Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Temmuz '11

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
3208
 

Nasıl zengin olunur?

Nasıl zengin olunur?
 

"Sıfırdan başlanıp nasıl zengin olunur?", "Kısa Yoldan Nasıl Zengin Olunur?", "Bugün Zengin Ol!", "1 Dolara Nasıl Zengin Olunur?"... Bu saydıklarım, içerisinde zengin olmanın sırlarının verildiği bazı kitapların isimleri. 

 

İş adamları, kendi başarı öykülerinden yola çıkarak nasıl zengin olunacağına dair kitaplar yazar, konuya ilişkin püf noktaları açıklarlar. 

 

Bu kitaplardan birinde, anlattıkları analiz edilerek ünlü zenginlerin "zihin haritası" çıkarılmış. Bu haritanın ekonomik özgürlük çabasında insana yol haritası olacağı söylenmiş... 

 

Dahası okuyucuya şöyle bir öğüt verilmiş: " Gerçekten zengin olmak ister ve karar verirseniz, hayalini kurdukça gerçeğe doğru gidecektir. Ancak eğer kaderci olursanız, olmayacak bu iş diye isteklerinizi azaltırsanız o iş olmaz." 

 

Burada konuya açıklık getirmesi bakımından kader konusunda şu bilgiyi eklemek isterim. Genellikle insanlar, olaylar istedikleri gibi gitmediğinde kaderlerini yaşadıklarını, beklentileri gerçekleştiğinde ise kaderlerini değiştirdiklerini düşünürler. Kötü giden kaderleridir; olayların akışı istedikleri gibi olduğunda ise kendilerince "kaderlerini yenmiş" olurlar. (Rabb'imi tenzih eder yüceltirim.) 

 

Oysa insan belirlenmiş kaderinin dışına çıkamaz. "Kaderini yenmesi", "kaderin akışını değiştirmesi" gibi bir düşünce aldanıştır. "Kaderimi değiştirdim" diyen kişi de kaderindeki cümleyi söyler. 

 

Diğer yandan, zengin olma konusuna Kur'anî açıdan bakalım... 

 

İnanan insanın dünya hayatındaki “yol haritası”nı Kur'an belirler. Kurtuluşa giden o yolda rehberi ve kıstası Kur'an'dır. Zengin olmanın sırrını da Kur'an verir; sır şükretmektedir. Allah, birçok ayette insanlara şükretmelerini hatırlatır ve şükreden kullarına artıracağını haber verir. 

 

Rabbiniz şöyle buyurmuştu: "Andolsun, eğer şükrederseniz gerçekten size artırırım ve andolsun, eğer nankörlük ederseniz, şüphesiz, Benim azabım pek şiddetlidir.” (İbrahim Suresi, 7) ayetindeki ifade, şükretmenin sırrını ortaya koyar. 

 

O halde zenginlik şans, çok çalışmak ya da tesadüfle açıklanacak bir durum değil, Allah'ın, nankörlük etmeyen, şükreden kullarına vaadidir. Allah, çalışmasını, isteğini, duasını sebep kılarak dilediği kulunu zengin eder. Ayrıca inanan insan bilir ki, Rabb'i zenginliği nimet ve imtihan amacıyla verir. 

 

 

İnsan, etrafındaki sayısız nimetin hiçbirine kendisi güç yetiremez; yalnızca Allah'ın dilemesiyle bu nimetlere kavuşabilir. Dünya hayatındaki tüm nimetler, insanın şükür mü yoksa nankörlük mü edeceğini ortaya çıkarmak için yaratılır. 

 


“Şüphesiz Biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık. Biz ona yolu gösterdik; (artık o, ) ya şükredici olur ya da nankör.” (İnsan Suresi, 2-3)  

 

 

Dünyada insanlara sunulan tüm imkanlar çok çekici ve gösterişli yaratılmıştır. Ancak aynı zamanda geçici ve kısa sürelidirler. Böylece insanlar sonsuz ahiret nimetleriyle kıyas yapabilirler. İşte sır da buradadır. Güzellikler içinde yaşamak, haz almak kuşkusuz nimettir. İnanan insan dünya hayatında da yararlanmak için bu nimetleri Allah'tan ister. Aynı zamanda fiili dua anlamında çalışır, çaba gösterir. 

 

Allah dileğine rızkı genişletip yayar, dilediğinin ise rızkını kısıp daraltır ve tümünü hayır ve hikmet üzerine diler. Zengin olan da yoksul olan da böylece sınanır. Servetle azgınlaşıp şımarmayan ve şükredici olanlar, serveti alındığında ise tevekkül ve sabır gösterenler Allah'ın razı olduğu kullardır. 

 

Onlar tüm malın ve mülkün gerçek sahibinin Yüce Allah olduğunun, O'nun dilediği kuluna dilediği kadar verdiğinin ve yine O'nun dilemesiyle gideceğinin bilincindedirler. 

 

Zenginlik, para, mülk amaç değil, rızıkları, nimetleri adalet, hikmet ve rahmet içinde taksim edip herkese nasibini veren Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için araç olmalı.... Servetini sırtına yüklenmeyip binek olarak kullanan insan için kurtuluş yollarına ulaştıran bir araç... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dünyada ulaşmak istediğimiz sonuca, yürekten şükrederek, Allah'ı bilerek,yarattığı herşeyde onun izini görerek,korkarak değil, saygıyı yitirmeden onun aşkıyla baktığımız an yaklaşırız.Yüreğinize sağlık.

AYŞEGÜL ÇETİN 
 30.07.2011 19:50
 

Rabb'imizin bize verdiklerine öncelikle "şükrederek" sonra da "tasarruf" ederek daha sonrasında tevekkülle beklentiye girerek, zenginlik ancak böyle oluşabiliyor. Herşeyden önemlisi, Rabb'imiz "ol" derse, kaderimizde varsa olacaktır...Oluşan zenginliğin aslında bir sınav olduğunun farkında mıyız acaba? Bize sunulmuş olan maddiyatı nerede, ne şekilde kullanıyoruz? Bencillik edip sadece kendimize mi kullanıyoruz? Zevk ve sefada, gece alemlerinde, yasak yollarda harcayarak mı? Çok küçükken duyardım büyüklerimizin sesli dualarından: "Çok verip taşırma, az verip şaşırtma Allah'ım" diye...Demek oluyor ki insanlar çok parayı görünce şaşıracaklarından korkmaktalar...Öz olarak görüşüm ve uygulamam şudur: Maddi çıtam ne kadar yükselse de, yaşam ve harcama kriterimi değiştirmem, sade yaşam tercihimdir. Bu görüşlerimi ve uygulamalarımı yakın çevreme de aşılamaya çalışırım. Çünkü yarınların kime ne getireceğini bilmiyoruz, tedbirli olmak güzeldir... Yaradan'ımızın selamı üzerinize olsun...

Yurdagül Alkan 
 30.07.2011 19:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 748
Toplam yorum
: 242
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 486
Kayıt tarihi
: 09.02.10
 
 

Ekonomi okudum. 5 yıldır haber siteleri, portal ve dergilerde yayınlanan yazılarımı ve inandıklar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster