Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ağustos '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
964
 

Ne mutlu size!

Düşünmek... Doğduğun andan başlayan, insanı insan yapan en önemli özeliktir.
Peki düşünmek, yerinde saymak mıdır?
Bizler robot gibi canlılar mıyız?
Doğduğumuz andan itibaren öğretilenlerle, zorla içimize sindirilenlerle büyüyoruz. Önce taklit ediyoruz, ne söylenirse onu söylüyor, belleğimize kaydediyoruz.
Peki düşünce nedir o zaman?
Herkesin kendi beynini kullanmaya başladığı an mı, düşünmek eylemi başlar?

Doğduğumuz andan sonra, robotluktan çıkış, düşünmeye başladığımız zamandır. Düşündükçe gelişir, geliştikçe yaratmaya, üretmeye başlarız. Yalnız herkes için geçerli olmayan kısım, işte o gelişme kısmıdır.
Bize öğretilenleri değil de, evrensel gerçekleri görmeye başladığımızda, düşünce üretebildiğimizde gelişiriz.
Robot gibi tekrar ettiğimiz sürece, gelişmeden uzak dururuz. Bu da düşünemediğimizin göstergesi olur.

Beslendiğimiz kaynaklar hep başkalarının acıları mı acaba?

Yıllardır nefretle, kanla, kinle büyütüldük. Öyle bir nefret ettik ki, sadece anlatılanları dinledik, kinimizi besledik.
Kanımızın asaletini anlattık, okullarda körpecik bedenlere. Savaşlarımızla gurur duyduk, anlattık övüne övüne. Bize bizden başka dost olmaz dedik, insanlara güvenmemeyi, güvenin eş kanda olduğunu ve kanımızın son damlasına kadar savaşabilmeyi öğrettik.
Belki de savaş kötü birşeydi. Neden hiç kimse savaşın kötü olduğunu anlatmadı?
Aksine çocuklarımıza ırkçılığı aşıladık. Senden olmayanı yoketmeyi öğrettik, belki de bilmeden, istemeden...

Tüm bu önemli işleri körpe kafalara sokarken, sevgiyi atladık.
Sevmeme nedenlerimizi sıralayıp durduk. Sevebilme nedenleri ise hep ertelendi. Ertelemeyenler ise Hain ilan edildi. Hakaretler edildi, asil kan damarları şaha kalktı. Yaşasın savaş...

Oysa sevmeyi bilenlerin, ait olma adına verecek kurbanları yoktur.

Belki de, akacak kan damarda durmalıydı. Belki de, muhtaç olduğun kudret yüreğindeki insan sevgisindeydi.
Kan iyi birşey değildi, belki de yaşamak ölmekten daha iyiydi.
Herkesin içinde bir insan yanı olmalıydı. Peki '' ben yavrumu bir avuç toprağa, teröre feda etmem, bu kanı durdurun'' diyenleri yargılayacak kadar ileri gittiğimizde, neden o insan yanımız harekete geçemedi. Neden bir çocuğun gözyaşına kan ekildi, feda edildi.

Barış, sevgi, kardeşlik diyenlere bölücü diyecek kadar, aklından şüphe duyacak kadar kini, nerede biriktirdik?

Gözümüz görmez, kulağımız duymaz, yüreğimiz hissetmez oldu. Kendi haklarımızdan vazgeçtik, asil kanımız uğruna. Aç kaldık, açıkta kaldık, horlandık, üçüncü sınıf olduk. Bir cümle uğruna herşeyi görmezden geldik. Bir cümle ile galeyana geldik, hep birlikte eller havaya Ne Mutlu Türküm Diyene. Demezsen Ülke bölünecek...

Korku ile büyütüldük, dünyanın başka işi yoktu, birgün gelip bizi yok etmeye çalışacaktı. Tüm dünya bizden nefret ediyordu. Hep korktuk, hep elimiz tetikte bekledik. Kuşlar ötse, bizi bölecekler diye korktuk. Deprem olsa tanrı cezalandırıyor dedik. Ne Mutlu Türküm demiyor, ülke bölünecek. Başka dilde şarkı söylüyor, ülke bölünecek. Çocuğuna Türk ismi koymuyor, ülke bölünecek.

İnsan sevgisinde zorlamaya, baskıya, dışlamaya yer olmadığını göremedik. Dönüp de içimize bakamadık. Baksaydık, asıl nefretin, asıl bölücülük tohumunun orada atıldığını, orada yol bulduğunu görecektik.

Nefretimizle gurur duyuyoruz? Ne Mutlu Bize.
Earlybird bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evet, ne mutlu bize. Barış ve özgürlük savunucuları olduğumuz için Selamlar...

Mesut KARİP 
 12.10.2009 13:41
Cevap :
Barış ve özgürlük...hepimizin savundukları değil mi, Mesut Bey. Yolumuz aynı ise elele olmanın zamanı değil mi? Teşekkür ederim,sevgilerimle.  12.10.2009 13:54
 

Yaşamanın temeli sevgidir , sevginin temeli insana saygıdır , kinin olmadığıdır. Kinin , kanın , merhametsizce sadece savaşma anlayışının beyinlere kazınmadığıdır. Yurtta barış , Dünyada barış sözünü heep unutuyoruz. Yurtta savaş, dünyada savaş olmasın artık. . . sevgiler Meldacım.

Sokrates 
 18.09.2009 8:16
Cevap :
Merhaba. Taşındığım için uzun bir gecikme ile cevap verebiliyorum. Özür dilerim:) Aslında biz herşeyi unutan bir toplumuz. Sevgiyi, barışı, geçmişimizi hep unutuyoruz. Sorunlar bundan yaşanıyor. Temel de, senin de dediğin gibi insana saygı, kendine saygı, yaşadığın topluma saygı geliyor. Bunların olmadığı yerde de sorunlar maalesef bitmiyor. Çok teşekkür ederim, sevgilerimle.  03.10.2009 13:51
 

bir korku girdabında ve başkalarını korkutarak. Korkunun olduğu yerde sevgiye yer var mı ey hayat. insanlar korktukça sevebilirler mi? korkarak huzurlu olan kaç evli insan var, babasından korkarak onu seven kaç çocuk var, arkadaşından korkarak onu gerçekten dost gören kaç insan var. ve en önemli soru: devletinden milletinden korkarak vatanını seven kaç insan var. korkuyla oluşturulmuş, empoze edilmiş, dayakla öğretilmiş bir sevgi ne kadar sevgidir. Sevmesen öleceğini bilmek, sevmesen terk etmen gerektiğini bilmek ne kadar doğal, içten veya saf bir sevgi yaratır. Yapmayın vazgeçin bu jopla sevgi öğretme derslerinden. dayak yedi, aşağılandı, hakaret edildi diye kaç kişi vatansever olmuş bu dünyada. eşi tarafından dövülen kaç kadın kocasına kör gözlerle aşıktır, babasından her gün dayak yiyen kaç çocuk için babası bir sevgi kaynağıdır. Kendisini döven kişiyi seven tek insan yoktur dünyada. ne mutlu severek sevgi yaratanlara. saygılarımla

ahmet (hoşçakalın-artık yazmayacağım) 
 16.09.2009 14:43
Cevap :
Öncelikle özür diliyorum. Uzun zamandır taşındığım için bilgisayarım yoktu. Bugün döndüm artık. Üstelik çok güzel bir katkı sağlamışsınız, açıklamalarınız çok önemli. Söylediklerinde karşı çıkılabilecek hiç birşey yokken,yine de ekleyecek birşeyler bulacaklardır. Ne dayağı, ne dışlaması gibi...İnsan gibi davranın, insan muamelesi görün, diyorlar. Ahmet Bey, sanırım içinde olmadan, gözleriyle görmeden yapılan haksızlıkları inandıramayacağız. Üstelik düşünmeyi de bilmeyen,empati yapmayan bir toplumuz. Aslında sevmek içten gelen birşeydir. Sevmemek ise tamamen öğretilen bir durumdur. Dediğiniz gibi zaten sevilen bir şeyi, sevmemeyi öğretiyorlar. O coplar sadece sevgisizliği getiriyor ve pekiştiriyor. Çok teşekkür ederim, katkınız çok önemli. Tekrar gecikme için özür dilerim.Sevgilerimle.  03.10.2009 13:47
 

Oysa sevmeyi bilenlerin,ait olma adına verecek kurbanları yoktur... ne kadar doğru ve güzel söylemişsin canım ya.İznin olursa yazını facebookta paylaşmak isterim.

Nil'e ışık saçan 
 12.09.2009 14:13
Cevap :
İzin ne demek. Yazı senindir:) Teşekkür ederim yüreği güzel kadın.Sevgilerimle.  13.09.2009 18:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 724
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 2051
Kayıt tarihi
: 15.09.08
 
 

Burdayım ya, gerisi teferruat ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster