Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Şubat '14

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
317
 

Ne mutlu bana ki, oğlumu askere gönderdim.

Ne mutlu bana ki, oğlumu askere gönderdim.
 

SEVGİLİ OĞLUM


Sevgili Oğlum,

İlk ağlamanı 1989 yılı Ocak ayının 19. günü, buz gibi bir Sarıkamış sabahında duydum. Sesini ilk duyduğumda ne hissetmiştim, neler düşünmüştüm gerçekten bilemiyorum. Çok gençtim. Baba olmanın ne demek olduğunu bilebilecek, bu duyguyu doyasıya yaşayabilecek bir yaşta değildim henüz. Tatlı bir şaşkınlık içinde olduğumu anımsıyorum sadece.

O yıllarda ultrason teknolojisi bugünkü kadar yaygın olmadığından cinsiyetini önceden bilmiyordum. "Eşim ve çocuğum sağlıkla kurtulsunlar, bana yeter" diye dua ederken, ağlama sesine karışan sabah ezanları, dünyaya gelişini müjdeliyordu sanki.

Doğduktan iki gün sonra doktorun; "Bebeğiniz fizyolojik sarılık olmuş, doğumdan sonra düşmesi  gereken değerler düşmüyor, kan değişimi yapılması gerekiyor"  dediğinde, "Değiştirelim o zaman" diye mırıldandığımı anımsıyorum. Fakat bu işlem Sarıkamış'ta yapılamıyormuş. Erzurum'a gitmemiz gerekiyormuş. Gidecektik gitmesine de, o yıllarda arabamız dahi yoktu ve sen sadece iki günlüktün.

İşyerimden arabası olan bir arkadaşımıza bizi Erzurum'a götürmesini rica ettim. Kabul etti. Termometrelerin -30'u gösterdiği bir akşamüstü; ben, korku dolu gözlerle etrafa bakan ve lohusalığını bile yaşayamamış annen, anneannen ve her şeyden habersiz sen, kaloriferi bile ara sıra arızalan arkadaşımızın kullandığı bir arabayla Erzurum'a doğru yola çıktık.

Sonrası, sabaha karşı Erzurum'a varış. Atatürk Üniversitesi hastanesine yatış. Uygun kan bulma çabalarım. Kan değişimleri, iğneler, tahliller, ağlamaların, güçsüzlükten ağlayamamaların, annenin ağlamaları ve benim koşuşturmalarım...

Allah seni bize bağışladı.

...

Görevim gereği benimle birlikte, neredeyse tüm ülkeyi ve Kıbrıs'ı dolaştın. İlk okulu üç ayrı kentte ve dört ayrı öğretmende okudun. Dört yıllık Anadolu Lise'sini üç ayrı şehir ve iki ayrı ülkede bitirdin. Kendi çalışmanın ve bileğinin hakkıyla İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya bölümünü kazandın ve bitirdin. Bütün müracaatlarına rağmen ne yurt çıktı sana, ne de burs. Benim mesleğim gizli bir şekilde sana destek değil, köstek oluyordu ne yazık ki. Her türlü maddi ve manevi zorluklara rağmen bir gün bile isyan edip, şikayet etmedin.

Ne mutlu bana ki; şimdi büyüdün oğlum, adam oldun. Vatani görevini, yani askerliğini yapmak üzere seni birliğine teslim ettim.

Ne mutlu bana ki; senin ayakkabı kutularından, gelecek seneler düşünülerek bir-iki numara büyük alınmış ayakkabılar çıkardı sadece.

Ne mutlu bana ki; başkalarının burslarıyla yurtdışında değil de, Malazgirt'te, Hadımköy'de, Menemen'de, Lefkoşa'da ve Ağrı'da, devlet okullarında okudun. Lise ve Üniversite sınavlarına girerken ne mutlu bana ki, şifrelerden haberin bile yoktu.

Ne mutlu bana ki; askerliğini yapabilecek kadar sağlıklısın.

Seni birliğine teslim ederken önce Allah'a, sonra Komutanlarına emanet ettim. Seni çok seviyoruz oğlum, yolun açık olsun. Kul hakkı yemeden, harama el uzatmadan, kendi çabasıyla bir yerlere gelmeye çalışan tüm gençlerimizin Allah yardımcısı olsun.

Atatürk'ün kurduğu, Laik, tam bağımsız ve aydınlık Cumhuriyetin ışığı sonsuza dek yolunuzu aydınlatsın. Her şeye rağmen, güzel ülkemin umudu sizlersiniz.

 

İZMİR, 14 Şubat 2014.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok sevindim Allah kavuştursun, yolu da bahtı da açık olsun alnı gibi. Ne zorlu yollar aşmışsınız,ne güzel ödülünü de sağlıklı,çağdaş,onurlu bir vatan evladı yetiştirerek alıyorsunuz. Uzun ömürler dilerim ailenize, saygı selamlarımla ayrıca eşinizi de kutluyorum bu uzun yoldaki zahmetinden dolayı sevgilerimle

Cemile Torun 
 05.03.2014 19:04
Cevap :
Çok teşekkür ediyorum Cemile Hanım. Ben bu günlere gelmede eşimin çok büyük fedakarlıkları olduğunu düşünüyorum. Saygıyla  06.03.2014 19:28
 

Ne büyük bir onur, gurur değil mi?... Aslanlarımızın vatanî görevlerini yaparkenki duygularımız bambaşka bir tarif edilemezlikte oluyor. 2 sene önce de oğlum askerdeyken, hatırlıyorum da inanılmaz güzel duygular, büyük bir mutluluk, onur. Bir de biz asker kökenliler sanki biraz daha farklı da duygulanıyoruz haliyle. Aslanımız Allah'a emanet olsun, korusun Yaradanım bütün Mehmetciklerimizi, vatanımızı; Yolları, şansları, bahtları açık ve aydınlık olsun, sağlıkla, kolaylıkla, kuş gibi geçiverip, hayırlı teskereler diliyorum... Selamlar...

Filiz Alev 
 17.02.2014 10:07
Cevap :
Filiz hanım, içten temennileriniz için çok teşekkürler. Tüm dualarınıza AMİN diyorum. Saygıyla  18.02.2014 11:55
 

Küçük Mehmed'e hayırlı teskereler diliyorum. Ne mutlu size ki bir askerin babası olmak....

Abdülkadir Güler 
 15.02.2014 20:24
Cevap :
Abdülkadir Bey, içten temennileriniz için çok teşekkürler. Saygıyla  16.02.2014 16:51
 

Bu sevimli küçük çocuk şimdi asker demek! Duygulu bir yazıydı, bir baba olarak ben de o günleri görme umuduyla sizlere hayırlı tezkereler dilerim.

Güz Özlemi 
 14.02.2014 23:06
Cevap :
Çok teşekkür ederim, darısı başınıza. Saygıyla  15.02.2014 11:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 159
Toplam yorum
: 288
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1271
Kayıt tarihi
: 19.06.12
 
 

1963 yılında Balıkesir'in şirin ilçesi Erdek'te doğdum. Yüksek lisans eğitimimi Dokuz Eylül Ünive..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster