Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Şubat '11

     
    Kategori
    Beslenme / Diyet
    Okunma Sayısı
    3034
     

    Nasıl kilo aldım?

    Nasıl kilo aldım?
     

    yemek yemek yemek


    Üç yaşımı çok net hatırlamıyorum. Anlatılanlardan o zaman çok zayıf olduğum ve bu yüzden doktora götürüldüğümle ilgili hayal meyal bir şeyler oluşuyor kafamda. O doktor bana bir iştah şurubu vermiş, şurubun tadı hala damağımda. O kadar lezzetli bir çilek aroması vardı ki annemden gizli sürekli kafama dikerdim. Sonra ben zayıf bir çocuk olmaktan çıkmaya başladım. İlk başlarda bu durum çok hoş karşılanıyordu. İlkokul yıllarımın ortasında "tombiş" bir kız çocuğu olmuştum. Şurubu kafama dikmemin bunda ne kadar etkili olduğunu bilemiyorum... 

    "Tombişlik" başladığından itibaren anneannem ve annem yememle ilgili düzenlemeler getirmeye çalıştılar. Nedense hep sofrada sevdiğim yiyecekler oluyor ama ben onlardan istediğim kadar yiyemiyordum. Hatta bu dönem anneannem içtiğim suya bile takmıştı. "birden içme miden sarkar" diyor, az az su içirmeye çalışıyordu. O zamanlar musluk suyu kana kana içildiğinden anneannemden gizli musluğa ağzımı dayadığımı bilirim. Tüm bu çabalar zayıflamam için yeterli olmamıştı, hatta hiç sonuç vermemişti. Ortaokulda, lisede hep kiloluydum. Bu kilolu olma durumu "tombiş kız"dan "balık etli kız" tabirine kaymıştı. Üniversiteye ilk başladığım yıllarda balık etli, güzel kız olarak tarif ediliyordum. Güzel olduğumdan zayıflamam gerektiğine pek inanmıyordum. Ama o ara ne olduysa, çok da özen göstermeden birden zayıfladım. Zayıf olmak gayet güzel bir duygu idi. İstediğim her şeyi giyebiliyordum. Fazlalıklarım yoktu örtmek zorunda olduğum. Üniversite yıllarında bir sevgilim oldu. Ben zayıfken o da çok zayıftı. Her gece "yat geber yemeği" dediği bir şey yerdi. Yemek dediysem, ekmek arası, tatlı ne bulursa... Konu yemek olunca hemen uyum sağladım. Hooop, 4 ayda kilo almış, bir can simidim olmuştu. Kilo almaya devam ettim. Son durduğum noktada 15 kilo almıştım. Sonrasında Atkins diyeti yaparak, hızla zayıflamaya karar verdim. Zayıfladım da 15 günge 15 kilo verdim. Çok başarılıydıım. 22 yaşında bilmiyordum, yanlış diyet ne demek. O zaman genel yargıların çoğu benim için yanlış olduğundan, nerede kıyıda köşede bir şey var onu buluyordum, uyguluyordum. Verdiğim 15 kiloyu bir ayda 20 kilo olarak geri aldım. Atkins amcanın bana hediyesiydi bu fazladan 5 kilo. Baktım olmayacak böyle, diyetisyene gitmeye karar verdim. Günde 10 km yürüyerek, klasik bir 1750 kalorilik diyet uygulayarak iki buçuk ayda 18 kilo verdim. Ne hikmetse bu arada sevgilimi de terk ettim. Özetle; bir aşk molasında kilolarımı aldım, verdim... 

    2003 yılında 70 kilo ve 172 cm idim. Yıl 2011 hala 172 cm boyum, kilom 94. Yedi yılda 24 kilo aldım. Hiç birini bir anda, bir ayda, bir haftada değil. Yavaş yavaş aldım. Şimdi, artık korkuyorum bir yedi yıl sonra 118 kilo olacağım diye. 37 yaşımda, 118 kilo. Tipik obez. Hoş, şu aralarda obezite sınırlarında dolaşıyorum. Herhalde hiç bir obez birden 50 kilo almamıştır. Benim gibi yavaş yavaş tombişleşmeye, balık etli olmaya, kilolu olmaya, şişman olmaya ve obez olmaya ulaşmışlardır. 

    Korkunun ecele faydası yok. Korkuları ile yüzleşmeli insan. Nasıl şişmanladığımı bilmiyorum. Ama zayıflamam gerektiğini biliyorum. 

    Bu yüzden bu blogu oluşturma gereği duydum. Burası benim aynam olacak, hesap defterim olacak. Ben zayıflarken birileri beni gözetlesin istiyorum. Hem belki birilerine ilham olurum. 

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 3034
    Kayıt tarihi
    : 14.02.11
     
     

    30 yaşımda, bir kız çocuk annesiyim. Sosyologum. Yüksek Lisansımı tamamladım doktoraya hazırlanıyoru..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster