Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Kasım '07

 
Kategori
Sağlık
Okunma Sayısı
6165
 

Nasıl bir Sağlık Sistemi ? Küba (Son)

Nasıl bir Sağlık Sistemi ? Küba (Son)
 

 

Almanya ile ilgili bilgilendirme yazımızın başlangıcında demiştik ki; “Ekonomik refah toplumsal parametrelerde genel bir iyileşmeye yol açabilir fakat asıl fark toplumsal politikalarla oluşabilir”

Bu anlamda, kısıtlı kaynakları, doğru sağlık politikaları üzerine oturtup, halk desteği almış yatırımların ne kadar etkili olduğunun en güzel örneği Küba’dır. Ve diğer bloglarımızda bilgiler verdiğimiz kapitalist ekonomik sisteme sahip ülkelerden farklı olarak sosyalist bir ekonomik sisteme sahiptir.

Küba Anayasasına göre;

— Sağlık bir ekonomik kâr aracı değil, bir insan hakkıdır. Bu yüzden, tüm Kübalılar sağlık hizmetlerinden eşit ölçüde yararlanırlar ve tüm sağlık hizmetleri ücretsizdir.

— Sağlık hizmetlerinin sağlanması devletin sorumluluğu altındadır.

Küba deneyimi, sağlık sistemleri konusunda bizlere yeni bir perspektif sunmaktadır. Sosyalist Küba sağlık alanında insanlığa yol gösteren, dost düşman tüm ülkelerin hayranlığını kazanan, basit ama etkin, eşit, güçlü, ucuz, dinamik bir sistem uyguluyor.

Toplam nüfus(2006) : 11.382

GSYİH (2006 verileri) : Satınalma Gücü paritesi - 44.54 milyar $

Kişi başı GSMH ($) (yaklaşık) : 3.500

Toplam sağlık harcaması (2004) : 174,9 milyon dolar

Toplam sağlık harcamaları GSMH nın (2001) : 7,2

Küba’nın halk sağlığı sisteminin başarılı sonuçları tüm dünya tarafından bilinmektedir. Bu sonuçlar, gelişmiş ülkelerinkine eşdeğer, hatta çoğu zaman bunların da üzerinde veriler içeriyor. Şöyle ki;

— Devrimin ilk yıllarında 50 yaş civarında olan ortalama yaşam süresi, şimdilerde kadınlarda 79 ve erkeklerde ise 78 yaşa ulaşmıştır. Bu da; Latin Amerika’nın en yüksek ortalama yaşam süresidir.

— 2006 yılının çocuk ölüm oranı; canlı doğumlarda sadece binde 6.2’dir. Bu oran; Amerika Birleşik Devletleri’ninkinden daha düşüktür.

— Anne ölüm oranı; onbin doğumda sadece beştir. Hamileler, gebelikleri süresince ortalama 11 kez doktor muayenesinden geçerler ve doğumların yüzde 99,9’u profesyoneller tarafından hastanelerde gerçekleştirilmektedir.

— Çocukların yüzde 98,5’i, iki yaşını doldurmadan toplam 13 hastalığa karşı aşılanmaktadır. — Küba, çocuklarını, difteri, neonatal tetanoz, boğmaca, hepatit B ve Haemofeles Influenzae B hastalıklarına karşı koruyan beşli karma aşı üretmektedir (bu aşıyı Küba’dan başka sadece Fransa üretebilmektedir).

—Ayrıca çocuk felci, difteri, neonatal tetanoz, boğmaca, kızamık, kızamıkçık, meningoencefalitis ve sıtma hastalıkları tamamen ortadan kaldırılmıştır.

— Ölüm nedenleri, diğer gelişmiş ülkelerinkiyle aynıdır: Enfaktüs, kanser ve serebrovasküler kazalar.

— AIDS: Sadece on binde yedi oranındadır, dünyanın en düşük oranlarından birisidir.

— Her 159 vatandaşa bir doktor düşmektedir, bu da dünyadaki en yüksek oranlardandır.

— Toplam 71 bin doktor mevcuttur ve bunların yüzde 70’i kadındır.

— Her 1.066 vatandaşa bir dişçi.

— Her 126 vatandaşa 1 hemşire.

— Her 1.000 vatandaşa 10 hastane yatağı düşmektedir.

Küba hükümeti sağlığa ayırdığı kaynaklarının büyük bir kısmını birinci basamak sağlık hizmetlerinin yapılandırılmasına, altyapı, koruyucu tıp etkinlikleri, immünizasyon gibi koruyucu hizmetlere, anne ve bebek sağlığına ayırmıştır. Ve tabiî ki tedaviden çok koruyucu hekimliğe önem verilmiştir.

Tüm halk sağlık sisteminin temelini, yurt geneline yayılmış, Aile Hekimleri ağı oluşturur. Tüm yurt genelinde, halkın yüzde 98,3’üne ilk müdahalenin yapılabildiği ve her mahallede bulunan toplam 14,978 dispanser mevcuttur. Bu dispanserlerde hekimin haricinde, bir hemşire ve basit hastalıklara müdahale etmek veya kronik hastaların tedavilerini desteklemek için gereken ekipman bulunur.

Aynı zamanda, hastaların ihtiyaçlarına uygun olarak ev ziyaretleri de düzenlenmektedir. Bu sayede ulusal aşılama sisteminin takibi yapılmakta ve hamilelerle ilgilenilmektedir. Aile hekimleri ve hemşireleri, halkın sağlık sorunlarının yüzde 80’ine çözüm olabilmektedir. Diğer yandan bu dispanserler uzmanlık isteyen müdahalelere ihtiyaç duyan hastaları sevk ettikleri bir polikliniğe bağlı olarak çalışırlar.

Her belediyede bir kaç tane olmak üzere ülke geneline yayılmış olan 444 adet poliklinik, sağlık sisteminin bir diğer halkasını oluşturmaktadır. Uzman doktor muayenesi, patolojik incelemeler için ekipmanlar, analizler için laboratuarlar, acil servis, fizyoterapi salonları ve diğer birimleri de bünyesinde barındırmaktadır. Bunlar her ne kadar yatan hasta kabul etmese de, hayat kurtarılmasına yardımcı gerekli ilaç ve ekipmana sahip yoğun bakım bölümlerine sahiptir. Bu polikliniklerin yaygınlığı, acil müdahaleyi gerektiren kazalarda ve kalp krizi vakalarında çok önemli bir rol oynamaktadır.

Polikliniklerde çözümlenemeyen vakalar, ihtisaslaşmış tedaviler, cerrahi operasyonlar ve daha komplike acil vakalarla ise, tüm yurt geneline yayılmış 249 Genel Hastane ilgilenmektedir.

Tijen Taşlı- İzmir

Nasıl Bir Sağlık Sistemi ? (1) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=68360
Nasıl Bir Sağlık Sistemi ? (2) ABD http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=68365
Nasıl Bir Sağlık Sistemi ? (3) Almanya http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=69577
Nasıl Bir Sağlık Sistemi? (4) İngiltere http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=75027

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bidiğiniz ve savunduğunuz gibi Sağlık Sektöründe Adalet, Sorumluluk, Kalite ve İnsan Odaklılık, vazgeçilemez niteliklerdir. Benim serzenişte bulunduğum husus, bu niteliklerin yerine getirilmemesi keyfiyetidir. Bu noktada; sağlık sektörü aktörlerinin fakat özellikle bu niteliklerden ve 224 Sayılı Kanun ruhundan tavizle gerileyen bazı üniversite hastanelerinin, AB Katılım sürecine nasıl yaklaştıkları ile ilgili ciddi araştırmaların da yapılması gerekir diye düşünüyorum.

Kaliteli Yaşam 
 14.01.2008 21:59
Cevap :
Haklısınız.Bazı üniversite hastanelerinde bu anlamda ciddi çalışmalar olduğunu biliyorum.Örneğin yönetim ve hizmet anlamında tanık olduğum 9 Eylül Üniversitesi hastanesi çok başarılı bir sistemi geliştirip yerleştirmeye çalışıyor.Kalite ve insan odaklı.Yine başka birçok üniversite hastanesinde de hem bilimsel anlamda hem de hizmet anlamında çalışmalar yapılıyor.Fakat bildiğiniz gibi üniversiteler hem yönetimsel anlamda hem de bütçe olarak özerk yapıda değil.Dolayısıyla sağlık politikaları konusunda ki alınacak kararlardan doğrudan etkileniyorlar. En son bildiğiniz gibi ve de canlı olarak bloğunuzda yaşamışsınız,bir yönetmelikle tüm bağkur ssk ve emekli sandığı hastalarını sevksiz doğrudan bu 3. basamak sağlık kuruluşu olan Ünv. Hastanelerine gidebilme hakkı tanındı.Ve tüm acil servisler normal poliklinik hastalarıyla başa çıkamaz duruma geldi.Yani özerklik sağlanmadan onların da eli kolu bağlı.  14.01.2008 23:04
 

İlgili yazılarınızı okudum. Bu güzel çalışmayı ya tamamlamadınız ya da tümünü bizimle paylaşmadınız. En iyi model olarak birçok ülke tarafından da gıpta ile karşılanan Küba örneğinden sonra beklentim ve fevkalade yararlı olacağına inandığım: Ülkemiz sağlık politikalarının 224 Sayılı Kanun (ki mer’idir) hükümlerine, fakat özellikle “Temel Prensipler”ine rağmen sektörde gelinen durumun genel bir değerlendirmesi, çıkartılmış özel ve genel kapsamlı yasaların sektöre yansımaları ile dışarıdan bakışlı ve objektif yaklaşımlı önerilerinizi ilave etmenizdir. Saygılar sunuyorum.

Kaliteli Yaşam 
 14.01.2008 21:15
Cevap :
İlginize teşekkür ediyorum.224 sayılı yasa, sektöre yansımaları ve başarısızlık nedenleri ile ilgili bir yazı yazmayı düşünüyordum.Kısa ve öz fakat anlaşılabilir bir yazı için üzerinde çalışılması gerekli.Ben de biraz tembel :) olunca araya daha hafif yazılar giriyor.Beni uyardığınız için teşekkürler.Böyle bir yazı gelecek. Saygılar selamlar:)  14.01.2008 21:33
 

Sevgili Tijen toplamda güzel bir derleme olduğunu düşünüyorum.. Halk sağlığı uzmanları derneğinin ingilizce bir yayın organı var, pratisyen hekimlik derneğinin çıkardığı "genel pratisyen" dergisi var ya da türk hemşireler derneğinin benzeri bir dergisi varsa oralarda bu çalışmanı değerlendirebilirsin... Sağlık adına Küba örneğinin olması önemli dünyanın geri kalan ülkeleri için... Bu gün sudan'a giden bir hemşire arkadaşla konuştum üç ay kalmış... Hastanelerden sadece parası olanlar yararlanabiliyormuş... İlginç, sefalet diz boyu halkın %10'u aids'li... Oraları da incelemek lazım ben kenyaya bakıyorum bu günlerde:) Sevgilerimle...

Serdar Özdemir 
 15.11.2007 16:42
Cevap :
Özelleştirmeleri sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesinde kaçınılmaz bir alternatif olarak görenlere iyi bir örnek Küba.Biz de başarabilirdik.Fidel Castro ve sosyalist bir ekonomik sistem olmadan da. 224 sayılı yasa ile.Ama bu yasanın arkasında duracak ne demokratik kültürü özümsemiş bir toplum, ne bürokrasi ne de siyasi güç mevcuttu.Yasa yetim kaldı.Bu yazdığım ülke örnekleri birçok kimseye gereksiz ve sıkıcı gelebilir.Fakat daha iyiyi istiyorsak vatandaş olarak (ki istiyoruz)seçeneklerimiz konusunda da bilgi sahibi olmalıyız.Bu bilgilerimizi örgütlü bir şekilde kullanabileceğimiz ortamları yaratmalıyız.Bize dayatılan yanlış seçeneklerin kurbanı olmayı red edebilmeliyiz.Yoksa tüm yapılanların ve yaşananların seyircisi olmak konumundan kurtulamayız.Teşekkürler katkın, değerlendirmelerin için.saygılar, sevgiler.  15.11.2007 18:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 156
Toplam yorum
: 955
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 2590
Kayıt tarihi
: 03.04.07
 
 

SÖZ UÇAR, YAZI KALIR. 9 Eylül Ünv. İşletme mezunu, 9 Eylül Ünv.Sosyal Bil. Ens.Sağlık Kurumla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster