Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '08

 
Kategori
Yemek - Mutfak
Okunma Sayısı
3464
 

Ne kağıdı kağıt helva ya

Ne kağıdı kağıt helva ya
 

Osmanlılar kâğıt üretiminde değil de ithal ettikleri kâğıtları işlemede çok başarılı olmuşlar. Osmanlı İmparatorluğun' da XVI-XVII. Yüzyıllarda kullanılan başlıca kağıt türleri, sultani, abadi, islambol ay ve alem damgalı kağıt ve helva kağıdı.

Osmanlılarda güzel ve süslü yazı yazmaya çok rağbet olduğu için kâğıtların çok iyi işlenmesi ve terbiye edilmesi gerekiyormuş. İyi bir hat için kâğıtta bulunması gereken özellikler. Ham kâğıt kullanılması, kalemin kâğıda iyice yapışması, kalemin mürekkebini yaymaması, kalemin cam üzerinde yazar gibi kayıp gitmemesi ve mürekkebi arkasına geçirmemesi, mümkün olduğu kadar çok silinebilmesi, silince leke bırakmaması, aharlı mühreli olması ve mümkünse bu işlemin eskiden yapılmış olması. Kâğıdın rengini yazığı boğacak donuk ve cansız gösterecek türden olmaması, bunlar yazım için çok önemliymiş. Osmanlılar her dönemde ithal ettikleri kâğıtları aharlamak mührelemek ve boyamak gibi işlemlerden geçirirlermiş. Kâğıtçı Kâğıthane ya da kâğıt kar hanesi sözcükleri daha çok bu terbiye işleminin yapıldığı yerleri içeren anlamında kullanılırmış. Aharlamak kâğıdın güzel yazı için elverişli bir hale getirilmesi yani yüzeyinin bir takım sıvılarla güçlendirilmesiymiş. Şapta eritilmiş yumurta akı, sulu nişasta, pişmiş pirinç suyu, paça suyu aharlama işleminde bolca kullanılır, bu sıvılar kâğıdın yüzeyine bir kez sürülürse buna “tek aharlı” iki kez sürülürse buna “çift aharlı” denirmiş. Bir diğer yöntem ise bir fincan halis nişastaya kırk fincan su koyup içine onluk miktarı balık tutkalı koyup karıştırarak bir ateş sokulup çıkartılır ateş sönmez ise tabhole ve badehu sürülürmüş. Daha sonra kâğıtlar kurutulur yumurta aharı sürülürmüş. Aharlamak kâğıdın dayanıklılığını arttırdığı gibi mürekkebin dağılmamasını kâğıda sinek konmasını önlemek ve haşarattan korunmaya kadar birçok yararları varmış. Aharlayınca kâğıdın üzerinde parlak bir tabaka meydana gelir bu parlak tabaka yüzünden kâğıt mürekkebi emmez satıhta kalırmış, bu yüzden de yazılar ıslak bir bezle veya yalayarak iz bırakmayacak şekilde silerek yerine yeniden yazmak mümkün olurmuş. Kâğıdın aharlanmasından dolayı resmi daireler de Osmanlı divanında daha ilk dönemlerden bu yana aharlı kâğıt kullanmak yasak edilmiş çünkü aharlanmamış kâğıt mürekkebi emer ve bir daha yazıyı silmek, düzeltmek mümkün olmazmış bu suretle resmi evraklar üzerinde oynamaların değiştirmelerin yani sahtekârlıkların önüne geçilmiş oluyormuş. Eskiden öğrenciler yazı öğrenirken yaptıkları her yanlışı dilleri ile aharlı kâğıt üzerinden mürekkebi yalayarak silerler yenisini yazarlarmış ne kadar çok hata yapılsa o kadar çok yalayıp silmek gerekiyormuş dilimizde okuryazar olarak bugün hala kullanılan “çok mürekkep yalamış” tabiri aharlı kâğıtlardan gelmekteymiş. Osmanlılar kâğıt üreticisi olmasalar bile kâğıdın kullanımı konusunda kendi toplumsal bünyelerine ve kültürlerine uygun bir yol izlemişler. Kâğıt yüzeylerini işleme ve bunlar üzerine güzel yazı yazmada belki de başka hiçbir toplumda olmadığı kadar uzmanlaşmışlar başarı göstermişler.
Şimdi bu da nereden çıktı demeyin.Kâğıt helvanın yapılışı var mı diye ararken karşıma bu yazı çıktı. Hani derler ya “her sakallığı deden sanma” diye bende helva kâğıt, yumurta, nişasta isimlerini okuyunca “işte buldum” diyecektim olmadı. Bulamadığımı anlayınca “kâğıt helvayı dışardan alırlar sen pasta tarifini ver” dedim. Ben bu gün milliyet blog ta doğdum bir yaşımdayım.
Bu güzel, yapımı kolay pasta ile de kutlamak istedim. Afiyet olsun.

KÂĞIT HELVA PASTASI

Malzemeler:

4 adet kâğıt helva

2 paket kremşanti (isterseniz kakao da koyabilirsiniz)

2 su bardağı süt

1 limon kabuğu rendesi

1 çay bardağı dövülmüş ceviz veya fındık

Mevsim meyveleri (muz, kivi, çilek vb)

YAPILIŞI:

İki Paket kremşantiye iki su bardağı süt ilave edip mikserle çırpın ve limon kabuğu rendesi ilave edip buzdolabında 1–2 saat bekletin. Dolaptan aldığınız kremşantiyi, üst üste koyduğunuz kâğıt helvaların arasına bir parmak kalınlığında sürün ve üzerlerine mevsim meyvelerinden koyun. En üstteki kâğıt helvayı ve kenarlarını kalan kremşanti ile kaplayın. Meyvelerle süsleyip dövülmüş ceviz veya fındık serpip buzdolabında bir saat kadar beklettikten sonra servis yapın. Yaz aylarında bu pastayı buzlukta bekletip soğuk olarak da servis yapabilirsiniz. Ayrıca aralarına dondurma çeşitlerinden koyup etrafını kremşanti ile kaplayıp buzdolabında beklettikten sonra servis yapabilirsiniz.

Eğer kâğıt helva yapan bir yer biliyorsanız bu pastayı yapmak için sipariş verebilirsiniz o zaman normalinden biraz daha büyüğünü yapıyorlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

daha önce denemiştim yanlız biraz yemesi zor kağıt helvalar zoe kesiliyor ama nefis bir tadı var sizde çok güzel yapmışsınız ellerinize sağlık

Havva 
 13.04.2008 11:57
Cevap :
Merhaba yazın dondurucuda beklettiğiniz zaman da çok güzel oluyor. sevgiler...  13.04.2008 18:11
 

Hadi anladım ben evi taşıdım kek kokusu gelmiyor da blog haberin niye ulaşmıyor bana??? Bak aylar geçmiş ben yeni görüyorum bu tarifi... Hani ben bile yapabilirim bunu, dur haftasonu deneyeyim :) Hoşçakal

Feyhan 
 04.03.2008 23:24
Cevap :
Canım keklerde seninle birlikte gitti.Hafta sonu dene çok kolay rahatlıkla yapabilirsin.Okul olmasaydı bizde eşlik ederdik.Şimdiden afiyet olsun.Özledik.Sevgiler...  08.03.2008 23:41
 

Yemek tarifleriniz harika eminim yıllarını türk mutfağına vermiş bir akademisyen olarak nefiste yemekler yapıyorsunuz Acaba profesyonel olarak çalıştınız bir restorantınız varmı yada yemeklerinizi tatma imkanımı olabilirmi?? Bir Alman atasözü derki (insan ne yiyorsa odur) Yemekler insanlık tarihinin ve kültürünün vazgeçilmez bir parçasıdır. Giderek fastfood kültürün baskısında kalan Türk mutfağı ve nefis Türk yemekleri unutulmaya başladı değilmi? Bu konularda neler yapabiliriz eğitimciler olarak? saygılarımla

AHMET TÜTÜNCÜ 
 27.01.2008 19:35
Cevap :
Güzel yorumunuz için teşekkür ederim. Maalesef restorandım yok çok üzgünüm. Yanlız yemek konusunda istekler çoğaldı acaba evi restoranda mı çevirsem diye düşünmeye başladım:)) Güzel bir konuya değinmişsiniz.Türk mutfağının Fastfood kültürü baskısında kalması ve unutulması gerçekten çok acı. Çağımızın sağlık problemi olan obezite unutulan yemek kültürümüze en iyi örnek. Ben özellikle çalışanlar için Türk mutfağını unutmasınlar diye yaşasın yemek yapmak adlı bir blog yazdım. Bu yazımla umarım unutulan Türk mutfağına birazcık da olsa katkıda bulunmuşumdur diye düşünüyorum, verdiğim kolay ve pratik yemek tarifleri ile. Bu konularda eğitimciler olarak yapılabilecekler arasında ilk aklıma gelenler, Türk mutfağını anlatan yazılar yazmak, seminerler düzenlemek ve kurslar açmak. Sevgiler...  28.01.2008 8:05
 

Bu zarif,bilgi yazısıyla taçlandırdığınız,blog''doğum gününüzü'',kutluyorum.Bana unutturulmak istenen kültürümüze dair, bugün,hoş,keyifli bir şeyler öğrettiniz.Teşekkürlerimle ve dostça selamlarımla.Zeki Etferat

zeki etferat 
 20.01.2008 13:31
Cevap :
Nazik yorumunuz için teşekkür ederim.Kültürlerimizin unutturulmaması dileğiyle.Sevgiler...  20.01.2008 18:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 56
Toplam yorum
: 71
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 2745
Kayıt tarihi
: 18.01.07
 
 

Kendimi bildim bileli yemek yapmak benim için bir tutku. Turizm ve Otelcilik Meslek Lisesi'ne gir..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster