Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mayıs '07

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
1079
 

Necip Fazıl Kısakürek

Necip Fazıl Kısakürek
 

Dün edebiyatımızın “'Sultan-üş Şuara” (Şairlerin Sultanı) unvanlı şairi N.Fazıl Kısakürek’in aramızdan ayrılışının 24. cü yıldönümü idi. Zaman ne de tez ilerliyor. Dile kolay 24 yıl. Ölmeden unutulan insanda var, öldükten hemen sonra unutulanda. Belki de bu onların arkalarında bıraktıkları kendilerini unutturmayacak eserlerden dolayıdır. İşte N.Fazıl için "Bir mısrası Türk milletini ihya etmeye yeter" denilmesi unutulmazlığının bir gerekçesi kabul edilemez mi?

Vefat ettiğinde lise son sınıf öğrencisiydim. Vefat haberini sabah okula gittiğimde öğrendim. Elimden düşürmediğim eserlerini o gün akşama kadar elime alamamıştım. O akşam hummalı bir çalışma ile sorumlusu olduğum duvar edebiyat gazetesinin tamamını ertesi gün N.Fazıl için özel olarak yayınlamıştım.

Daha sonra kendisini tanıyanlardan dinleyeceğim dinledikçe de hep muhayyilemde yaşatacağım bir şey vardı. Diyorlardı ki; N.Fazıl nerede hangi il de bir konferans verecek olsa oraya giderdik. Günler öncesinden belli olan programa gitmek, onun konferanslarını dinlemek müthiş bir duyguydu. Hele mahkeme savunmalarını dinlemek. Orada hazır bulunmak bambaşkaydı.

Ona sadece bir “şair” demek elbette mümkün değil. O şair’de bulunması gereken her şeye sahip bir şairdi. İyi bir şair olduğu kadar iyi bir hatipti. Mütefekkirdi. Tarihçi idi. Sosyologdu, psikologdu… Yani hepsinden bir parça taşıyordu. Lider ruhlu dava adamıydı. İyi bir yazardı. Yayımcı idi. Siyasetçi değildi fakat siyaset adamlarına yol gösteren yıldız insandı.

Bir kasırga gibiydi, fakat yetimin başını okşayan el nezaketiyle hareket ediyordu. İşin güzel olan yanı bütün bu hasletlerin yan yana gelerek ömrünün sonuna kadar kendisine “Üstad” denilmesini hak ettirmesiydi.

Edebiyatımızın beyefendisi için yazılıp çizilenler kitaplık çapta eserlere dönüştüler. O bütün bunları fazlasıyla hak ediyor. 12 yaşında şiire başlayan Necip Fazıl'ın ilk şiir kitabının daha 17 yaşında iken yayınlandığı, şiirlerinin M.E. B’nın ders kitapları arasında okutulduğu düşünülürse onun geleceğini o günlerin yol haritasında daha iyi görebilmek mümkündür.

Bir milletin kaderine etki yapacak şairler kaç yılda bir gelir bilinmez fakat o kaderimizdeki yerine 24 yıl önce noktayı koydu ve ayrılıp gitti aramızdan. Bazı insanların aramızdan ayrılışına tahammül etmekte daha bir güçlük çekeriz. Bunu kıyametimizmiş gibi bilir artık bu dünyada yaşanmaz sanırız. Üstadın ayrılışında da öyle olmuştu.

Necip Fazıl Kısakürek 26 Mayıs 1904’te doğdu. 25 Mayıs 1983’te 79 yaşındayken aramızdan ayrıldı. Bir şiirinde “Ölüm ölene bayram bayrama sevinmek var, Oh ne güzel bayramda tahta at’a binmek var” diyordu. Biliyorum güzel insanlar güzel atlara binip gittiler. Bir gün bir güzel at’a binip bizde gittiğiniz yere doğru geleceğiz elbet.

Ey güzel insan aradan geçen bunca zaman sonra yine seni güzelliklere anıyoruz. Ruhun şad olsun.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi/ Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır/ Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi/ Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır... Necip Fazıl Kısakürek imzalı Kaldırımlar adlı şiirden ufacık bir alıntı yaptım. En çok sevdiğim şiiridir şairin. Rahmetle anıyorum.Teşekkür ederim bu hatırla(y)tış için...Esen kalınız...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 27.05.2007 19:53
 

sesinden şiirlerini hâlâ hâlâ dinlerim. Ve de içim titrer o buğulu sesi duyduğumda. İyi ki yazmışsınız. **Mekânı cennet olsun

Baver Ergun 
 27.05.2007 0:35
 

Butun insanligi dovsen havanda,/Zerre zerre herkes yine yaliniz./boslukta yol alan ucsuz kervanda,/Her sey tek basina, dag, tas ve yıldız./Herkes bir vucutsuz hayal pesinde;/Esini kaybetmis herkes esinde./Icinizde yiv yiv derinlesirde,/ Ciksin karsiniza en yakininiz| N.F.Kısakürek 1972 ruhu şad olsun

sedataydın 
 25.05.2007 21:16
 

N.Fazıl düşünce ve eylem adamı olma yanında,edebiyatımızın,özellikle şiir kolunun en beyaz sayfalarına bu millete kazandırdıklarıyla altın harflerle yazıldı.Türk düşünce dünyasının zirvesindeki insanların,okurun kör inançlarını aşabilmesi hoş bir zenğinlik. Üstat,Çetin Altan'a sövüp saydığı dönemlerde, her Ankara'ya geldiğinde onu arayıp,mutlaka yemek yiyip,rakı içip dertleşirlermiş.İlğiç bir dostluk.Allah rahmet etsin.

Erol Kalaycı 
 25.05.2007 21:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 574
Toplam yorum
: 543
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 871
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Samsun Yazarlar Derneği (Kurucu) Başkanı. 12 kitabı neşredildi. Türk Güreşinin Sembol ismi Yaşar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster