Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Kuşkayası (Turgut Erbek)

http://blog.milliyet.com.tr/kuskayasi

12 Ekim '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1285
 

Ne oldu bize?

Ne oldu bize?
 

Sabahları günaydın diyerek gülümseyen insanlar nereye kayboldular! Sokakta gördüğüm herkesin suratı asık, gözleri fersiz...

Çocuklar azarlanmamak, terslenmemek için büyüklere bir şey sormaya korkuyorlar. Büyüklerdeki, bu hava durumunu andıran değişikliklerin nedenini anlayamayanların ruhsal durumları nasıl olur bilen yok. O küçücük dünyalarında ne fırtınalarla boğuşuyorlar acaba? “Seni seviyorum” diyerek saçları okşanmayan çocuklar nasıl büyürler? Çocuklar için sevgi, yeni dikilen fidana verilen can suyudur. Onu almadan büyüyemezler, gelişemezler...

Geçim derdine öylesine daldık ki, çocuklarımızı unuttuk. Yüzümüze bakıp o günkü ruh halimizi anlamalarını bekliyoruz. Bizi nasıl anlayabilirler ki...

Gazeteler ve televizyonlar, sistemin sömürü aracı olarak kullandıkları bankalar yüzünden sönen ocakların, yok olan yaşamların haberleriyle dolu. Gidenlerin bankerleri vardı, gelenlerin ise bankaları... Değişen bir şey yok. Bu sisteme hazırlıksız yakalandık. Bizi kolumuzdan tutup aslanların, sırtlanların, leşkargalarının önüne attılar. Eğitimimiz ve kültürümüz bununla başa çıkabilecek düzeyde değil. Allayıp pullayarak, televizyon aracılığı ile gözümüze soktukları ürünlerin hepsine birden sahip olmaya kalkıştık. -Onda var bende neden olmasın?- mantığı bizi bitirdi. Ayağını yorganına göre uzatan bilinçli tüketiciler azınlıkta. Hele de tek maaşla ev geçindirenler... Ne yorgan kalmış, ne de ayak. Onlar şimdi ayaklarını karınlarıma kadar çekip, ana rahmindeki pozisyonu alarak düşüncelere dalmışlar... Her gün yaşamla ölüm arasındaki çizgide gidip gelen yüz binlerce insan var.

Ama çekilen acıya, sıkıntıya, ödenen her bedele karşın yaşam güzel...
Bir çocuğun gülümsemesindeki güzelliği nerede buluruz?

Ahmed Arif ne güzel demiş:

öyle yıkma kendini
öyle mahsun, öyle garip...
nerede olursan ol
içerde, dışarda, derste, sırada,
yürü üstüne üstüne
tükür yüzüne celladın
fırsatçının, fesatçının, hayının...
dayan kitap ile
dayan iş ile
tırnak ile, diş ile
umut ile, sevda ile, düş ile
dayan rüsva etme beni!

Dayanıyoruz hocam...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ellerinize yüreğinize sağlık... Ve bu işte işin özü: "Dayan kitap ile, dayan iş ile, tırnak ile, diş ile, umut ile, sevda ile, düş ile" Sevgiler...Kaleminiz daim olsun...

Fulya 
 12.10.2006 14:17
Cevap :
Teşekkürler Fulya Hanım...  13.10.2006 15:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 327
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 1464
Kayıt tarihi
: 23.07.06
 
 

Edebiyata ortaokul yıllarında şiirle merhaba dedim. O yıllarda şiirlerim ve yazılarım yöresel gezete..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster