Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Eylül '07

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
613
 

Ne kadar anlayışlısınız ölçmek ister misiniz? Öyleyse buyrun

Ne kadar anlayışlısınız ölçmek ister misiniz? Öyleyse buyrun
 

Herkes anlayışı başkasından bekliyor.

Kendisinin ne kadar anlayışlı olup olmadığına bakmıyor.

Herkes adam arıyor, fakat kendisinin de bir aranan adam olup olmadığını sorgulamıyor.

Dost arıyor fakat dostlarına ne kadar sahip çıkıp çıkmadığını düşünmüyor.

İstisnaları vardır elbet fakat genelde saygıyı sevgiyi hep başkasından bekliyoruz.

Başkasından bekleyip de bulamadığımız bu değerler konusunda kendimizi de sorgulamalıyız. Yani anlayışımızın ölçüsünü belirlemeliyiz.
Tıpkı bu öyküde olduğu gibi.

***

“Aşçılığıyla ün yapmış yaşlı bir kadın, akşam yemeğine gelecek olan oğlu ve yeni gelini için yine mutfağına kapanmış, yemek yapıyordu.

Aynı akşam yemeğe eski bir aile dostu da davetliydi.

Beklenen misafirler gelip sofraya oturduklarında çok şaşırtıcı bir durumla karşılaştılar. Yaşlı kadının o gece yaptığı yemekler değme oburların bile iştahını kapatacak kadar berbattı.

Tatlılar un kokuyordu, patatesler yanmıştı, köfteler ise neredeyse hiç pişmemişti. Oğlu, yeni gelini ve aile dostu, kadıncağıza durumu fark ettirmemek için ellerinden geleni yaptılarsa da, yemek sırasında pek iştahlı göründükleri söylenemezdi.
Nihayet yemek bitti ve yeni evli çift annelerinin ellerini öperek evlerine gittiler.

Aile dostları ise biraz daha kaldıktan sonra gitmeyi düşünüyordu.

Oğlu ve gelini gittikten sonra, yaşlı kadına:
-Senin harika bir aşçı olduğunu adım gibi biliyorum.

Bana söyler misin, bu geceki yemekler neden kötüydü?

Bence ya hastasın ya da bir sorunun var dedi.

Yaşlı kadın gülümseyerek cevap verdi:
-Hayır, hiçbir şeyim yok. Kasten yaptım.

Bu yemekten sonra oğlum asla ikide bir annesinin yemeklerini hatırlatıp karısının kalbini kıramayacak.”

***

Ya işte böyle.

İnsanlara hayatı boyunca unutamayacakları bir anlayış dersi veren ne güzel bir öykü bu.

Yol haritası bir bakıma.

***

Fırsatını bulduk mu bir maharetmiş gibi bütün hünerlerimizi sergilemeye çalışıyoruz.

Hâlbuki neyi nerede yapmalı, nerede yapmamalı çoğu kez düşünmüyoruz bile.

Bir düşünür “Her konuştuğun doğru olsun fakat her doğruyu her yerde söylemeye hakkın yok” diyor.

Uzun söze ne hacet.

Var mı başka söyleyecek bir sözümüz?

Benim söyleyecek bir sözüm yok.
Ya sizin?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Einstein;" hep aynı şekilde davranarak, farklı sonuçlar beklemek aptalların işidir." demiş. Keşke herkes karşısındakinden çok kendi davranışlarını eleştirebilse de ilişkilerimiz daha çekilir olsa.saygılar...

hergün 
 03.09.2007 23:51
Cevap :
"Kendinize yapılmasını istemediğiniz bir şeyi siz de başkasına yapmayın"( Hadis)Ben bu sözden çok yararlandım. Herkes toplumun düzelmesini ister de diyor bir düşünür kendisini düzeltmeye çalışmaz. Demekki dünyayı düzeltmeye kalktığımız gün bunun ilk ayağı biz olacağız. Teşekkür ediyorum. Saygılar sevgiler....  04.09.2007 7:02
 

hikaye ve düşünceleriniz güzel ama, başlık biraz aldatmacalı olmuş gibi geldi bana...

karga 
 03.09.2007 8:07
Cevap :
İşte düşüncenin zenginliği de burada. keşfetmeye çalışmak ta bundan kaynaklanıyor. Kimi konuyla kimi başlıkla ilgilenir. Sonunda hepside bir noktaya gelir..  03.09.2007 10:40
 

profesör, yaşadığımız olaylarda karşımızda hep göstereceğimiz bir suçlu olur demişti ve arkasından işaret edin karşı tarafı evet herkesin karşısındakini eliyle işaret etmesini söyledi.Söylediğini yaptık, sonrada 'bakın bakalım bir parmağınız karşı tarafı gösterirken diğer dördü kimi gösteriyor'dedi.Bakmıştık bizdik...saygılar

Gülşen Aydın "gökkuşağım" 
 03.09.2007 0:27
Cevap :
Evet insanlar yaptıkları hesaplarda kendilerini unuttukça hep bir eksi çıkacaktır. Öyledir de. Sınıfı say derler. Sayar. Bir eksik vardır. Sayan kendini saymayı unutmuştur. Çünkü başkasından başlamıştır....saygı bizden...  03.09.2007 10:41
 

Güzel bir hikaye.Okudum ve "çok iyiydi" dedim birdenbire.Ne kadar doğru bir tavır.Hayatta sanırım seçimlerimiz çok önemli.Sadece sevilmek arzusu yada sevdiklerimizin huzurlu olması için gösterilmeyen sevgiler.Sevilmeyi yada sevmeyi seçiyoruz işte.Ama şunu unutuyoruz, asıl sevgi her zaman gösterilen değil çoğu zaman saklı olan koruyucu sevgidir.

özgü söz 
 02.09.2007 22:42
Cevap :
Böyle öyküler kendimizde olanı yada olmayanın farkına vardırıyor. Koruyucu sevgi bozulmamış taze sevgidir. Paylaşımınız için teşekkür ediyorum. Muhabbetle kalınız...  02.09.2007 23:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 574
Toplam yorum
: 543
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 871
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Samsun Yazarlar Derneği (Kurucu) Başkanı. 12 kitabı neşredildi. Türk Güreşinin Sembol ismi Yaşar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster