Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ocak '16

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
707
 

Nasırlı Ruhlar

Nasırlı Ruhlar
 

Sizler de gördünüz
Aşınmış benliklerin
Kirli sakalına tutunmuş
Evrenin ruhundan çizik yiyen
Kaypakların şuursuzluğunu ve
İçine tükürülmüş iradelerin asık suratını
Sağılmış ruhların oynak bedenlerini.

Henüz menziline varmamış
Bir acıyım ben de sizler gibi.
Tunçtan bir siperin gölgesine uzanıp
Gök mavisi duygular eşliğinde
Çirkeften adamların çiçekbozuğu sözlerine
Ve ekzamalı sırıtışlarına fener tutarım.

Aklın penceresinden görünür zaten
Ağızlarında yüzyılların yeşil sakızıyla
Gecesi gündüzü darağacına asılmışların
Kendi zindanlarına tutsak edilişleri.

Kulak verin dizelerime
Ey göğün kızıllığına böğürenler
Yal kuyruğunda kuyruklaşanlar
Mera iştahıyla hayvanlaşıp tepişenler
Yalanın eğlencesine katıksız katılanlar
Uyuyanlar, gerçeği görmezden gelenler.

Ne çabuk unuttunuz
Kapılarına kilit vurulmuş akıllar yüzünden
Kemanlara boşalan sevdaların mızraklı çığlığını
Ve Sarıkamış'ın buz tutmuş şehitlerini
Tren garlarında yiğidini arayan
Yüreği parça parça anaların gözyaşlarını.

Şimdi de zamansız tabutlar taşınır omuzlarda
Kabarmış sokakların kıvrımlarından.
Telaş içinde ağıtlarını boşaltır şehirler.
Duyguları örselenmiş masum çocuklar  ve
Düşleri dökülmüş analar ağlar yine
Gece gündüz göçüp giden canlar yüzünden.
Sarsılırım ve dumanlar arasında kalırım.
Dikişlerini kemirip kaçmak ister ruhum.
 

ABBA, Onder KARAÇAY, NAZ YAZ ve 24 diğer kişi bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok duygusal ve güncele ağıt gibi bir şiir. "Ağızlarında yüzyılların yeşil sakızıyla" derken "yeşil" ruhani bir ifade değilse, hani cennet gibi falan; yani sadece yeşilse bence onu "yosun" yapmalı.

Muharrem Soyek 
 05.09.2016 21:15
Cevap :
Rahatlatan ve serinleten,huzur veren doğanın bu masum rengi İslam aleminin ona olan aşkındandır.Çoğu İslam ülkelerin bayraklarında bu renk vardır.İslamın rengi diyebilir miyiz,doğrusu ben de bu konuda net bir şey diyemem.Çöle gelen bir dinin emirleri yerine getirldiği taktirde yemyeşil ova ve vadilerinden serin şerbet sularının aktığı bir Cennet ile ödüllendirileceği fikri Yeşil rengin anlam ve önemini üst seviyeye çıkarmış da olabilir.Elbette dinin rengi olmaz,ama yorum farklılıkları olabilir...Ben yeşili ruhani bir renk olarak kullanmadım.Bu rengin gereksiz ve anlamsız yerlerde kullanılması,yüce dinimizin tezgahlarda pazarlanması,yetkili yetkisiz,bilgili bilgisiz herkesen onun hakkında ileri geri konuşuyor olması düşüncesinden "yeşil sakıza"benzettim.Yanlış yorumlamaları ve Kuran'da olmayan şeyleri çıkarları adına varmış gibi gösterenleri vurgulamak istedim.Yosun somut bir kavramdır ve çiğnendikçe eriyip tükenebilirdi,yeşil sakızı ise soyut anlamda kullandım...Selam ve saygılarımla.  08.09.2016 19:41
 

öfkeniz akmış yüreğinizden ellerinize, patlayacak gibi oluyorum bazen, olan biteni seyretmekten öte, ekran karşısında bir iki yorum yazmaktan öte gidemediğim için, yapmak istediklerime cesaretim olmadığı için, kaybedebileceğim canlarım olduğu için, bencil olduğum için kendime çok kızıyorum, yüreğiniz sağ olsun

Süheyla Çalışkan 
 27.01.2016 22:03
Cevap :
Gerek üzerinde yaşadığımız dünyada gerek bizlerde değişen sadece biçim değildir,öz de değişir zamanla.Yerle göğün arasında olup biten her şeyi sanatçı görmeli.Yazar,renklerin dilini ve aralarındaki titreşimli dostluğunu,insanın nesneleşmiş bunalımını ve dağınıklığını görüp yazmalı.İyileştirici reçetelerini sunmalı.Düşünür veya toplum önderleri de yazılı bütün bu hasatları evrensel yasaların ruhuyla yıkayıp toplumların akıl sofralarına servis etmelidir...Bizler iyimseriz.Kötümserlik dışardan saldırır daima içimize.Aynı şeyleri görürürüz,ama ağız tatlarımız farklı olur ne yazık ki.Bazılarımız sevgi dağıtırken bazılarımız da hayırsızlıklar dağıtıyor.Aydınlık çağı beklerken karanlık bir çağın silik yüzü ürkütüyor bizleri...Düşüncenizde haklısınız.Bir annenin evlatlarına olan sevgisini karşılayacak hiç bir değer yoktur yer yüzünde.Bu nedenle kendinize kızmayınız.Samimiyetiniz,içtenliğiniz ve dürüstlüğünüz bile yeterlidir Süheyla hanım...İlgi ve yorumunuz için sağolun.Selam ve saygılarımla.  28.01.2016 23:13
 

Günümüz bu işte canım arkadaşım... Çok güzel ve çok içten bir serzeniş... Aklın ve bilimin egemenliğinden kaçışın sonu bu olur zaten hep bu olur hem de... Saygılarımla...

Halil Güven (Sökeli) 
 24.01.2016 12:53
Cevap :
Kartal yuvası diye de adlandırılan ve saklı cennet bahçeleriyle ünlü fedailerin yetiştirildiği Hasan Sabbah'ın Alamut kalasinini okumuşsunuzdur.Ölümü göze almaları için uyuşturucu verilip bayıltıldıktan sonra gizli yollardan cennet bahçesine taşınır ve orada cennette vaadedilenler yaşatılırdı.Sabaha karşı da tekrar uyuşturucu verilip yine gizli geçitlerden geçirilip alındığı yere konulurdu.Ayıldıklarında cennette yaşadıklarıyla sarsılır ve Hasan el Sabbahın tüm emirlerini göz kırpmadan yerine getirlerdi.Çünkü ölüp bir an önce cennete gitme duygusu içindeydi tüm fedailer.Astronom Ömer hayyamla bir sohbetinde Hasan Sabbah'a şöyle demiş:"Bu insanlar cennet için yaşıyorlar,ancak onlara bir cennet verebilirsen onları yönetirsin".Bugün işte olan budur.Ortadoğu'da olanlar,müslümanların birbirini öldürmeleri,Taliban,IŞİD ve daha nice kurulan cihat örgütleri bilimi,sanatı ve kültürü yok ederek İslamın özüne de büyük zararlar vermişlerdir..İlgi ve yorumunuza teşekkür ediyorum.Selam ve saygılar.  25.01.2016 22:57
 

unutmak en kolayı inşa etmek zor derin bir olay.hassasiyete yüreğinize sağlık ruhları şad olsun tüm şehitlerimizin.selamlar

gökhanaynacı 
 23.01.2016 12:19
Cevap :
İnsan aklı ne çok düşüncelerle doludur.Çoğu kez ruhun kendini hafifletmesi için çoğunu kaldırıp atar.En besleyici olanlarla kendine ve çevresine,ulusuna en veriml tasari ve güzel tasar ımları inşa etme yoluna gider.Her üretimin mayası düşünce harcıyla gerçekleşir.Yaratıcı güçler,ihtiyaçların karşılanması için besleyici mahsüllerin bolluğu ve kalitesiyle zamanın bilgisini aşarak geleceğe,eski yüzyılların tecrübesiyle,insan hayatının anlam ve amacını da ekleyerek,tesir eder ve sağlıklı, mutlu toplumlarını kurar;demokrasi,adalet ve özgürlüğü, halklarının vazgeçilmez hakları olarak belirleyip yığınların ınsancıllığını yükselterek daha hızlıca evrimleşmelerine katkı verip onların hak ve barışsever olmalarına rehberlik eder.Kim bilir,belki de insanoğlunun hayalindeki Cennetleri yaşadığı dünyasına inşa etme başarısını da göstermiş olurlar...İlgi ve yorumunuza teşekkür ederim Gökhan bey.Sağolun.Selam ve saygılarımla.  24.01.2016 21:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 73
Toplam yorum
: 1160
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 432
Kayıt tarihi
: 21.08.12
 
 

1979 Yabancı diller yüksek okulu almanca bölümü mezunuyum. 2 Yıl tercümanlık yaptım. 28 yıl da öğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster