Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Kasım '16

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
499
 

Ne Eylül ne Ekim, ben sonbaharı Kasım'da anlarım

Ne Eylül ne Ekim, ben sonbaharı Kasım'da anlarım
 

Ne Eylül ne Ekim, ben sonbaharın geldiğini Kasım'dan anlarım. Çünkü tam karşılığıdır hazanın. Yavaş yavaş hissettirir kendini. Hafif yazlık kıyafetlerle dışarı çıkıp o rüzgarın surata çarpışında bir anda hatırlarsınız geliverdiğini. Eve gelince " anneee benim hırkalarım nerdeee" sorusu sorulur hemen. Ceketler, kalın gömlekler, fularlar çıkar o gizli yerlerinden. Dışarı çıkılırken daha tedbirlisinizdir. Öyle kafanıza estiği gibi bir kot bir tişörtle olmaz. Ceket alsam mı? Yağmur yağar mı ki? Şemsiyemi nereye koymuştum yahu? Anlayacağınız soru üstüne sorudur Kasım ayı.
 
Bir rüzgar, sert esti diye de olmaz bunlar. İnsan ruhu niye hazanda dinginleşir, kendi kabuğuna çekilir bilmem. Eylül, Ekim bir tanışmadır belki ama o düşünce, duygu trafiği hep Kasım'dadır. Bir düşünülür n'apmalı, nasıl yapmalı? İç hesaplaşmalar yapılır ufak ufak. Sakince bir rota belirlenir belki. Sert esen rüzgarın tenine her değişinde bazı şeyler netleşir. Her temasta fikirlerimiz şekillenir. Kısacası biz 11 ay yaşasak da ilk dümene geçişimiz kasıma denk gelir. .Çünkü bir değişimdir bu sonbaharın son ayı. (Yahu koskoca tabiat değişiyor, senin buna kayıtsız kalman mümkün mü?)
 
Sırf bu mevsim için ağaç dalları süslerini atar toprağa. Zümrüt yapraklar toprağa kavuşmak için altına, yakuta dönüşecektir. Şu gazel dediğimiz şey var ya hani türkülerde geçen ama bizim daha çok üstüne basıp, yürürken çıkardığı sesten bildiğimiz, işte şu kurumuş yapraklar. Asfalta bile nağme kazandıran gazellerin ayıdır işte bu ay. Kasım ayı, benim hikayemde hazan ayı... Doğru ya biz sonbaharı hep hüzünle yan yana getirdik. Mesafeleri ayrılığa hep bu zamanlar ekledik. Duygusal şarkılarda dinledik kendimizi. Ama ne olursa olsun hep bir başka hissettik. Çünkü Kasım'da her şey bir başkadır. Biz böyle öğrendik. Aşklar başkadır sevdalar, kavgalar başkadır, ayrılıklar daha bir başkadır. Yağmurun kokusu bambaşkadır. Toprağın sıcaklığı, ağaçların ıslığı başkadır. Bulutlar insana yakındır. Göğün mavisi biraz dargın. Anlayacağınız bir renk cümbüşü gibi bir duygu şöleni işte.  
 
Şimdi yepyeni bir Kasım daha. Duyguların cumhuriyeti olan sonbaharın son ayı. Belki de koskoca yılın hengamesinde kendimizi duyduğumuz son zaman. Duyduk ki Eylül hep Ağustos'a özenirmiş. Ekim arada kalırmış biraz ama bu mevsimin hakkını hep Kasım ayı verirmiş. E eylül geçti, Ekim de. Biz de yaşadığımız hayatın hakkını vermeye bu aydan başlasak mı ne dersiniz? Sizce de tam da burada, dümene geçmenin vakti gelmedi mi ? Rota çizmek için ne hoş zaman.
 
Haydi açın pencerenizi, serin rüzgarı çekin içinize. Unutma bir baharda yaşadığın bir başka baharda gerçekleşmez. Aynı yağmur seni iki kez ıslatmaz. O yüzden anı yaşamak lazım, baharı yaşamak.
 
Sonbaharın son ayında iliklerine kadar rüzgarı hisset, haydi!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 56
Toplam yorum
: 19
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 133
Kayıt tarihi
: 26.09.13
 
 

"Sevgili günlük" tadında, aşure kıvamında ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster