Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Haziran '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
618
 

Nazım Hikmet ölmedi; O gün geçtikçe ölümsüzleşiyor.

Nazım Hikmet ölmedi; O gün geçtikçe ölümsüzleşiyor.
 

www .medyagunebakış.com


Yunus Emre, Pir Sultan ve Karacaoğlan gibi Nâzım Hikmet de klasik bir Türk şairidir. Hem de çağdaş, modern bir klasiktir. Üstelik yalnızca ulusal bir değer değil, uluslararası bir değerdir de. İçerik ve biçimce Türk şiirine olduğu kadar dünya şiirine de katkıda bulunmuştur. Bu katkının değeri daha iyi anlaşılmakta ve eserleri yabancı dillere daha çok çevrilmektedir. Şimdiye değin çevrildiği dillerin sayısı altmışı aşmıştır.(Bezirci,1993,s.11)

Memleketimi seviyorum

Çınarlarında kolon vurdum, hapishanelerinde yattıım,

Hiçbir şey gideremez iç sıkıntımı

Memleketimin şarkıları ve tütünü gibi.

 

Memleketim

Bedreddin, Sinan, Yunus Emre ve Sakarya

Kursun kubbeler ve fabrika bacaları

Benim o kendi kendinden bile gizleyerek

Sarkık bıyıkları altından gülen halkımın eseridir.

Nazım Hikmet,”Memleketimadlı şiirinde aldığım bu dizelerini, özgür koşukla yazmış. Ülkesini seviyor. Ülkesinden; ülkesinin ekinsel (kültürel) değerlerinden, yazarlarından, şairlerinden, mimarlarından; Sakarya Savaşı’ndan; camilerinden, fabrikalarından; Türk insanın bireysel ve toplumsal özelliklerinden söz ediyor. Nazım Hikmetin şiirlerinde bağımsızlık, sevgi, eşitlik, kardeşlik, adalet, barış var. Aşk, özlem, umut, ölüm, ayrılık, iş var. Ana sevgisi, yaşama sevinci, yurt sevgisi var. O, Kurtuluş Savaşının destanını yazmış; başka bir deyişle Kurtuluş Savaşıbetimlemiş dizelerinde.                              

Dörtnala gelip Uzak Asya'dan

Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan

Bu memleket, bizim.

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak,

Bu cehennem, bu cennet bizim.

Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
Yok, edin insanın insana kulluğunu,

Bu davet bizim.

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine,

Bu hasret bizim...
 

Ülke sevgisi, bu ülke insanının savaşlarda çektiği sıkıntılar, bağımsızlık, toplumsal dayanışma, özlem… Bundan daha açık, daha anlamlı, daha güzel anlatılabilir mi?

Nazımın bu şiirini, 1965’te yedek subaylık yaptığım- Kırklareli/Vize’nin kurtuluşunda konuşmamın arasında adını vermeden okumuştum; o yıllarda Nazım’dan söz edilemezdi. Eğer Nazım’ın adını verseydim, hakkımda soruşturma açılır, yargılanırdım. Dinleyiciler arasında o günün tümen komutanı da vardı. Birkaç kişi, şiirin Nâzım’ın olduğunu fark etti

O, Türk toplumu içinde yaşayan insanı anlatırken onun kişisel özelliklerini, bireysel özelliklerini atmaz; tersine, onları bütüncü bir kavrayış çerçevesinde toplumsal sorunlarla, toplumsal olaylar ve gerçeklerle yan yana, iç içe verir.( Bezirci,1993,s.15)

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir bakıma "Nazım Hikmet" şairlerin şairidir. Belki de bu ülkeye gerçek şiiri tanıtan kişidir. Ondan sonra her şey değişti ve denilebilir ki, sanat ve şiir daha bir özgürleşti. Teşekkürler Hüseyin Öğretmenim.

Erdal Ceyhan 
 29.06.2015 4:41
Cevap :
Üstadım,Nazım'ın şiir evrenini,kısa;ama özlü bir biçimde belirtmişsin.Katkıların için teşekkür ederim.Sağ ol.  29.06.2015 13:53
 

Türkiye'mizin bu evrensel, onurlu, hümanist , duyarlı ve toplumcu sesine karşı ahd-e vefalı satırlarınız, sesiniz bizlerin, tüm çağdaş yurtseverlerin de sesidir, onurudur! En içten sevgi,selâmlar ve derin saygılarımla...

Ersin Kabaoglu 
 09.06.2015 13:31
Cevap :
Nâzım'a Anadolu'da bir çınar ağacının altı bile çok görülmüştür.Oysa O,Anadolu'dur.Türkiye' dir.Dünya 'dır.Nâzım 'la ilgili yazıma, içeriği güçlü tümcelerle katkıda bulunduğunuz için teşekkür eder; selam ve sevgilerimi iletirim,Ersin Bey.  09.06.2015 15:25
 

Nahide hanım hocama aynen katılıyorum, Nazım Hikmetler ölmez. Ruhu şad olsun, mekanı Cennet olsun. Güzel yazınızı kutlarım saygılarımla hocam..

gülsen tunçkal 
 08.06.2015 18:08
Cevap :
Elbette Nâzımlar ölmez.Onlar ölürse şiir,sessizliğe gömülür. Şiirin sessizliğe gömülmesi,duygu ve düş gücünün de yitirilmesidir.Selam ve sevgileimle.  09.06.2015 15:32
 

İnsanlık ölümsüz ilan ettiğimiz, ölmediğini iddia ettiğimiz insanlarla dolu. Oysa Peygamberde öldü, sultan Süleyman da öldü, Atatürk de öldü, Nazım Hikmet de. Hepside mezarlarında huzur içinde uyuyorlar.Aynı sizin de benim de günü geldiğinde yapacağımız gibi. Biz kendi kendimizi ne kadar kandırırsak kandıralım her canlı eninde sonunda ölümü tadar. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 04.06.2015 10:38
Cevap :
Mustafa Bey,kuşkusuz her canlı için ölüm kaçınılmaz.Yahya Kemal Beyatlı, ölümünden kısa bir süre önce şu beyti söylemiştir: " Ölmek kaderde var; yaşayıp köhnemek hazin, Buna bir çare yok mudur ya Rabbilâlemin? "demekte.Ölüme çare aramakta;ama bugüne değin ölüme çare bulunamadı.Ne var ki peygamberler,düşünürler,yazarlar,şairler,sanatkarlar yapıtlarıyla yaşarlar.Selam ve sevgilerimle.  04.06.2015 12:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 321
Toplam yorum
: 1162
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1768
Kayıt tarihi
: 04.12.12
 
 

Hüseyin BAŞDOĞAN, 1942'de Malatya- Arapgir'de doğdu.Arapgir Ortaokulunu, Diyarbakır Öğretmen Okul..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster