Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mayıs '08

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
430
 

Ne giyelim haşmetmeap

Ne giyelim haşmetmeap
 

“Majestenin programı

İngiltere Kraliçe’nin dört gün sürecek Türkiye ziyareti bugün başlıyor. Ancak daha Kraliçe Türkiye’ye gelemeden, ziyaret Ankara diplomatik ve özellikle de siyasi kulislerinde en çok konuşulan konu haline geldi. Bunun nedeni, Kraliçe’nin ziyaretinin Türkiye protokolünde de pek çok ilki gündeme getirmesi...

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, daha önce Suudi Arabistan Kralı’nı ve Katar Emiri’ni ağırladı. Ancak bu ülkeler, Müslüman ülkeler olduklarından, ziyaretçilerin eşleri hemen hemen hiç ortaya çıkmadı. Dolayısıyla da Köşk’ün “kraliyet protokolü”, bir anlamda “maskulen protokol” olarak uygulandı.

Oysa bu kez gelen, hem dünyanın en eski Kraliyet ailesinin temsilcisi, hem de bir Hanım. Dolayısıyla, gerek Çankaya Köşkü’nde, gerekse Kraliçe Elizabeth’in ziyaret edeceği Bursa ve İstanbul’da uygulanacak protokol kuralları, en çok merak edilen konular haline geldi.

İşte, Ankara’da Kraliçe ziyareti konusunda sorulan sorular ve yanıtları:

CUMHURBAŞKANI GÜL SMOKİN GİYECEK Mİ?

Tüm dünyadaki protokol kuralları gereği, Kraliyet ailesi üyelerinin “taçlarını taktıkları” resmi yemeklerde, erkeklerin smokin, bayanların ise uzun gece elbisesi giymesi zorunlu. Bu durum, Kraliçe Elizabeth’in ziyareti öncesinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e de iletildi. Kraliçe’nin, Türkiye’ye “resmi ziyaret” için geldiği, dolayısıyla Cumhurbaşkanı Gül’ün onuruna vereceği yemekte “Kraliyet taçlarından birini takacağı” bildirildi. Ev sahibi olarak Gül’e, davetiyenin “kıyafet kısmına” ne yazılmasını istediği soruldu.
Gül de, protokol görevlilerine danışarak, davetiyeye “smokin giyilmesi” şartının koyulmasına izin verdi.
Böylece, kendisinin de ev sahibi olarak smokin giymesinin önünü açmış oldu.

(http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8923439.asp?gid=229&sz=50714)”

Bakalım cumhur reisimiz bugün ne giyecek. Ahmet Nejdet Sezer ile başlayan farksız cumhurbaşkanı yemini, Abdullah Gül ile sürdü. Gelenekler kolay oluşmuyor, devlet gelenekleri ise bir devletin omurgasını oluşturur. Fark, smokin giymeye karşı çıkmak ya geleneklere karşı olduğunuzu gösteren bbir anarşist ruh belirtisidir, ya da Avrupalı kıyafetine tepki, bu bizim geleneğimiz değil demektir. ANS hangi düşünce ile giymedi bilemiyorum ama , A.Gül frenk işlerine karşı olduğu ve geldiği fikir dünyası nedeniyle giymedi. Atatürk’ün makamına çıkan Sezer’in bu ters davranışı nedeni ile Gül’e kimse bir şey diyemedi. Şimdi ise Majesteleri gelirken ve majestelerine ev sahibi yapılırken onun protokol kurallarına uymak bana pek uygun gelmedi. Majestelerinin gelenekleri benim genç cumhuriyetimde oluşturamadığımız geleneklerden daha mı önemli?

Majestelerine saygı diyelim, Atatürk’e saygı daha mı önemsiz. Ahmet Nejdet Sezer’i bu konuda kendimce hiç bağışlamayacağım.

Cumhurbaşkanlığı simgesidir smokin, bu çocuk yaşlarımızdan beri Atatürk’ün resimleri ile beynimize pek hoş bir görüntü olarak kazınmıştır. Bu görüntüyü bozmak çok yakışıksızdı ve maalesef bozulmak üzere. Frenk elbisesi imiş. Ya kıravat takıyorsunuz beyler, Hırvat aksesuarı bir nesneyi niçin takıyorsunuz. Ceket , pantolon niye giyiyorsunuz.

Benim cumhuriyetimin gelenekleri Majestelerinin gelenekleri kadar önemlidir. Benim cumhuriyetimin geleneklerine saygı duymayanların başkalarının geleneklerine saygı duymaları beni ilgilendirmez. Sadece üzer.

Bir Arap veya İranlı bizim devlet geleneğimizde olan Ata’nın kabrini ziyaret etmiyorsa ve biz buna göz yumuyorsak, ama kraliçe taç giydiğinde herkes smokin giyecek, kadınlar uzun etek giyecek deniyor ve buna uymaya özen gösteriyorsak, bunun adının ne olduğunu sormak da vatandaşlık hakkıma girer. Böyle bir istek kraliçenin kraliçesi olduğu İngiliz Milletler topluluğu, yani eski İngiliz kolonileri için uygundur.

Devletçi değilim ama devlet de bu kadar ayaklar altında sürünmez ki.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Oğuzkan Bölükbaşı, Uluslararası ilişkilerde "sen bana dün çelme takmıştın, ben de sana çelme takmadan rahat edemem" anlayışı bulunmamaktadır. Siyasette, Sn. Demirel'in dediği gibi "Dün dündür, bugün bugündür" anlayışı geçerlidir. Bununla birlikte; hepimiz biliriz; Osmanlının son deminde! İngilizlerin kışkırtması ile bazı Arap kabileleri, bağımsızlıkları için Osmanlıyı arkadan vurmuştu. Bunlar elbette tarihi gerçeklerdir. Hep merak ederim; Osmanlının 16 milyon km2 toprağını kaybetmesinin, binlerce şehit vermesinin baş sorumlularından olan İngiltere için Suud kralının ülkemize yaptığı ziyaretteki tepkinin bakalım hangi çeşidi, kimler tarafından nasıl gösterilecekdir. Bu konuda; Tüm vatandaşlarımı bu üç dakika sessizce düşünmeye davet ediyorum! "“Bir damla petrol bir damla kandan değerlidir." Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 13.05.2008 11:56
Cevap :
Ben tutarlılık istiyorum sevgili dostum, burada Araba da, İngilize de sözüm yok, sözüm biz olmasını bilmeyen bizedir.  13.05.2008 15:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 283
Toplam yorum
: 710
Toplam mesaj
: 93
Ort. okunma sayısı
: 1297
Kayıt tarihi
: 04.12.06
 
 

Nükleer fizik doktoru, şiir yazmaya çalışıyor, kalite yönetim sistemleri danışmanı, öykü deneme yaza..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster