Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Şubat '16

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
230
 

Neden “magazin”tercih edilir? Ya “eğitim” yazıları?

Neden “magazin”tercih edilir?  Ya “eğitim” yazıları?
 

Makaleler sorunlara çözüm için yazılır.


7 yıldan beri “eğitim üzerine” başlıklı Milliyet Bolgum'da, mevzuata dayalı, yönetici, öğretmen, öğrenci ve velileri bilgilendirmek amaçlı, eğitim sorunlarını  ve çözümlerini dile getiren köşe yazıları ve makaleler yazmaktayım.

Eğitim amaçlı makalelerin gerçekleri yansıtması açısından inandırıcı olması için, mevzuata dayalı olması, bir araştırmaya dayanması gerekir. Magazin yazıları gibi çalakalem yazılması doğru olmaz. Yazılanların okunması, yazar ile okuyucu arasındaki “ortak konu”da olmasına bağlıdır.

Kendim de yazdığım için, örnek vereyim. Milliyet Blogları'nda veya medyadaki magazin yazılarının okunma sayıları ile eğitim içerikli yazıların tıklanma sayılarında çok büyük fark olduğunu sizler de görebilirsiniz. Burada esas olan hitap ettiğiniz okuyucu sayısıdır. Ne yazık ki, eğitime zaman ayıracak kişileriin sayısı gittikçe azalmaktadır.

 “Eğitim amaçlı” bu yazımın da magazin yazıları kadar okunmayacağı bilincindeyim. Ama yine de paylaşmak istedim. Eğitim, magazinden daha mı az önemli?

Magazine meraklı olanların gazete, dergi ve sanal medyada, taviz- tecavüz, kapkaç-dolandırıcılık, hırsızlık-cinayet, soygun-trafik kazaları ile ünlü denilen kişilerin tekrar edilen sosyetik haberlerini okumaları veya izlemeleri çok doğaldır.

Ne kadar ilginç ve okuyucuyu sıkmadan da yazsanız, eğitim amaçlı yazıların okunması daima ikinci planda kalmıştır. Alanımın dışında olmasına rağmen, araştırarak Ocak 2014 de yazdığım,”Bonzai nedir? Ne yapar?” başlıklı yazımın, haftada ortalama 150-200 kişinin okuduğu, toplamda ise 148595 kişiye ulaştığını gördüm. Oysa “Serbest kıyafet mi? Okul forması mı?” başlıklı yazım 34560 kez tıklanmış. Makalelerimin ortalama okunma sayısı 3362. Okuyucularıma teşekkür ederim.

Günümüzde televizyon kanallarında da durumun aynı olduğunu düşünüyorum. Üzücü ve can sıkıcı haberler yerine, gittikçe yozlaşan, kişilerin ruh sağlığını bozan evlilik programları ile moda ve defile içeren, “vur patlasın-çal oynasın”tarzındaki kanalların daha çok izlendiği bir gerçektir. Futbol ve spor müsabakalarının ayrı bir yeri vardır. İzleyicilerinin sayısı da küçümsenmeyecek düzeydedir. 

Üniversite veya okullardaki “eğitim amaçlı” konferanslarda izleyici bulmak gittikçe zorlaşmaktadır. Oysa her hangi bir olumsuzluk karşısında, niye “her şeyin başı önce eğitim” diyoruz? Diyoruz da, neden önem vermiyoruz?

İçinde eğlence, müzik, “havadan-sudan” haberlerin olduğu magazin programlarını, ünlü diye tanımlanan kişilerin özel yaşantılarını merak eden, dedikoduyu seven, ülkemizin gerçeklerinden kaçmaya çalışan, moralini bozmak istemeyenlerin daha çok izlediklerini sanıyorum.

Sıkıntılarımızı dağıtmak için, elbette kaliteli müzik ve tiyatro programlarını dinlememiz ve izlememiz gerekir. Ancak eğitim programları ve yazıları da ihmal etmemeliyiz.

Çocuklarımızı en iyi şekilde ve şartlarda  eğitmek için çabalıyorsak, kendimiz de onlara örnek olmak için, magazin programları yerine, eğitim amaçlı konferanslara gitmeli,  programları izlemeli ve “eğitim amaçlı” yazı ve makaleleri daka çok okumalıyız. Okutmalıyız.

Zamanını okuyarak geçiren bir toplum değiliz. Okuma alışkanlığının temeli ailede atılır. Her şey anne ile evde başlar. Okulda devam eder. Okuma alışkanlığıçocukluk döneminde” kazanılır. Alışkanlık çevreyle edinilir. Çocuğunuzun yanında kitap, dergi ve gazete okumalısınız. Anne - babaların yaşadıkları örnek, her zaman yasaklardan çok daha etkilidir. Kitap okumayı seven anne – babalar, çocuklarında da okuma sevgisi uyandırırlar.

Okuma alışkanlığıyaşam boyu sürekli ve düzenli bir biçimde olmalıdır. Kitap okumanın zevkine varma bir beceri işidir. Okuma alışkanlığının kazanılmasında evde aile ve okulda öğretmenlerin rolü büyüktür. Anne ve babanın tutum ve davranışları, çocuklarına model olmaları, çocuklarına destek çıkmaları, onlarda okuma alışkanlığının gerçekleşmesini sağlar.

Çünkü Gelişmiş ülkelerde“okuma alışkanlığı” bir yaşam biçimine dönüşmüştür.

Sevgiyle kalın. Saygılarımla.

Ali İhsan ÖZÇAKIR

MEB.Emekli Bakanlık Başmüfettişi

Yeter Özhal, Seyhun Sertan, Ay Şen bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızdaki her sözcüğe sonuna kadar katılıyor ve teşekkür ediyorum. Sizler gibi kıymetli yazarların da blogda yer alması okurlar için büyük şans. Tabi anlayana. Verdiğiniz istatistiki bilgiler de sizden faydalanan insanların az olmadığını gösteriyor. Bilgilerinizde tiyatro ile ilgilendiğinizi gördüm. Yakında tv programlarını hicveden eğlenceli ama anlayana gerekli mesajları vereceğimiz bir tiyatro oyunu sahneleyeceğiz. İstediğimiz kitleye belki ulaşacağız belki ulaşamayacağız. Ancak siz yazmaya devam edeceksiniz biz de sahnelemeye. Saygılar, selamlar hocam.

Seyhun Sertan 
 17.02.2016 14:27
 

Toplam 164 blog yazmış ve ortalama olarak 3343 kere okunmuşsunuz. Bu aslında iyi sayılabilecek bir ortalama. Ama toplam 67 yorum almışsınız ve bu da "lay lay lom" türünden yazılar yazmadığının işaretidir. Evet, magazin yazıları ciddi ve eğitim konulu yazılardan daha çok okunduğunu gösterir. Üstelik MB ortalama eğitim düzeyinin Türkiye ortalamasının çok üstündedir ve bu eğitimli kitle bile kültürel anlamda yozlaşmış bir kitledir. Bilmem farkında mmısınız ama Türkiye sosyolojik olarak her geçen yıl biraz daha geriye gidiyor. Ben gelecek adına hiç umutlu değilim. İstatistikler ve trendler yalan söylemez. Bir gün dibe vuracağız, bakalım ne zaman. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 09.02.2016 22:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 172
Toplam yorum
: 75
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 4722
Kayıt tarihi
: 07.04.09
 
 

50 yıllık eğitimciyim. İngilizce öğretmenliği ve Bakanlık müfettişliği yaptım. Bunca yıllık eğiti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster