Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Temmuz '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
811
 

Nasıl yani ? Hamile Kadınlar saklansın mı?

Nasıl yani ? Hamile Kadınlar saklansın mı?
 

Yazımla ilgili resim internetten alıntıdır.


Dinimizde, evlenme ve çocuk sahibi olmanın caiz olduğunu hepimiz biliyoruz. Hal böyle iken hamilelik neden utanılacak bir şey olsun ki?

Bir gebelik, verilebilecek en güzel haberdir. Çünkü çiftlerin gerek aileleri gerekse yakın çevresi zaten yakın takiptedir : "Var mı bir bebek?, Ne zaman geliyor torunumuz, yeğenimiz?". Cevap hayırsa, hemen şu tür konuşmalar başlar : "Soyadımızı devam ettirin!, çocuksuz ev olmaz, çocuk evin neşesidir, ölmeden kucağıma verin torunumu, aman geciktirmeyin yoksa sonra çocuğunuz olmaz, yapın bir çocuk da sevelim!" vs.

Günümüzde, birbirini tanımak ve çocuk eğitimi konusunda daha da bilinçlenmek adına çiftler erkenden bebek sahibi olmayı pek düşünmüyor. Oysa eski yıllarda,  ilk üç ay içerisinde gebe kalmak zorunluluğu varmış gibi büyüklerin gözü yeni gelinin karnında olurdu. Gençler daha evliliklerinin baharında kısır olup olmadıklarına kafa yorarlardı. Hatta bu konu ne yazık ki mahalle sakinlerinin bile diline düşerdi. 

Bazılarınız belki  şimdi de öyle  ya da yok canım daha da neler, diyecek. Aslına bakarsanız her iki söylem de kulaklarımıza geliyor. Ama daha da fazlası gelmeye başladı bu aralar. Bu yazımı neden kaleme aldığımı mutlaka anlamışsınız. Duyduğum bir haber beni tedirgin etti. Hatta üzdü. Biz kadınlar adına yazma ihtiyacı duydum.

Başta şunu ifade etmek istiyorum. Hamilelik, bir kadının hayatındaki en özel dönemdir. Bebekler de; hayat arkadaşlığının en güzel ve anlamlı ürünüdür. Allah'ın bizlere verdiği en güzel hediyedir.

Gebelik; kadının dünyasında dokuz ay on gün (gebeliğe göre değişebilir) süren bir dönem açar. Tarifi anlatılmaz duygular yaşatır. Bir can taşımak, beslenirken her zamankinden daha özen göstermek, aylık kontrollerde bebeğinden haberler almak O'nu heyecanlandırır. Baba da yakın takiptedir. Anne bir doğurur; baba ise dokuz, derler bilirsiniz.

Anne adayı bu dönem içerisinde doğal olarak kilo alır. İlerleyen günlerde oturması, kalkması, yatması biraz daha zorlaşmaya başlar. Fakat anne adayı yine de mutludur. Bilir bu sürenin geçeceğini. Kendinden önce bebeğinin rahatlığını düşünür. Bunun için de günlük hayatını O'na göre düzenler. Karın bölgesi esnek, kemersiz, bol, rahat, yazsa terletmeyen, kışsa üşütmeyen kumaşlardan seçer elbiselerini. Hamile kadın için birinci öncelik bebeğidir. Çünkü bilir karnındaki bebeğin kendisini daha da güzelleştirdiğini. Estetik konusu ne annenin aklının ucundan geçer ne de bir başkasının. Çünkü olayın boyutu annelik mertebesi üzerinedir. Hatta pek çok anne adayının eli karnının üzerindedir. Koruma iç güdüsü başlar. Hatta bebeğine dokunma hissi yoğunlaşır; karnının üzerinden de olsa.

Gebelik utanılacak bir şey değil elbetteki. Çünkü tabiatın gereğidir. Güzel bir süreçtir. Zaten yazımın başında da bahsettiğim gibi evliliğin sonrası en çok beklenen haberdir; bu. Duyulduğu anda da bütün aile efradının ve çevrenin ağzı kulaklarındadır. Hediyeler seçilmeye başlanır. Odası doğmadan hazır edilir. Karyolası, bibereronuna kadar her şey büyük bir itinayla hazırlanır.

Kadın, bahsettiğim duygular içerisindeyken eşi, doktoru ve ailesi bebek kadar anne adayının da sağlığını düşünmektedir. Çünkü her ikisi de önemlidir. Sağlıklı bir doğum için doktor tavsiyelerde bulunur; yürüyüş yapması, merdiven çıkması, yüzmesi, egzersiz hareketleri yapması gibi. Çünkü doğum çok da kolay bir olay değildir. Bunu doğum yapan anneler iyi bilir. Fakat şu da bir gerçek; hamilelik süresince doktorunun söylediklerini harfiyen uygulayan gebelerin daha kolay doğum yaptıkları söylenir. İstisna haller dışında tabi.

Diyeceğim o ki; kadınlar; gebelik öncesinde olduğu gibi bu dönemde de elbette sokağa çıkacak, başı dimdik de dolaşacaktır. Çünkü hamilelik saklanacak bir şey değildir. Kadınlar, her zaman güzeldir. Hamilelik belki fiziki yapısını değiştirebilir insanın önemli olan kafa yapısı değişmesin. Karın bölgesini değil kafamızı şişiren haberler artık işitmeyiz umarım.

 

Aysel AKSÜMER 

Cemile Torun, Garip Avcı bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aysel hanım, siz olaya çok sığ yerinden bakmışsınız ne yazık ki. Bir erkek olarak söylüyorum; kadınlar erkeklerin gözünde en değerli varlıklardır. Hele de hamile kalınca hem erkeğinin gözünde ve hem de Allah ın indinde en değerli varlıklar olurlar. Siz en değerli varlığınızı etrafta gezdirdiğiniz zaman mı bunun tehlikesi daha çok olur, yoksa sakınıp koruduğunuz zaman mı?

FİKİRCİ 
 16.08.2013 21:16
 

Tecavüz çocuğu olmadığı kocasından olduğu için, Allah'ın kadınlara bahşettiği en güzel duygu olduğu için anne oldukları için utanmalılar tabiki...Günümüzde tecavüz suç değil namuslu olmak suç hal böyle iken de utanmalılar tabiki kork korkmazdqan utan utanmazdan demişler..Allah (c.c) hepimizi utanmazlardan korusun ...

Tly Ekr 
 26.07.2013 9:49
Cevap :
Merhabalar. Çok teşekkürler değerli düşünceleriniz için. Faili meçhul, faili belli ama serbest ne çok tecavüzcü haberi okuduk bugüne kadar. Hamileliğin üzerine en ufak bir çirkinlik bulaşmamalı bence de. Umarım böyle beyanlar olmaz ve kendimizi anlatmak zorunda kalmayız. Biz bayanlar üzerinden ne çok siyaset dönüyor maalesef. Sevgilerimi sunuyorum.   26.07.2013 10:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 325
Toplam yorum
: 392
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 372
Kayıt tarihi
: 22.03.10
 
 

1966 doğumluyum. Resmi bir devlet kuruluşundan 2010 yılında emekli oldum. Halkla İlişkiler bölümü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster