Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Kasım '11

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
641
 

Ne varsa eskilerde var: Tenten'in Maceraları

Ne varsa eskilerde var: Tenten'in Maceraları
 

Unutulmaya yüz tutmuş "nostalji" havası yaşatan çizgi romanların beyazperdedeki sayısı giderek artmakta. Bu artışa katkıda bulunan yönetmenlerden biri olan Steven Spielberg kimsenin yapmaya cesaret edemeyeceği bir yapımla yeniden karşımızda... 

Son dönem Hollywood filmlerinin yapımcıları temcit pilavı gibi aynı filmleri beyazperdeye uyarlarken "artık farklı olmalıyım" diye yola çıkan Steven Spielberg eskilerde keramet var sözünden esinlenerek, eskilerin severek okuduğu çizgi roman Tenten'in maceralarını beyazperdeye taşıdı.

Günümüzün çizgi roman katliamı

Kulağıma çalınan bir bilgiye göre; Tenten'in yaratıcısı Herge, Tenten'in beyazperdeye uyarlanmasına karşı çıktığı için, Spielberg ancak Herge'in vefatından sonra hakları satın alabildi. Peki, gerçekten Tenten beyazperdeye taşınmalı mıydı? Bu sorunun yanıtını detaylıca irdelemek gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bazı eserleri yeniden gündeme getirmek o eserin ruhunun bozulmasına sebebiyet verebilir. Çizgi roman okurlarının Tenteni ilk sinemada gördükleri an sevinecekleri aşikâr olabilir ama ilerleyen dakikalarda fikirlerinin değişeceği yönünde bir izlenimim var: Neden geçmişe doğru yolculuk yapmayı bırakmıyoruz da, geçmişin tuzağına düşüyoruz? Aslında açık ve seçik ortada. Üretimin durgunluğu ve yaratıcı beyinlerin körelmesi sinema açısından gerilediğimizin bir göstergesi. Hem de Tenten gibi bir eserin başarısızlığıyla... Tablo bu kadar mı iç karartıcı? Evet. Tablonun bu kadar iç karartıcı olmasının sebebi eski kuşağın zevklerine ve beğenilerine göre inşa edilen çizgi romanın bugünün şartlarında ilgi görmemesi. 3D sosuna bulanması da cabası.... Eğer film 3D sosuna bulanmasaydı başarılı olur muydu, diye iç geçirenler olmuştur. İç geçirenlere sesleniyorum; cevabı sorunun içinde gizli zaten.

Mizahsız bir Tenten...

Teknoloji işin içine girdi mi, seyirci filmi 3 boyutlu olarak izlerken yoruluyor ve hatalar teknoloji ile kamufle edilmeye çalışılıyor. Tabiri caizse üzerleri örtülüyor. Tekrar söylüyorum eski ve yeni bir arada ya da aynı potada eritilmez. Bu belki süper kahraman filmi olsaydı aksini düşünebilirdik ancak süper kahraman filmi olmadığına göre eski usul çizgi kahramanı teknoloji ile harmanlamak işin büyüsünü bozdu. Kaldı ki; film boyunca dur durak bilmeden yol alan Tenten'in mizah anlayışından yoksunluğu ise filme tuz biber ekti. Nasıl mı? Orjinal Tenten hikâyeleri çoğunlukla mizah içermekte ve buna ilaveten tüm hikâyelerde akıldışı ve abartılı öğeler ideolojik açıdan anlamdırılmaktadır. Burada masaya yatırılan Tenten'in politik ve kültürel açıdan hedefi tam onikiden vuruşu takdire şayanken, mizahtan yoksun oluşunun kafamızı karıştırmasına ne demeli?

Hani bazı filmlerde sıkılsak bile "mizah" katılmış öğeler bir filmi ayakta tutan direklerden en önemlisidir. Zaten mizahsız film tıpkı baharatsız bir yemeğe benzer. Mizahla bile avunamadık desenize... Şunu iyice bilmek gerekiyor: Milenyum insanlarının filmlere olan bakış açıları çok farklı. Çünkü milenyum insanları şiddeti, entirikayı, gerilimi, cinayeti ve dramatik ağırlıklı filmleri tercih ediyor. Açıkçası onları Tenten tarzı filmler sarmıyor. Bu tamamiyle arz-talep meselesi. Zaman akıp gittikçe arz-talep dengeleri de değişiyor tabiki. Bunu kesinlikle yadırgamıyorum sadece seçimlerin doğru yapılması lazım. Seçimler doğru yapılmadığı takdirde nice Tenten gibi köklü çizgi romanlar insanların dillerine düşecekler.

Modası geçmiş bir kıyafet gibi...

Bunu tartışmak buranın yeri değil biliyorum o yüzden kendime dur diyerek film hakkındaki bilgilere geçiyorum. Yapımcılığını Peter Jackson ile birlikte üstlenen Tenten animasyon filminin yönetmeni Steven Spielberg; uzaylı filmlerden uzaklaşarak Tenten'i hareket yakalama tekniği üzerine monte ediyor. Tenten'in en ilginç tarafı ise Sakharine karakterini Daniel Craig'in canlandırması. Amma velakin Tenten'i canlandıran ismin Daniel Craig olmaması beni şaşırttı doğrusu. Bununla kalsa iyi, beni asıl şaşırtan Tenten'in 3 yan hikâyeden oluşmasıydı. Bu hikâyede; güçlü, savaşçı ve tarafsız olan Tenten'in araştırmacı gazeteci olarak çalışmasına karşın, kendini bir şekilde macera yüklü olayların içinde bulması. Amacı "kahraman" olmak filan değildi. Ama oldu bir kere! 

Bol aksiyonun pompalandığı Tenten'in 3'lü olay zincirini bu şekilde yansıtması Spielberg'in romanın özüne sadık kalmak istediğini vurguluyor. Özüne sadık kalan Spielberg aslında bu kez sınıfta kaldı. 3 boyutlu gözlükler ile orjinal hikâyeyi birleştirmek akıl karı değildi, işte sırf bu yüzden Tenten modası geçmiş bir kıyafeti andırdı sanki.

Bardağın dolu tarafı...

Yine de bu kadar katı olmamak gerekiyor. Çünkü her zaman boş bardağın dolu bir tarafı vardır. Tenten'i olumlu olarak değerlendirdiğimizde 3 boyutlu animasyon çizimlerin başarısı ve benim gibi hayatında hiç Tenten çizgi roman okumayıp büyüklerinden Tenten'in maceralarını dinleyen kişilerin az da olsa ilgiyle izledikleri kanısındayım. Herşeye rağmen koltuklarımıza yaslanıp bir macera yaşadık. Hatta o macerada ben keşke Tenten'in yanında olsaydım dedim. Eski devirde yaşamamış olmam hiç şüphesiz geçmişi merak edip araştırmama vesile olurken, sürekli geçmişin günümüze uyarlanması kimbilir belki de bu açıdan işe yarıyordur. Şimdiki nesil birçok çizgi romandan bi haber. Sorsanız hatırlamazlar bile. Her filmin "didaktik" bir yönü olacak diye bir kural yok ve bu kuralın olmamasına rağmen Tenten'in "didaktik" duruşu, bazı sert fikirleri bir nebze de olsa yumuşatıyor. En azından şimdiki nesil haberdar oluyor bu gibi eserlerden.

Sonuç olarak Tenten; çizgi roman severlerin çok uzağında dans eden, eski okurları kendinden soğutmaya meyilli olan, diğer taraftan da Tenten ile daha önce hiç tanışmamış olanları içine çeken kendi halinde bir animasyon filmi. Unutmadan söyleyeyim Tenten'in maceralarının devamını beyazperde izlemek isteyenler ikinci çekilecek filmi kesinlikle kaçırmasınlar! Umarım ikinci film  bizi hüsrana uğratmaz.

www.hurriyetaile.com 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Sinema sitesinde de yayınlanmaktadır

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 36
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 834
Kayıt tarihi
: 24.05.10
 
 

1982 yılında İstanbul'da doğmakla başlayan hayatım, 10 yaşında yazı yazmakla ve her yazdığını kod..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster