Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ağustos '17

 
Kategori
Oyunlar
Okunma Sayısı
2580
 

NBA Live 18 (Efsane geri mi dönüyor? İnceleme, izlenim, yorum)

NBA Live 18 (Efsane geri mi dönüyor? İnceleme, izlenim, yorum)
 

Eskiden sadece o vardı. Fifa serisi gibi tek başına kalmıştı ve NBA Live neyse basketbol oyunları da oydu… Sonra Fifa’nın PES serisine kaptırdığı gibi tahtını devretti ama PES gibi bir şekilde ayakta kalamadı ve yıkıldı, Fifa serisi gibi yeniden kral da olamadı. Oyunları çıkmadı, ertelendi, bazı geri dönüş hamleleri denedi, sadece konsollara çıkmakla yetindi ve yıllar içerisinde NBA 2K serisi aldı başını yürüdü, tekelleşti. Bu yıl yeniden deneyecek EA Sports firması ama yeniden deneyiş bu sefer sıradan bir hamle gibi görünmüyordu. Nitekim konsollar için yayınlanan demosu sayesinde oyunu ucundan tadabilme imkânı bulduk.

Demo düzenli biçimde hazırlanmış. James Harden karşılıyor hemen başında. 21 sayı atan takımın kazandığı bir yıldızlar maçı yapıyoruz henüz menülere girmeden. Oynanış dinamiklerini görüyor biraz eğleniyor biraz öğreniyoruz. Oyuna alışma sürecini hızlandırmak adına sol üst köşede tuş kombinasyonlarından örnekler verilmiş. Hangi tuşla ne yapılacağı, küçük görevlerle gösteriliyor. Sonrasında “The One” başlıklı tek kişilik kariyer ve hikâye moduna geçiş yapabiliyoruz. Burada iki sıra ilerlemeden NBA menüsü açılmıyor.

Hikâye modunda bir karakter oluşturuyoruz. Oyuncumuz sakatlık geçirmiş, draft edilememiş ve bir senesi heba olmuş. Yakın arkadaşıyla yaptırdığımız mesajlaşmalar sonrasında NBA oyuncularıyla efsanevi alanlarda sokak ve salon basketbolu maçlarına katılarak ilerliyoruz. İlk yaptığımız maç misali 21 sayı atan takımın kazandığı süresiz maçlar bunlar. Oynadığımız maçlardan elde ettiğimiz yetenek puanlarını dağıtarak karakterimizi güçlendirme imkânımız var. Seçtiğimiz oyun pozisyonu doğrultusunda puanlarımızı kullanarak ilerleme kat edebiliriz. Ben şut atabilen kısa bir oyuncu oluşturmuştum. Bol bol asist yaparak biraz da sayı attım. Puanlarımı üçlük ve orta mesafeli iki sayılık atışları geliştirmede kullanma imkânı verdi oyun. Yaptığımız her hareket 70’den başlayan maç puanımıza etki ediyor. Asistlerden savunmadaki duruşumuza, gereksiz sut seçimimizden yaptığımız sayılara kadar puanımız azalıp çoğalabiliyor ve maç sonrası farklı hanelere aktarılıyor. 7 aşamalı özel maçların sonuncusunu draft için oynuyoruz. Maç esnasında kaçıncı sırada seçilebileceğimiz sol üst köşede görünüyor. Aldığımız ortalamaya göre 2017 Draftına giriyoruz. Ben sayı atamadığım maçta yaptığım asistlerle 90 civarı bir ortalama puan tutturup 5. Sıradan Sacramento Kings tarafından seçildim. Öncesinde bu sene seçilen oyuncular görüldü. De’Aaron Fox yerine seçilmiş oldum ve demonun izin verdiği bölümler bitti. Artık bir Sacramento oyuncusuydum ve ana menüdeki resimde oyuncunun üstünde yeni takımının forması bulunuyordu. Oyunun tam sürümü alındığında kalınan yerden devam edecekmiş.

Bir başka oynama imkânı verdiği mod ise en temeli. Cleveland Cavaliers ve Golden State Warriors takımlarından bir tanesini seçerek finalinin gerçekleşmeyen 3-3- sonrasındaki son maçını oynuyor ve kazanırsak kupayı alıyoruz. İki takım da bol bol yıldız oyuncu içerdiğinde hayli eğlenceli maçlar yapma imkânımız var ki iki takımla da bu maçları deneyimledim. Diğer modlarla da birlikte bolca oynama fırsatım oldu.

Peki gelelim asıl soruya. NBA Live serisi tahtını geri alır mı? Cevap zor, olabilir çünkü özenle hazırlanmış, üzerinde çalışılmış, yenilikler barındıran bir oyun hazırlamışlar, olmayabilir çünkü NBA 2K serisi almış başını gitmiş ve kitlesinin oyunlarını terk edip Live serisine dönmesi zor. Şöyle düşünelim, henüz elimizde 2K18 oyunu yok ve farz edelim ki bu sene çıkmayacak, rakipsiz bir NBA Live 18’le karşı karşıyayız. Bu oyun oynanır mı, bıktırır mı?

Bir kere tuşların yerleşimi bakımından NBA 2K serisine alışan bir oyuncu Live’a fazla zorlanmadan alışacaktır, aşağı yukarı benzer düzen sağlanmış. Ama oyunun bütününe baktığımızda tabii ki aynı oyun değiller. EA Sports firması hayli çalışmış, özellikle animasyonlardaki çeşitlilik göze çarpıyor ve biraz da batıyor açıkçası. Fazla mal göz çıkarmış sanki. Bazı noktalarda oyun animasyon çokluğundan ötürü kendi kendine oynuyormuş hissi veriyor. Gerçek basketbol oynamaktan örnek vermek gerekirse elimize pamuk dolayıp topu öyle tutuyormuşçasına bir his verdi bana. Kontrol bizde ama çoğu pozisyonda devamı kendiliğinden geliyor. Şu atacaksak fazladan ilerleyip oyuncu pozisyon alıyor, potaya doğru hareketlenirken üç sayı çizgisini geçince animasyon kendiliğinden başlıyor, bazen iki hatta üç oyuncuyla mücadele otomatik yapılıyor, topu istediğimiz anda elimizden çıkaramıyoruz. Animasyonlar gerçekten fazla, üzerinde uğraşılmış, hareket çeşitliliği sağlanmış ama bunları göstermek için oyuncu bir tuşa basarak hepsi gerçekleşiyor. Kolay alışılır mı, bir süre sonra sıkıcı hale gelir mi zaman gösterecek.

Bir de şut atarken yanda çıkan barlar var. Eski Live oyunlarında şut atan oyuncu sıçrayıp topu en üstte tuttuğunda bırakılan şutlarda isabet sağlanırdı. 2K serisinde her oyuncuda farklılık gösteren bir şut stili hâkimdi özellikle son oyunlarda ve çok göze batmadan arzu eden oyuncuya fayda sağlayan şut barları kullanılırdı. Basketbol oyunlarında en sevdiğim özellik oyuncunun duruşuna göre topu bırakmakken bile gözlerimi barlardan ayıramadım. Sıra tabanlı strateji oyunları misali oyuncu kendi kendine bir yerlere gidiyor, boyu kadar yanında duran barlarla şutu atıyor, en üstteki yeşil kısma denk getirince şut giriyor. Kolaylık seviyesine göre değişir şut isabet oranı ve önünde oyuncu varsa yeşil kısımda da şut tuşu bırakılsa isabet zorlaşıyor ama oyuncuya değil de gözümüzün barlara takılması yapaylığın üst düzeylere çıkmasına neden olmuş. 

Genel anlamda ise oyun güzel, oynanabilir, oyuncular pozisyon alıyor, yer değiştiriyor, şut için yardımcı oluyorlar, grafikler harika, sevenler de olacaktır. Eğlenceli mi eğlenceli ama 2K serisini tahtından indirebileceğini sanmıyorum. Savunma yine 2K ya göre daha etkili hareketler mevcut. Blok sayısı bir hayli fazla gelgelelim üçlük çizgisinden itibaren aksiyon başlayınca blok yapacak oyuncu da o zaman kadar pozisyonunu hazırlayabiliyor. Yapaylık etkisi yine… Tuşa basıyoruz ve animasyonlar başlıyor, topu elden çıkarma bizim kontrolümüzde ama o da anlık etkiyle gerçekleşmiyor. Başta belirttiğim gibi animasyonlara çok çalışılmış gelgelelim biraz fazla kaçmış.

Üzerine çok çalışılmış bir oyunla geri dönüyor NBA Live serisi. Tüm eleştrilerime rağmen oyun esnasında beğeni uyandırmıştı aslında. The One isimli hikâye modu gayet başarılı, eğlenceli, merak ettirtiyor. Oyundaki animasyon zenginliği dengelenebilirse NBA 2K serisine ciddi bir rakip haline gelir ve bu rekabet oyunculara avantaj olarak döner, daha özenli yapımlarla buluşabiliriz.

Yazan: Emrah Subaşı 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1473
Kayıt tarihi
: 07.07.17
 
 

Tüm oyunseverlere merhabalar… Bir roman yazarı olarak en sevdiğim hobim hakkında yazılarımı payla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster