Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ocak '13

 
Kategori
İzmir
Okunma Sayısı
561
 

Nazım Hikmet 111 yaşında İzmir'de...

Nazım Hikmet 111 yaşında İzmir'de...
 

Niçin öldün Nazım

Ne yaparız şimdi biz

Şarkılarından yoksun?

Nerede buluruz başka bir pınar ki

Onda bizi karşıladığın gülümseme olsun?

Seninki gibi ateşle su karışık

Acıyla sevinç dolu,

Gerçeğe çağıran bakışı nerede bulalım?

…..

Böyle başlıyordu  Pablo Neruda ,  Nazım Hikmet’in  ölümünden sonra yazdığı şiire, Ataol Behramoğlu çevirisiyle. Güz Çiçeklerinden Nazım’a  Çelenk  yapıp, taçlandırarak.

***

15 Ocak 1902 tarihinde Selanik’te doğan şair ‘’ Nazım Hikmet 111 yaşında İzmir’de’’ etkinliği ile anıldı İzmir Sanat Merkezinde. Nazım  Hikmet’in şiirlerini en güzel okuyan Ataol Behramoğlu, konuklarından biriydi gecenin. Onun sesinden Nazım’ın şiirlerini dinlemek ayrı bir keyif veriyordu insana. Acılar, sıkıntılar çeken, hapislerde yatan sanatçılar sanki daha bir bütünleşmiş oluyordu birbirleriyle. O’nu dinlerken , gözlerinizi kapadığınızda, şiirlerin içinde hissediyordunuz kendinizi. Yurt sevgisi, hasret, yürek  dağlayan acılar, güzel günlere duyulan özlem, hayal kırıklıkları iliklerinize kadar işliyordu kendiniz yaşamışçasına. Gecenin bir diğer konuğu olan Haluk Çetin , Nazım Hikmet ve Ataol Behramoğlu şiirlerinden bestelenmiş eserleri icra ederken enfes bir performans sergiledi. Kimi şarkılarda  salonda büyük bir sessizlik oluştu şarkının büyüsünü bozmaktan çekiniliyormuş gibi, kimi şarkılarda ise büyük bir coşkuyla eşlik vardı bir ağızdan  bu şarkı korosuz olmaz der gibi.

***

Şiir –müzik dinletisinin ardından sahne alan Suavi her zamanki gibi farklıydı. Duruşuyla, sözlerindeki zerafet ile, haksızlığa, eşitsizliğe karşı çıkan tavrıyla kırk yıldır müzik dünyasında varlığını sürdüren, iz bırakan usta bir yorumcu olarak. Nazım Hikmet şiirlerinden bestelenen şarkıları yorumlarken, Yalıçapkını derken, Bilmelisin derken, Tükenme derken. İzleyicilerle çok güzel iletişim kuran, salonu dolduran izleyicilerin coşkusundan duyduğu hazzı   dudaklarına ve gözlerine yerleşen gülümseme ile belli eden amatör- profesyonel bir sanatçı vardı karşımızda her zamanki gibi.  ‘Bugün Pazar’ı söylerken biz de şaştık gökyüzünün bu kadar mavi, bu kadar geniş olduğuna, ‘Vapur’ da bizim de yandı ellerimiz Boğaz’a doğru geçen vapuru usulcacık okşayınca.

***

Gecenin sonunda, konser sona erdikten sonra şaşılası ılıklıkta bir kış akşamında Kültürpark’ta yürürken, ‘ Ne güzel bir geceydi, iyi ki gelmişiz’ dedik birbirimize. Küçük de olsa umut ışıklarına gereksinmemiz var oldukça uzun bir süredir. İyi,  güzel günlere dair, çocuklarımızın daha iyi bir dünyada yaşayacağına dair.  Sonra ‘ Sen’   geldi aklıma, yazabilir miydim böylesine sevdiğime, Nazım gibi diyerek;

Sen esirliğim ve hürriyetimsin

Çıplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin

Sen memleketimsin.

Sen ela gözlerinde yeşil hareler,

Sen büyük, güzel ve muzaffer

Ve ulaşıldıkça ulaşılmaz olan hasretimsin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 56
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 649
Kayıt tarihi
: 06.12.10
 
 

Bornova Anadolu Lisesi ve Sbf mezunuyum. Üniversite yıllarımda başlayan çalışma yaşamım kısa bir sür..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster