Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mayıs '18

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
333
 

Ne Köylüsü, Ne Üniversitelisi Kardeşim?

Ne Köylüsü, Ne Üniversitelisi Kardeşim?
 

Birazdan okuyacağınız bugünkü köşe yazım, içinde siyasî  figürlerimizin ismi geçse bile aslında hiç de siyasî   içerikli bir yazı değildir.

Yazımın sonuna doğru ne demek istediğimi her ne kadar gâyet net bir biçimde anlayacak olsanız da, baştan belirtmek istedim.

İki tane eleştiri getireceğim. İki olumsuz eleştiri. Biri Engin Ardıç’a, diğeri de Muharrem İnce’ye.

Yani ilki siyasal iktidara yakın bir isim. Diğeri de muhalif  ve Cumhurbaşkanı adayı bir isim.

Engin Ardıçtan başlayalım. Engin Ardıç, 23 Mayıs 2018 Çarşamba günkü “İstifa et Muharrem”  başlıklı yazısında Yılmaz Özdil üslubuyla, fakat simetrik kutuptan Muharrem İnce’ye  giydiriyor.

İşte madara oldun”, “sana kazık attılar” ve  bilindik anılan üslupla kaleme alınmış bir metin.

Bunlara pek karışmıyor, bu kısmıyla ilgilenmiyorum.

Ancak yazısının bir cümlesinde “Köyüne dön Kezban, pardon, Muharrem…” diyor Engin Ardıç.

Şimdi iki durum var.

Birinci durum;  şâyet Engin Ardıç bu cümleyi,  “Muharrem İnce’nin halktan biri  gibi görünme gayretini samimi bulmadığı için ve tribünlere oynamaya çalıştığı iddiasıyla ” sarf ettiyse anlayabilirim. 

Ancak cımbızladığım bu cümlenin ne öncesinde ne de sonrasında bu  düşünceyle kaleme aldığına dair bir emâre yok. Bu durumda  kabul edilemez ikinci durum kendiliğinden ortaya çıkıyor:

Engin Ardıç, Muharrem İnce’ye Kezban sıfatını yakıştırarak, kendi çapında onu köylü ilân ediyor.

Güyâ onu küçültüyor, küçümsüyor.

Söyleyeceğim o ki Engin Ardıç, yazında böyle bir cümle kullanmanı sana hiç yakıştıramadım.

Bu durumda  AK Parti seçmenine "göbeğini kaşıyan adam, bidon kafalı" diyen apaydınlık köşe yazarlarından senin ne farkın kaldı?

İki olumsuz eleştiri getireceğim demiştim. Şimdi sıra Muharrem İnce’de.

Miting meydanlarında “bazılarının 18 yaşında üniversite kantininde çekilmiş fotoğrafı olmayabilir onu bilemem” diyor.

Ayrıca bir kere daha meâlen şöyle bir cümlesini duymuştum önceki haftalarda : “Ben buraya üniversiteden arkadaşlarımla çıkacağım, varsa arkadaşı o dönemden o da çıksın.” Tabiî  ki Recep Tayyip Erdoğan’ı kastediyor.

Hepimiz biliyoruz ki, Cavit Çağlar bakanlık yapmış bir ilkokul mezunu, Bülent Ecevit milyonları arkasından sürüklemiş  bir lise mezunuydu.

Bana şu eleştiriyi getirebilirsiniz: “İyi ama Cumhurbaşkanı olabilmek için üniversite mezunu olmak Anayasal bir zorunluluktur, Muharrem İnce de onu kastediyor.”

Valla ben orasını burasını bilemem. Biz  beyin ameliyatına beyin cerrahı sokacak olsak, tıp fakültesini bitirip, uzmanlığını  beyin cerrahisinde yapmış bir doktor arayalım. Onu anlarım.

Zaten Muharrem İnce, Recep Tayyip Erdoğan için söz gelimi “siyaset bilimi mezunu değil” diye bir eleştiri yapsa hadi neyse diyeceğim. Ama o doğrudan “üniversite mezunu değil” , “lise mezunu” gibi gereksiz ve saçma bir eleştiri getiriyor.

Çok ama çok ayıp. 

Sabrın sonu ile

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Baver, köşe yazarlığının seviye gerektirdiği gerçek ancak toplumumuzda futbol taraftarları gibi seçmenlerde bu tarza prim vermektedir, umarız ve dileriz eli kalem tutanlar kendilerine çeki düzen verir. Siyasette yükselmenin diploması olmadığını çok güzel yazmışsın ancak ben devleti yönetmeye aday yerel ve genel seçimlere katılan kişilerin pozisyonlarına ilişkin birikimlerini ve vizyonlarını kapsayan bir doküman sunmaları gerektiğini düşünüyorum. YOKSA beyinlerinin içini nereden bilelim. Selamlar

Kadri KANPAK 
 17.07.2018 14:58
Cevap :
Ayinesi iştir kişinin vesikaya bakılmaz...Selamlar  27.07.2018 23:54
 

Sorun değil, mantıklıya muhalif olunmaz, saygılar yazarım

Kerim Korkut 
 05.06.2018 11:55
Cevap :
Teşekkürler..  05.06.2018 15:41
 

Sn. Kerim Korkut'un yorumunu yanlışlıkla sildim. Geri de getiremedim. Yukarıdaki yazıma katıldığına dair görüş beyan etmişti. Ben de bahtsız bedevî oldum iyi mi? Lütfedip tekrar bir cümlelik yorumunu yinelerse minnettâr kalırım. Not: Ona yazdığım cevap ise şöyleydi: Kerim Abi, bunları senden duymak çok değerli. Muhalif kimliğine rağmen ortak nokta bulabilmek çok güzel. Ayrıca sayfamı ziyâret ettiğin ve yorum yazdığın için, yani "karşılıklılık esasına göre" yorum yazmadığın için sana ayrıca samimî teşekkürlerimi iletirim. **MB okurlarına özel not: KERİM KORKUT'u mutlaka takip edin. Yazılarını da okuyun. İlginç bir düşünce haritası vardır.:)

Baver Ergun 
 30.05.2018 1:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 399
Toplam yorum
: 1353
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1725
Kayıt tarihi
: 08.01.07
 
 

>Haziran 1975 doğumludur. >Samimîyetsiz gözlerdeki, yapmacık sözlerdeki haset ve kıskançlık k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster