Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ocak '08

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
670
 

Nazım geçti bu topraklardan...

Nazım geçti bu topraklardan...
 

Orjinaline eklenti yapılmıştır...


Kırmızı şarabın kadehte duruşu kadar güzel…
Okunuşu; şarabın dilde, damakta bıraktığı tat gibidir.
Doyumsuz ama biraz buruk…

Nazim Hikmet "Salkımsöğüt" şiirinde vurulan bir atlının ölümünü anlatır:
Anlatılan aslında bir masaldır şiir tadında.
İhtimali yüksek kader, gelir bulur atlıyı,
“Birden
bire kuş gibi
vurulmuş gibi
kanadından
Yaralı bir atlı yuvarlandı atından!”

Atlının çaresizliği, kaderini sessizce kabullenişi ise şu dizelerdedir…

“Bağırmadı,
gidenleri geri çağırmadı,
baktı yalnız dolu gözlerle
uzaklaşan atların parıldayan nallarına!”

Abidin Mutluluğun resmini yapamaz ama usta bu şiirinde ölümü öyle bir anlatır ki:
"Akarsuyun sesi dindi./Gölgeler gölgelendi, renkler silindi./Siyah örtüler indi mavi gözlerine, sarktı salkım söğütler sarı saçlarının üzerine!"

Bu mısraların şairinin doğum günü birkaç gün sonra 15 Ocakta...
Öyleyse ölümden değil, yaşamdan söz etmek lazım.

Bazan ılık esen rüzgârı yüzünde hissedebilmektir, yaşamak…
Bazan kumsalda, yalınayak gezmektir.
Sere serpe uzanıp yıldızları seyretmektir kimi zaman.
Sevdiklerinin yanı başında olmasıdır.
Şiirdir yaşamak, şarkıdır, bir eseri ortaya çıkarmaktır...
Görmektir, dinlemektir, hissetmektir…
Yaşadığının ayırdına varmaktır.

Yaşamımızı güzelleştirenlere, renk ve tat katanlara binlerce teşekkür.
Nazım Hikmet de onlardan sadece biridir.
İyi ki doğdun usta, iyi ki geçtin bu topraklardan...
Bize yaşama sevinci verdin.


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Yaşamı, insan sevgisini" bu kadar güzel anlatabilen kaç şair var Nazım gibi... Dizeleri sizin anlatımınızla tekrar canlanmış. Nazım'ın değerini bilenlere ne mutlu...

Uzeyir Kadioglu 
 22.02.2008 22:27
 

Neden insanlar özünden söze geçip onları nazım .nesir halinde yazarken yolunda gitmeyen bir şeyler oluyor.Neden aydın dediğimiz kişilere birer siyasi kulp takılıyor ya da taktırılıyor.Sanatçı tarafsız olmalıbence.Bir ideolojiye hizmet için sanat yapılmaz .Sanat ,Sen"a dan gelir.Allah güzeldir,güzeli sever .Biz de bu amaçla icraat yaparsak ve sanatı böyle değerlendirirsek sanatçılarımıza da zarar vermemiş oluruz.Gözümün önüne Ömer Hayyam geldi eline tutuşturulan oku yere atarak kalemini çıkarıp yaya geren ve benim silahım budur diyen .Ve sayfaları oklara dizip savaşa engel olmak isteyen hile ya da bir tavır.İyi anlaşılmalı derim. ellerinize sağlık.Saygılarımla

ütopik 
 12.01.2008 17:38
Cevap :
Nazım Hikmet bir komünistti. Övünç duyardı bundan. Ama her şeyden evvel o da bir insan. Ortalama bir insanın, insanlık için fikirleri varken, bir aydının insanlık için fikirleri olmaması düşünülebilir mi? Onun da insanların daha mutlu yaşayacaklarına inandığı bir düzen özlemi vardı. Ama bir sanatçı ortaya koyduğu eserleriyle büyüktür. Saygılarımla...  13.01.2008 0:06
 

bolglar arası gezinirken Nazım adını duyunca işte bu diyerek tıkladım yazınıza. ne zaman bu adı duysam zamanımı o anda duraksatırım. Ağlama salkım söğüt ağlama, kara suyun aynasında el bağlama! el bağlama! ağlama! ne güzel bir duygudur Nazım'ın mısralarını okumak ve sonra gözlerini kapatıp, mısraların içine, yüreğine akışını hissetmek... beni de özendirdiniz bende en kısa zamanda Nazım ile ilgili yazacağım sizde benimkini okuyun olur mu? sevgi ve saygılarımla

DUYGUALTN 
 11.01.2008 13:54
Cevap :
Yazınızı merakla bekleyeceğim. Selamlar...  11.01.2008 17:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 75
Toplam yorum
: 156
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 1141
Kayıt tarihi
: 03.10.06
 
 

1966 Samsun doğumluyum. KTÜ Mühendislik fakültesi mezunuyum. İzmirde yaşıyorum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster