Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Kasım '09

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
296
 

Necati Doğru düşüncesi eğri!..

Necati Doğru düşüncesi eğri!..
 

Vatan gazetesi yazarı Necati Doğru, bugünki köşesinde Onur Öymen'i savunacağım derken, sapla samanı bir birine karıştırıp İslam Tarihini ters yüz etmiş.

Onur Öymen'in Dersim kıyımı ile ilgili söylediği "analar her zaman ağladı" anlamındaki sözlerine Uhud Savaşından, Bedirden örnek (!) getirmiş Sayın Doğru.

Yazısına, aslında böyle bir kıyaslamayı yapmak istemediğini ama şartların buna mecbur ettiğini ifadeyle başlayarak şunları söylemiş Sayın Yazar:

Aslında doğru bulmam.

İkisi farklı insan.

Biri İslam’ın kurucusu.

Diğeri Cumhuriyet’in.

Biri Allah’ın elçisi!

Diğeri aklın devrimcisi!

Fakat siz de izliyorsunuz; hayat “askere gönderdiği oğullarını şehit veren annelerin ağlaması ile Hazreti Muhammed’in putlara tapan Kureyş oligarişisine karşı vermek zorunda kaldığı Uhud Savaşı’nı ve Mustafa Kemal Atatürk’ün asker arkadaşlarıyla beraber, halkı da yanına almaya çalışarak yaptığı devrimi ve kurduğu laik cumhuriyeti korumak için Dersim isyanını kanla ve çok ağırca bastırmak zorunda kalmasını” bir araya getirdi.

Böyle başlayan yazında Sayın Doğru, sonuçta "eğer Peygamber anaların ağlamasına kulak verseydi bugün İslam yaşıyor olur muydu" diye soruyor. Burdan da, Dersim "isyanının" bastırılmasının Cumhuriyetin hayatiyet konusu ve zorunluluğu olduğunu söylemiş oluyor...

Allah.. Allah!.. Demek, kendilerine "evlad-ı Kerbelayız" diyen Dersimin zavallı halkı Jakoben Müşrik Araplarının yerini tutuyor öyle mi? Peygamber efendimizin aslında inançlarını değil, menfaatlerini koruma çabasındaki Müşriklere karşı mücadelesi ile Kemalist rejimin Dersim halkıyla olan mücadelesi aynı oluyor haa!...

Yani insanın tarihi gerçekleri böylesine "eğritmesi" için adının Doğru olması mı gerekiyor? Bu nasıl abes bir benzetme.. Tarihi böylesine amuda kaldırmak kimsenin hakkı olmamalı..

Peygamberimiz davasını anlatmak için nice zorluklara katlandığı Mekke'den, kendi öz yurdundan, putçuluk sisteminin efendileri tarafından sürülmedi mi? Oradaki ilk Müslümanlar, müşriklerin bin türlü ezasına, işkencesine uğramadı mı? Daha sonra da, gerek Bedir savaşı ile, gerek Uhud savaşı ile zalimlere karşı iman ve İslam mücadelesi verilmedi mi?

Hangi izan ve insaf bu savaşları Dersim fecaati ile bir tutabilir. Üstelik, Müşrik Araplarla Dersim halkını aynı keyefeye koyarak... Burada benzeyen kim, benzetilen kim, benzetme yönü ne??

Baylar!.. Eğer niyetiniz Onur Öymen'i savunmaksa, siz bunu tarihi referanslara baş vurmadan yapın! Tıpkı Öymen'in genel başkanının yaptığı gibi "Siz hala oralarda mısınız" diyerek yok farzedin.. Ya da Kılçtaroğlu'nun yaptığı gibi, "partiyi güçlendirmek" adına olan olmuş, biten bitmiş, diyip çıkın işin içinden...

Ama, Peygamber efendimizin mücadelesini bu işlere karıştırmayın! Hem de benzetmeyi tepetaklak yaparak...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1645
Toplam yorum
: 4272
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 807
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster