Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ağustos '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
5787
 

Ne mozaiği ulan!

Ne mozaiği ulan!
 

İlkokulu 90’ların ortalarında Bingöl’de okuduğum yıllardı. Her gün okulda hocamız herkesin haberleri izlemesini teşvik etmek için derse başlamadan önce herkesin sırayla dün izlediği bir haberi anlatmasını isterdi. Haberlerin çoğu “Öğretmenim dün çıkan çatışmada…” diye başlardı. Öyle ki akşam haberleri izlemediysem uydururdum;

— Öğretmenin dün Diyarbakır’da çıkan çatışmada x askerimiz şehit oldu, y terörist öldürüldü…

Ölen, öldürülen insan sayısı o kadar fazlaydı ki kimse hızına yetişemiyor, galiba sadece ben değil arkadaşlarımın birçoğu uyduruyordu.

Sonra hocamız derse geçmeden önce söylerdi;

— Bakın çocuklar bu PKK Ermenidir, Kürtlerle hiçbir alakası yoktur, zaten Kürt diye bir şey de yoktur, Dağ Türkü’dür, Türklerin karda yürürken çıkardığı “kart kurt” seslerinden yola çıkarak kendilerine “Kürt” demişlerdir.

Sonra ertesi sabah yine ölen insan haberleri, yine “Kürt yoktur”, yine haberler, yine “Kürt yoktur”, yine ölüm, yine “Kürt yoktur”…

Yıllar geçti, bu savaş otuz bin can aldı ve dün Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu’ndan “Türkiye’de yaşayan Kürtler, Türkmen kökenli; Kürt Aleviler ise Ermeni kökenlidir” açıklaması geldi…

Aradan 22 yıl geçti ve yine başladığımız noktadayız! İyi mi? Bir gıdım yol alamadık…

TTK Başkanı Prof. Halaçoğlu eklemiş; “Müslümanlığı kabul etmiş ve kendisini Türk olarak kabul etmiş insanlar gelip Anadolu’ya yerleşmiştir. Dolayısıyla bunları bir mozaik olarak kabul etmek farkına varmadan ülke içerisinde de bir takım gruplaşmalara neden olmaktadır. Bu konuda özellikle siyasetçilerin çok dikkatli olması gerekir.”

Zihnimi zorluyorum… Mozaik, mozaik, mozaik..? Ne mozaiği ulan?

Evet hatırladım. Can Dündar, Çapraz Ateş programı... Merhum Orhan Doğan ve Alparslan Türkeş karşı karşıya. Orhan Doğan; “Türkiye mozaiktir”, Alparslan Türkeş; “Ne mozaiği ulan, mermer mermer!”

Ve anlıyoruz ki Halaçoğlu’nun açıklaması bilimsel değil siyasi!

Bilmiyorum, çok şey mi istiyoruz? Tarafsız olması gereken bilim, tarih, hukuk ve askeri kurumların siyasete bulaşmaması çok şey mi? Galiba Türkiye için çok şey…

Prof. Baskın Oran yıllar sonra şöyle demişti:

"Bir parti genel başkanı "ne mozaiği ulan! demiş ve şöyle bitirmişti; "mermer! mermer!" Fakülteden atıldığım dönemlerde inşaatçılık da yaptım, mozaik en dayanıklı yapı malzemesidir. En kırılganı da mermerdir."

Şimdi seçme vaktidir. Farklılıkların da olduğu sağlam bir yapı mı, farklılıkların hiç olmadığı kırılgan bir yapı mı?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Türkiye'nin en büyük sorunu resmi tarih ideolojisine saplanıp kalmasıdır. Bu noktada saptırılmış bir tarih üzerine kurulu bir zihniyetle devam edilmeye çalışılıyor; ama nereye kadar. Yusuf Halaçoğlu da resmî tarihin oyuncularından. Özgür tiyatroya yer yok, anlayacağınız. Tarih yazımının hâlâ bu dar kalıplar içinde devam ettirilmeye çalıştırıldığını akademisyeninden biz öğretmenlerine kadar herkes biliyor; ama yapacak bir şey yok. Emir kuluyuz (657). "Çorba" neyse, yanlış olduğunu bilsek de öğrenci önüne sunmak zorundayız. Bu sorun sadece azınlıklar konusunda değil,tarihin her alanında aynı. Hâlâ "gemiler karadan yürütülür,çinli prensesler devleti yıkar,cumhurbaşkanlığı forsundaki devlet tabir edilen toplulukların çoğu boydur,Hz adem bile türkçe konuşmuştur..." vs. Güzel yazı olmuş. Halkların kardeşliği umuduyla...

Uzeyir Kadioglu 
 25.08.2007 2:01
Cevap :
Sizin gibi bir tarihçiden bunları duymak en azından birşeylerin değişmesi umudu uyandırdı bende. Resmi tarih ideolojisinin açıkları artık herkesçe görülüyor ve yerini alternatif tarihe bırakacaktır. Yorumunuz için sağolun, varolun...  25.08.2007 13:21
 

kitabı okumadığınız dahası bilimsel araştırmalardan uzak olduğunuz şu cevabınızla ortaya çıkmıştır. o halde işi romantik dışavurumlarla çözmeye çalışan bir insana karşı, ezber politikaların bir yeni sözcüsü birine karşı tartışmak manasızdır. size başarılar...

Taylan ÖZBAY 
 23.08.2007 11:30
Cevap :
:)  23.08.2007 20:32
 

Üstte,altta,sağda solda olmadan barış ve kardeşlik içinde yanyana,ellele hep ileriye doğru yürüyebilmeyi başarmak...Yüreğimizdeki,düşüncelerimizdeki,dilimizdeki sivrilikleri yontmak...birlikte halay çekip,birlikte zeybek oynamak...Dışarıya karşı mozaik kadar dayanıklı olabilmek ama kendi içimizde ne kadar kırılgan ve naif olduğumuzu unutmamak...

izmirlim 
 23.08.2007 10:31
Cevap :
Değerli katkın ve yorumun için çok çok teşekkür ederim. Kal sağlıcakla...  23.08.2007 20:31
 

duygusal ancak bilimsel gerçeklerden uzak bir yazı. Mozaik kelime olarak kulağa hoş gelebilir, ancak etnik mozaik bilimsel bir temeldir. bunun iki şartı vardır: Ülkede etnik çeşitlilik olması ve bu çeşitliliğin toplam nüfusun %35'i ve üstünü oluşturmasıdır. Etnik nüfusların sayı ve oranının belirlenmesinde de tek bilimsel ölçüt emik, yani kendi kabulüne dayalı tanımdır. Buverilere göre gerek geçmiş yılların nüfusa sayımına gerek Avrupa Komisyonunun Eylül 2005 raporuna göre TÜRKİYE ETNİK MOZAİK DEĞİLDİR. Duygusal yorumlarla bilimsel gerçeklerin çarpıtılması da hoş değildir kanımca. Ayrıca Kürt kimliğini 'kart kurt' diye izah eden saçmalıkla, PKK terörünün 'o kadar savaşarağmen değişen birşey yok' gibi cümlelerle bağdaştırmakta doğru değildir. Devletin Kürtlere yaklaşımı hatalıdır ama Pkk ortaya çıktı diye geri adım atacak bir devlette zaten devlet değildir. Dediğim gibi, bu tip tartışmaları duygusallıktan uzak, bilimsel verilerle yaparsak, savlarımızı daha akılcı ortaya koyabiliriz..

Taylan ÖZBAY 
 21.08.2007 0:24
Cevap :
Bence sizin yorumunuz ideolojik ama bilimsel gerçeklerden uzak bir yazı, çünkü; 1. %35 ölçütü bilimsel bir ölçüt değildir. Ali Tayyar Önder'in ortaya attığı bu düşüncesinin bilim çevrelerinde sahiplenildiğini söylemek güç. 2. "gerek geçmiş yılların nüfus sayımı" demişsiniz, bugüne kadar hangi nüfus sayımında etnik köken sorulmuştur, çok merak ediyorum.. 3. Avrupa Komisyonu çeşitli raporlarında da "kürtlere bir asimilasyon" politikası uygulandığını da yazar, asimilasyon olan yerde emik, bilimsel bir ölçüt olmaktan çıkar, bunları da biliyorsunuz umarım.. 4. evet o kadar savaşa rağmen, çünkü bence savaşı bir "vazgeçmeme" gibi gören anlayış büyük devletlerde olmayan anlayış, büyük devletlerin yapması gereken bu savaşı ortaya çıkaran nedenleri araştırmak ve bunlara çözüm üretmek. "savaşıyorum o zaman tezlerimden vazgeçmem" anlayışı kompleksli bir anlayış.. Yorumunuz için teşekkür ederim, sevgilerimle...  21.08.2007 16:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 73
Toplam yorum
: 196
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 2788
Kayıt tarihi
: 17.02.07
 
 

1985 yılının bir Nisan sabahında (ki kendisi 15'i olur) sabah ezanından sonra (saat daha bizim kö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster