Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ekim '07

 
Kategori
Sağlık
Okunma Sayısı
18794
 

Nasıl bir sağlık sistemi? (3) Almanya

Nasıl bir sağlık sistemi? (3) Almanya
 

“Kamu Sağlık Sigortacılığı ya da Sosyal Sigorta ile Finansman”, daha önce açıklamaya çalıştığımız sağlık hizmetlerinin finansmanında kullanılan ikinci yoldur.

Almanya bu sistemi kullanan en iyi örneklerden birisidir.

Ekonomik refahın toplumsal parametrelerde genel olarak bir iyileşmeye yol açması doğaldır. Ancak, iyi bir ekonomik analiz, asıl farkın toplumsal politikalarla oluşturulabileceğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle farklı sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleri sistemlerinin karşılaştırılması ve anlayış farklılıklarının bu açıdan değerlendirilmesi, en iyiyi bulmada bize yardımcı olur.

Bugünkü Almanya 1990'daki doğu batı birleşmesi ile 16 eyalet ve kent eyaletinin içerdiği 80, 3 milyon nüfuslu bir ülkedir.

GSMH ($): 2.271 trilyon $

Kişi başı sağlık harcaması: 2.817

Doğumda beklenen yaşam süresi: 79

Bebek ölüm hızı (binde): 5

Almanya’da sosyal ağırlıklı bir sağlık hizmeti sunulmaktadır. Sağlık hizmeti devletin federal yapısıyla yakından ilgilidir. Devlet, bütün vatandaşlarının ekonomik ve sosyal durumları ne olursa olsun, sağlıklarının korunması ve geliştirilmesi bakımından eşit haklara sahip olduklarını kabul eder.

Almanya dünyada sağlık hizmetlerinin en güçlü olduğu ülkeler arasında kabul ediliyor. Hastanelerin, doktor muayenehanelerinin ve tıbbi kuruluşların oluşturduğu geniş bir hizmet ağı herkesin sağlık hizmetlerine kolayca ulaşmasını sağlıyor.

Almanya’da sosyal güvenlik sistemi kapsayıcı ve ayrıntılı bir yapıdadır. Gayri safi yurtiçi hâsılanın yüzde 27, 4’i kamunun “sosyal giderlerine” ayrılmaktadır.

(Karşılaştırmak gerekirse ABD aynı alana yüzde 14, 7 ayırmaktadır, OECD ortalaması ise yüzde 20, 4 düzeyinde).

Toplamda gayri safi yurt içi hâsılanın yüzde 11, 1’i ise “sağlık giderlerine” yöneliyor (bu oran OECD ülkeleri oranının yüzde 2, 5 puan üstünde)

Hastalık, emeklilik, kaza, bakım ve işsizlik sigortası gibi koruyucu yapılar, yaşam koşulları içindeki risklere karşı bireylerin çaresiz durumda kalmamasını sağlıyorlar.

Sosyal koruma ağı bunların dışında, vergilerle karşılanan aile yardımları (çocuk yardımı, vergi indirimleri) veya emekli ve işsizler için temel güvenceleri de kapsıyor.

Almanya kendisini bir “sosyal devlet” olarak tanımlıyor, bu nedenle de yurttaşlarının sosyal güvenliğini öncelikli görevleri arasına yerleştiriyor.

Burada daha önce birçok defa dile getirdiğim ve çok önemli gördüğüm bir anlayışın “sosyal devlet” olma anlayışının Almanya’nın en önemli önceliklerinden olduğunu görüyoruz.

Almanya'da sosyalleşme kanunları ile gündeme gelmiş olan "Bismarck Modeli Sağlık Sigortası Sistemi" hâkimdir. Sistemin finansman kaynağı, esas olarak kazanç esasına dayalı sigorta primleridir. Bu model şunları içerir:

-Vergi veya işveren ve çalışanların zorunlu katkı payları ile finansman,
-Paraların devlet dışı yönetimlerde; sigorta kurumlarında toplanması,
-Bu kurumların hastane, aile hekimi ve diğer sağlık hizmeti sunanlarla kontrat yapmaları veya hizmet karşılığı para ödemeleri.

Resmi hastalık sigortalarının (Betriebskrankenkassen)sağlık hizmetlerinde özel bir yeri vardır. Bugün sayıları 200 ün üzerinde olan, her biri bağımsız ve büyük çoğunluğu herkesin üye olmasına açık Betriebskrankenkassen (BKK)ler gelişmişlerdir. Hastalık halinde sigortalıya kapsamlı koruma sağlar. Nüfusun %90’ı bu sigortaya kayıtlıdır ve her ay sağlık sigortasına belirli bir prim öder.

Hemen her meslek dalının sigortası ayrı olup bu sistem prim miktarını kişinin kendi finansal durumuna göre belirler. Sağlık hizmetlerinin mali açıdan finansmanını işveren ve çalışanların eşit ödedikleri primler oluşturur.

Nüfusun bir kısmı ise ya sadece özel sigorta altındadır ya da kamu sigortalarına ek olarak tamamlayıcı özel sigortaları seçerler. Geriye kalanlar sosyal yardım programından yararlanabilirler.

Kişinin ailesi, yaşı, sık sık hastalanması gibi özel durumları prim miktarını etkilemez. 2005 yılı için geliri yetersiz olanlar ( ayda 345-400 Euro altında geliri olanlar) prim ödemeden sigortalanabilir.

Sigortalının eşi ve çocukları herhangi bir işe girip çalışmadıkça prim ödemeden sigortalanmış sayılır.

Şunu da belirtmekte fayda var. Yaşlanan nüfus, doğum oranlarındaki düşüş ve sağlık giderlerindeki aşırı artış nedeniyle, Alman sağlık sisteminin aşırı borçlanma altında olduğunu da söyleyebiliriz. Bu nedenle maliyetleri azaltma yolunda reform arayışları halen sürmektedir.

Almanya’da sağlık hizmetleri kamu ve özel sağlık kuruluşları tarafından yürütülmektedir. Kamu sağlık kuruluşları özel görevler üstlenmiş Belediyeler, Federe ve Eyalet düzeyindeki tüzel kurumlardır.

Almanya'da birinci basamak sağlık hizmetlerini öncelikle Aile Hekimliği uzmanları, daha sonra da uzmanlık unvanlarını kullanmaksızın diğer dal uzmanları muayenehanelerde vermektedir.

Genel pratisyenler veya pratisyen hekimler ilk planda birincil sağlık hizmetlerini yürütüyorlar. Genel pratisyenler tüm aileyi muayene ettiğinden kendilerine aile hekimi veya ev hekimi deniliyor.

Almanya'da hastalar dosyalarını teslim ettikleri aile hekimine en az 3 ay boyunca bağlı kalırlar. Gerekli görüldüğünde hasta bir dal uzmanına veya hastaneye sevk edilebilir. Aile hekimi kural olarak acil vakalara mesai saati dışında da bakmakla yükümlüdür.

Uzman doktorlara ve birinci basamak hizmet sektöründe çalışan aile hekimlerine genellikle hizmet başına ödeme yapılmaktadır.

Devlet hastanesinde çalışan doktorlara maaş şeklinde ödeme yapılmakta ve kıdemli doktorlar özel olarak da çalışabilmektedirler.

Aynı ödeme sistemi gönüllü hastanelerde de işlemektedir.

Özel birimlerde ücretler hastalar tarafından ödenmektedir.

Birinci Basamak Sağlık Hizmetleri 524 birimde verilmektedir. Burada Uzman Hekim, hekim, Diş Hekimi, Sosyal Çalışmacı, Psikolog, Sağlık Mühendisi, Röntgen ve Laboratuar asistanı ve Dezenfeksiyoncular görev yapmaktadır.

Hastane hizmetleri; yataklı tedavi, ameliyat öncesi veya sonrası yataklı bakım veya ayaktan cerrahi girişimler şeklinde düzenlenmiştir. Hastalar bir kasa hekiminin sevki ile veya acil durumlarda hastaneye başvurabilirler.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ben 2000 yılından 2003 yılına kadar almanyada kaldım.Bu zaman zarfında özel sigortam yattı. ben bu sigortadan faydalanabilirmiyim. yardımcı olursanız sevinirim.hoşcakalın

aynur GÜLER 
 21.07.2008 14:50
Cevap :
Ülkelerin sağlık sistemleri konusunda verdiğim bu genel bilgilerin dışında, "özel sağlık sigortalarının" hangi durumlarda ve kaç yıllık ödeme sonucu geri ödemelerde bulunduğu konusunda ne yazıkki bilgim yok. Siz hangi yıllar arası ödeme yaptığınıza dair belgeyle birlikte, yazılı olarak ilgili sigorta şirketine başvurup bilgi alabilirsiniz veya konsolosluk aracılığıyla konuyu araştırabilirsiniz.Umarım sonuç arzuladığınız gibi olur. Saygı ve selamlar.  23.07.2008 17:03
 

babam almanyada 27 yıl çalıştı fakat türkiyede vefaat etti emekli maaşını yaşımdan dolayı alamadım ben 28 yaşındayım ölüm parasını alabilirmiyim bunun için ne yapabilirim Teşekkürler

arzu döner 
 27.03.2008 22:37
Cevap :
Arzu hanım, Almanyadaki sigorta sandıklarının bağlı olan üyelerine sağladığı hukuki haklar konusunda yeterli bilgiye sahip değilim.Ya da her sigortanın vefat edenin yakınlarına ölüm parası ödeyip ödemediğini bilmiyorum.Ama şunu söyleyebilirim. Babanızın yasal mirasçısı olduğunuzu gösterir belgeyle birlikte, babanızın kayıtlı olduğu sigortaya yazılı başvuru yapmanız gerekir.Ancak onlar size bilgi verebilir.İş hukuku davalarına bakan bir avukatla görüşebilirsiniz. Ya da Almanya da bir tanıdığınız varsa Türk büyükelçiliğinden ya da yine babanızın bağlı olduğu sigortadan bilgi alıp size yol gösterebilir.Ama en iyisi babanızın bağlı olduğu sigortaya yazılı başvuru yapmanız.Keşke size daha fazla yardımcı olabilsem.Kolay gelsin.  29.03.2008 19:07
 

Avrupa Anayasasına esas genel sağlık politikalarında: "İhtiyaç duyulan her yerde, adil ve güvenilir; istemeyi cesaretlendirici, dinleyici ve gelir olanaklarını zorlamayan; toplumun, ailenin ve bireylerin tüm sağlık gereksinimlerine destek ve güç veren bir sağlık sistemi..." Vizyon olarak benimsenirken, temel prensipler olarak; "Adalet, Sorumluluk, Kalite ve İnsan Odaklılık" esas alınmıştır. Bizim sağlık Bakanlığımızın vizyonu ise halâ belirlenmemiş ve WEB sayfasında toplumla paylaşılmamıştır.

Kaliteli Yaşam 
 14.01.2008 21:47
Cevap :
Yine de vizyon belirlemek kolay. Önemli olan samimiyet. Yaşama geçenler, gerçekleşenler.Bunu yanısıra sadece toplumla değil özel olarak sağlık çalışanlarıyla bile paylaşılmamış bir vizyon.Vizyonunu bilmeyen, önünü görmeyen bir sağlık çalışanı nasıl motive olabilir?  14.01.2008 22:45
 

Sevgili Tijen eline sağlık.. Bu makale için kaynakların neler belirtir misin? Ata Soyer hocamız bismarck falan denince suyun başını tutar alıntılandın mı merak ettim.. Dikkatle okumaya çalıştım bazı katılmadığım yönler var.. amerika ile karşılaştırılmayacak ölçüde sosyal ağırlıklı bir yapıdan bahsedebilsek de almanya 'da sosyal devlet anlayışının yavaş yavaş ortadan kalktığını görüyoruz aslında.. Bir çok reformist politika başlığı altında sağlık hizmetlerine ayrılan pay azaltılmıştır.. Bu reform tasarıları ile zorunlu sigortaya dayalı olan sağlık sisteminde yapısal olarak önemli değişikliğe gidilmesine gerek duyulmamış (yapı itibariyle üçte ikisi özel sektöre aittir), reformlar daha çok sigorta hizmetlerinin kapsamının daraltılması ve vatandaşlardan alınan katkı paylarının artırılması şeklinde gerçekleşmiştir.. Reformlar belli ölçülerde harcamalarının durağanlaşmasını sağlasa da halk açısından faturası ağır olmuştur.. Ben yine de söyliyim en iyisi 224'tür.. Keşke ona sahip çıkabilsek.

Serdar Özdemir 
 15.10.2007 13:33
Cevap :
Kaynak sayısı fazla. Özellikle internet, kişisel doküman, ders notları. Ata Soyer, Bülent Kılıç 9 Eylül'den hocalarımdır.Onlardan etkilenmemek mümkün değil.Almanya da yapılan ve yapılmak istenen reformist çalışmalarla sağlık hizmetlerine ayrılan pay azaltılmış, katkı payları arttırılmıştır.Buna rağmen sosyal güvenlik sistemleri iyi çalışıyor.Ama benim vurgularım dikkat edersen sosyal devlet anlayışı üzerinde.Bana göre, benimsenen ekonomik sistem ne olursa olsun,"sosyal devlet anlayışı" ülkelerin birinci önceliği olabilir.Ülkeler kendi ekonomik ve sosyal şartlarını gözönünde bulundurarak sosyal devlet anlayışı içerisinde sağlık ve sosyal güvenlik sistemlerini oluşturabilirler.Aynı kapitalist ekonomik sistemi benimsemiş fakat farklı sosyal politikalar ve finansman yöntemleri uygulayan ülkelerin sistemlerini tanımak ülkemiz için doğruyu bulma konusunda bizlere bir fikir verebilir diye düşündüm.Yüzde yüz katılıyorum. En iyisi 224 tür.Katkın için çok teşekkürler.  15.10.2007 19:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 156
Toplam yorum
: 955
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 2743
Kayıt tarihi
: 03.04.07
 
 

SÖZ UÇAR, YAZI KALIR. 9 Eylül Ünv. İşletme mezunu, 9 Eylül Ünv.Sosyal Bil. Ens.Sağlık Kurumla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster