Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Kasım '07

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
616
 

Neden 10 Kasım'larda

Neden 10 Kasım'larda
 

Saat dokuzu beş geçe iki dakikalık saygı duruşuyla başlayan anma gününde Atatürk'ün, Cumhuriyet'in, geçmişle bugünün anlatıldığı programları izledim...Yazıları okudum....Yolumuza aydınlık olan sözlerini daha çok dinledim....Şikayetleri duydum....''Özledik'' diyenlerin gözlerine baktım gün boyu.

Hayatın başındaki 1,5 yaşındaki bebeğin, okula ilk adımı atan 7 yaşındaki asker üniformalı öğrencinin, Cumhuriyet'in emanetçisi liseli, üniversiteli gençlerin, ilkelerinin önemini kavrayarak yoluna devam eden orta yaşlıların, ''üzerimize düşeni yaptık, artık görev sizlerin diyen ninelerin, dedelerin....Anıtkabir'de, Dolmabahçe'de, yaşadıkları hüzne, gözlerden süzülen yaşlara ortak oldum. Sevgi ve saygıda içtenlik, gözlerde hüzün ve endişe, her kesimden gelenlerin oluşturduğu kalabalıklar vardı....Ve hepsi dünde kaldı.

10 Kasım'ı anlatan gazete haberleri, bayraklı insan resimleri, Ulu önder'in konuşmalarda tekrarlanan sözleri var dünden kalan... Atatürk'ün her döneme yol gösteren sözleri...

''Milli bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin icap ettirirse, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet icabı olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin bu arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız düşmanıyım.'' demekle, müttefik ve dost ülke görünen şer odağına fırsat vermek, bölünmez bütünlüğü hiçe saymak, başkalarının isteği ve emirleri ile komşu ilişkilerini yürütmek değildir anlatmak istediği.

''Birleşmiş Milletlere katılmayı düşünüyor musunuz'' diyen ingiliz gazeteciye ''Şartları koyarız. Kabullerine bağlı. Biz müracaat etmeyiz üye olmak için. Davet gelirse düşünürüz'' dedikten sonra, Birleşmiş Milletlerin yasasını değiştirerek Türkiye'yi davet ettiğini ve ilk davet edilen ülke olduğumuzu..... Avrupa Birliği'ne üye olma hayalleri için bağımsızlığımıza, itibarımıza, iç işlerimize karışılmasına göz yumacaklarını tahmin eder miydi? Lozan'da kazanılan başarının intikamını almak isteyenlerin oyunlarının gözü kapalı kabul edileceğini düşünür müydü Cumhuriyetimizin kurucusu.

''Tam bağımsızlık, ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür.'' demekle, İletişim kaynaklarımızın Arap ve İngilizlere, Limanlarımızın, İsrail ve Hong Konglu'lara, Bankalarımızın, Kuveyt, Amerika'lı, Yunanlı, Hollanda'lı, Belçika'lı, Lübnan'lı, Kazaklara, Sigorta şirketlerimizin Fransız'lara, Hayati öneme sahip en büyük sanayi kuruluşlarımızın Çekoslavak, Fransız, Alman'lara armağan edilircesine satılmasını kast etmemiştir.

''Öyle istiyorum ki, Türk Dili bilim yöntemleriyle kurallarını ortaya koysun ve her dalda yazı yazanlar, bütün terimleriyle çoğunluğun anlayabileceği güzel, ahenkli dilimizi kullansınlar.'' derken Türk Dil Kurumu'nun kapatılacağı, Türkçe'nin yozlaşacağı, yabancı terimlerin ana dilimiz gibi benimseneceğini bilir miydi ......

''Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunamaz.'' derken yargının siyasallaştırlması, iktidara bağımlı hale getirilmesi, ''kuvvetler ayrılığı''nın ortadan kaldırılması değildir isteği.

''Bizim devlet idaresinde takip ettiğimiz prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutulmamalıdır. Biz ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.'' derken, devletin yasasının, ilke ve inkılaplarının, ileriye ışık tutan devrimlerinin unutturulmak isteneceğini düşünür müydü.....

''İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?'' sözüyle, seçme seçilme hakkını diğer devletlerdeki hem cinslerinden en önce kazanmasına rağmen parlementosunda en az temsilcisi bulunan, hala eşitlik derecesi tartışılan, ikinci sınıf olmaktan çıkamayan, çıkarılmayan, kadınları mı ifade etmişti....

Yıllar geçtikçe artıyor ona olan özlem....Yıllar geçtikçe daha iyi görülüyor ''iç ve dış düşmanlar''. Yıllardır tutmuyor, erteliyoruz verdiğimiz sözleri. Birbirimize devrediyoruz eseri ve emaneti Cumhuriyet'e sahip çıkmayı. Ve hala göremiyoruz büyük tehlikeyi....

Böyle mi olmalıydı Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in bugün kü durumu ?....Onun için mi bu kadar özlüyor, ağlıyoruz 10 Kasım'larda ? Madem bu kadar özlüyor, ilkelerinin aydınlığıyla sonsuza kadar yaşamak istiyoruz neden sürekli çıkmıyor seslerimiz ?...Neden belli rakamları geçmiyor (yanlışlıklara, haksızlıklara karşı) kalabalığımız ?....Herkes Cumhuriyet'in emanetçisi ise neden tehlikede bağımsızlığımız, gelecek günlerimiz ?....Kimdir, nerededir, nerede besleniyor ''tek dişli canavarlar'', ''içerde ve dışarda etrafımızı saran düşmanlar ?...Neden özel ve anma günlerinde hatırlanıyor Atatürk'ün değeri, ilkelerinin önemi ?....Ne zaman bitecek sürekli izinlerimiz.... Ve ne zaman tutacağız 10 Kasım'larda verdiğimiz sözleri ?


resim kaynağı: www.yargıtay.gov.tr sitesidir.





Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nasıl birleşeceğimizi bilemiyoruz... Ama farkına bile varmadan birbirimizi buluyoruz... Hadis kitabı gibi okunmalı sözleri ve sünnet gibi uygulanmalı yaptıkları... Sevgiyle...

Barış 
 28.11.2007 21:00
Cevap :
Doğru söze ne demeli sevgili Barış'cığım...Paylaşım ve katkın için teşekkür ederim.Sevgiler..  01.12.2007 0:09
 

"Oğlum!... iyi insan ol.." ...... Yitirdiğim babam aklıma gelir Atatürk her anıldığında... Yüreği temiz biriydi... Atatürk...

yucel evren 
 14.11.2007 19:07
Cevap :
O nedenle hiç unutmuyor iki değeri de sürekli aklında tutuyorsundur...Ruhları şa'd olsun...Nur içinde yatsınlar..Sevgiyle.  14.11.2007 23:31
 

her an O'nun sayesinde sahip olduklarımıza daha sıkı sarılıp, tek bir yürek ve sesle geleceğe taşımak olmalı 10 kasımlarda dile döktiklerimiz aslında. eminim O da böyle olsun isterdi...

beenmaya 
 13.11.2007 15:24
Cevap :
Cumhuriyet'in ilk yıllarında kat edilen yolları takip ederek ara vermeden devam edilebilse 10 Kasım'larda sadece Atatürk'e olan özlem ve saygı için yaşlar dökülür, geleceğimize endişe ile bakmazdık...Paylaşımın için teşekkürler..Sevgilerimle.  13.11.2007 16:35
 

Ne hazin değil mi, sevgili Tuğba bir volkan patlaması beklerken hayal kırıklığı yaşamak. İşte benim de çağrım ortada. Umutla bekledim ve izledim, beklediğim ilgi gerçekleşmedi, acı bir tebessümle karşıladım. Ne var ki, bunlar sen, ben ve bizler gibi düşünenleri yıldırmamalı. Bizim rotamız belli. Sana bu ince duyarlılığın ve kararlılığın için özellikle teşekkür ederim. Sevgi ve saygılarımla. Enfal Törün

Enfal Törün 
 13.11.2007 12:20
Cevap :
Hüzünleri, hayal kırıklıklarını daha çok yaşamak engel değil bizlere biliyorum ve sizin de belirttiğiniz gibi ''yılmamalı''...Yola devam.. Yalnız olmadığımızı biliyoruz..Nezaketiniz için teşekkür ederim. Sevgi ve saygılarımla...  13.11.2007 12:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 126
Toplam yorum
: 909
Toplam mesaj
: 267
Ort. okunma sayısı
: 2302
Kayıt tarihi
: 01.08.06
 
 

Kompozisyon derslerini biraz daha fazla önemsediğim, uzun cümleler kurmaya başladığımdan bu yana sev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster