol vermek onların hayatında olmayan kavramlarsa aman dikkat tehlike geliyor! .

Çünkü bu insanlara göre kendilerinin her şeye hakları vardır ve daima bir öncelikleri olduğu düşüncesi içinde bulunduklarından böyle davranırlarmış.. Başkalarından bu konularda destek ve yardım göremediklerinde öfkelenirler.

Çevrelerindeki insanları kendi isleri ve keyfi için köle gibi kullanabilme yetkisini kendilerine tanırlarmış. Bu tip insanlar yakın çevrelerini üst düzey ya da kendilerini pohpohlayacak kişilerden seçiyorlarmış! (en güzel, en tanınmış kişiyle görünmek, arkadaşlık etmek, bu amaçla o tür kişilerin bulunduğu sosyal kulüp, derneklere girip, faaliyetlerde bulunmak gibi).

Kendilerine yapılan en küçük yapıcı eleştiri ya da düzeltme, ekleme ve öneri bu kişileri ağır bir şekilde yaralayabilirmiş. Bu durumda küçülmüş bir duruş ile mahvolmuş, ortada bırakılmış hissedebilir ve çevresine de hissettirebiliyorlarmış.. Bu durumda aniden sinirlenip, kırıcı ve saldırgan olabildiklerinden, sosyal ilişkileri sağlıklı olmayıp başarıları devamını getiremezlermiş. Başkaları ile yarışma gerektiren işlerde yenilme riski nedeniyle , bu işlere karsı isteksizlikleri iş ve sosyal hayatta beklenen düzeyin altına düşmelerine yol açabiliyormuş.

Çevrelerindeki kişilerin içinde bulundukları durumlar konusunda aşağılayıcı, eleştirici, ilgisiz ve hafife alır bir tavır sergilerken, herkesin başarısına haset edip, onların hiçbir şeye layık olmadıkları, kendilerinin de isterlerse kolayca onu yapabileceklerini düşünüyor bu tip insanlar!


Otorite ya da üst düzey kişilerle iletişim kurmak için çaba harcayan bağlantı kurdukları bu kişilere abartılı nitelikler atfederek, böylece kendilerini de bu kişilerden varsaymaya da bayılıyorlarmış!. Daima bir kurumun en yetkilisi ( başhekim, profesör, müdür, komutan, işveren vs.) gibi en yetkili ile iletişime geçip, etiket ve unvan sahibi olmayanlara değer göstermezlermiş! Uzmanlara göre bu hastalığı olanların şu davranışları kendilerini ele veriyor:

1-Kendisinin başkalarından çok daha önemli olduğu duygusu içindedir. ( gösterdiği başarıları , sahip olduğu becerilerini çok daha olağanüstü olarak görüp, yeterli bir temeli olmamasına karsın çok değerli ve yüksek bir şahsiyet olarak bilinmeyi bekler.)

 

2- Düşünceleri, hayalleri büyük bir güç, engin bir deha, kusursuz bir güzellik ve mükemmel, sonsuz sevgi üzerinedir.

3-Özel, benzeri olmayan biri olup, kendisini ancak çok zeki ve ustun nitelikli kişilerin anlayabileceğini düşünür ve sadece bu kişilerle ilişki kurup, dostlarını bu kişilerden seçmeyi düşünür.

 

4-Çevresindekiler tarafından çok beğenilmeyi bekler.

 

5-Hak ettiği duygusu içindedir. Sahsına özel, başvuran diğer kişilerden farklı bir tedavi uygulanacağı düşünceleri ve davranışları içindedir.

6-Diğer insanlarla karşılıklı ilişkilerinde bencilce, çıkar düşünerek hareket eder. Başkalarının zaaflarından yararlanıp, hedeflerine ulaşmayı gözetir.

7-Kendini diğer kişilerin yerine koyup, onların hissettikleri, düşündükleri ya da ihtiyaçları konularını anlamaya ve bunlara saygı duymaya isteksizdir.

 

8-Genellikle başkalarının başarıları, yaptıkları , değerleri ve onların genel olarak varlıklarını kıskanabilirler. Diğerlerinin de kendilerini kıskandığını düşünürler.

 

9-Kendini beğenmiş, ukala ve küstahça tutumlar içine girerler.

Aslında hemen, hemen hepimizin çevresinde bu belirtileri taşıyan ve hayatı zehir eden insanlar çoktur!

Bu yüzden dedim ya, top yekun Allah aklımıza mukayyet olsun dostlar:)

Sağlıcakla ve mutlu kalın…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızı yeni fark ettim ve okurken, bir tek kelimenin tarif ettiği insan modeli gözümde canlanıverdi ve “Narsisizm” kelimesine saygı duymaya başladım! :)) Sonra, yorum ve cevaplar da narsisizm ruhunu aradım. Ola ki narsisizm’ modelimizin bu ruhun etkisinden kurtulduğuna şahit olayım! Ancak yine her zamanki gibi farklı bir durum ile karşılaşmadım. Yani benim için hiçbir sürpriz yoktu! :) Modellerimiz üstün olma arzuları yanı sıra, aslında sıradan olma özlemi içinde yanıp tutuşurlar. Takım elbise ile farklılık yaratma çabası içinde olurlarken spor giyinenlere bayılırlar ama itiraf edemezler :) Bu itirafı ancak tek başına, değişim sürecine girdiklerinde sansürsüz en ince ayrıntısına kadar yazarlar. Görenlerin ağzı açık kalır! Mehmet beyin dediklerine katılıyorum ama ne demişler "hocanın anlattığını yap ama yaptığını yapma" şaka tabi :) Yazınızı önerdim gitti hakikatten çok güzel hem de çoook! (Gönül hoşluğu(!) ile) Selam ve saygılar...

M.Talip Girgin 
 24.03.2011 1:53
Cevap :
Size ve yazıma katkı sağlayan yorumunuza sonuna dek katılıyorum. Ruhlarındaki ikilem arasında sıkışıp, bu sıkışmadan ve savaştan çevrelerine saldıran, sonra da farklı topluluklarda mükemmeli oynayan zavallı insancıkları maalesef sıkça çevremizde görmenin üzüntüsünü yaşıyorum. Yüreklerine kötü ya da negatif enerjiyle dolduran bu zehiri etrafına saçan sonra da doğru ve sevecen insan olma yolunda ahkam kesenler! :) Yazık çok yazık! Mutlu olma özürlü ruhlar diyorum ben bunlara! Desteğinize teşekkür ederim, saygılarımla...  24.03.2011 8:49
 

Kıskançlık, bencillik, çıkarcılık, değerbilmezlikler dışında azıcık narsistmiyim ne :))) Şaka şaka :) Kendimde beğendiğim özellikler olmakla birlikte, bulunmaz hint kumaşı olduğumu düşünmüyorum. Aslına bakarsanız, her insan bir dünyadır ve her dünya kendi içinde milyonlarca güzellik ve değer barındırır. İş ki görmesini bilelim... Kaleminize sağlık. Güzel bir irdelemeydi.

Emine Supçin 
 23.03.2011 18:35
Cevap :
Elbette kendimize ait beğendiğimiz, sevdiğimiz özelliklerimiz olmalı! Fakat sizin gibi yüreği insan sevgisi taşıyan, dertleri için dertlenen biri için "Narsisitin" "n" harfini bile kullanmak haksızlık olur! Sizi sayfmada görmenin onuru ve mutluluğu ile saygılarımı sunuyorum:), desteğiniz için teşekkür ederim, saygılarımla...  24.03.2011 8:43
 

nasıl elde edildiği sorgulanmaksızın acımasızca çalıştırıp öc alırcasına tükkettiren, aşırı rekabetçi, başarı odaklı mevcut iktisadi-sosyal sistem de tetikliyor bu türden hastalıkları. Bilmem yanılıyor muyum? Değerli paylaşımınıza içten teşekkürler, sevgiler ve selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 23.03.2011 14:43
Cevap :
Kesinlikle haklısınız sayın yazarım, mevcut düzen insanda var olmaı gereken tüm insani duygularıda sömürmeye hızla devam ediyor! Sonuçta kişilik bozukluğu, hastalık adı ne olursa olsun,mutsuz ve doyumsuz insanlar çığ gibi artıyor! Değerli yorumunuzla verdiğiniz desteğe teşekkür ederim. Yolu sevgiden geçen gönül dostlarımız olsun, saygılarımla....  23.03.2011 15:35
 

Bilgiler için teşekkürler. Selamlar...

Mesut KARİP 
 21.03.2011 16:36
Cevap :
Merhaba sayın yazarım, çevremde izlediğim sosyal hayatı kimi zaman felce uğratan kişilik özelliklerini bir inceledim ki, bir de ne göreyim, en radikal kişilik bozukluğunun başında gelen hastalıkmış, insanın saplantılı tavan yapan egolarıyla beslediği:) desteğiniz için teşekkür ederim, saygılarımla...  22.03.2011 8:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 85
Toplam yorum
: 279
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 1558
Kayıt tarihi
: 23.11.10
 
 

Yaş otuzbeş yolun yarısı eder demiş üstad demesine ama, benim yapacak çok şeyim var:)! Anneyim, e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster