Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

kevser şekercioğlu akın

http://blog.milliyet.com.tr/kevser

27 Mart '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
1918
 

Neden aldatırız?

Uzun süre önce şirkette sigara içilmesi yasaklandı, yasağa tepki verenlerden biri bendim. Sigarayı bıraktıktan sonra içmeyenlerin ne kadar zulüm altında kaldıklarını anladım, hiç suçları yokken hemde. Tepki verdiğim için şimdi pişmanım.

Sigara içen kızlar grubuyla yemekten sonra, şirket komşumuz olan kafeye takılmaya başladık. No smoking istikrarlı bir şekilde devam ama kızları bırakamadığım için takılıyorum peşlerine. Kahve içimi süresinde; özel sorunlarımız, memleketi kurtarmalar, fallar, kadın-erkek meseleleri, olmayan çözümleri, fallar… Halledemediğimiz sorun çok ama tartışmadığımız konu yok.

Çalışmanın zorlukları, bedenlerimizle birlikte ruhlarımızın yorulmaları, hayatı yakalamaya çalışmanın ve yetişememenin hızlı temposu içinde kaybettiklerimiz, çocuklarımıza, eşlerimize yeterince gösteremediğimiz ilgilerimiz. Konu kendiliğinden “Neden aldatılıyoruz?” a geliyor. Beş yıldan yirmibeş yıla kadar evli olan kadın grubundan güzel fikirler çıkıyor, gülerek dinliyorum hepsini.

Sıra bana geldiğinde; birşeyleri beni aldatmasın diyerek yapanlar asıl aldananlardır. İçinizden nasıl geliyorsa öyle davranın, yapana-olacağa engel yok. Ben, sofram hazır, evim, çocuklarım pırıl pırıl, cıvıl cıvıl yaşlarımda yaşadım bunu. Başlarda suçu kendimde sandım, aldatan senin nasıl olduğunu, ne yaptığını görmüyor ki! Kiminle olursa olsun aynı sonlar yaşıyor ve hep karşısındaki insanlar suçlu oluyor.

Eşleriniz ve yuvalarınız için elinizden geleni yapın, sakın fazlası için uğraşmayın kızlar. Bazen kötü gidenler düzelirmiş gibi davranarak susmak, yok saymak daha feci sonuçlara katlanmanıza yol açabiliyor. Bitimlerde asıl canınızı acıtan fazla mesaiye harcadığınız emekler oluyor. Aldatana kılıf çok, kimi fazla ilgiden bunalır kimi ilgisizlikten, kimi kendine bakmıyor diye kimi de sadece kendine dönük masraflar ediyor diye.

Güldüğüme bakmayın bunu konuşmak şimdi bile kolay değil, aldatma sebebi olarak “Beşik kertmesiyle zorla evlendirildim, karım çok çirkin ve hastalıklı. Beni bırakırsan kendimi öldürürüm diyor onun için boşayamıyorum” demiş rahmetlik eşim sevgililerinden birine.

Yaptığım hiç bir şeyi beni aldatmasın diye yapmadım bu benim yaşam tarzım ama uzatmaları oynadığım süre için pişmanlıklar yaşadım. Yapmanız gereken hiç bir şeyi ertelemeyin, söylenenleri dinleyin, umursayın, eşlerinizin istekleri çok önemli ama bunu kendi yaşam stoklarınızı harcayarak yapmayın ne olur.

Aldatmayı huy haline getirmişe kafa yormayalım ama diğerleri için sorsanız inanın hala gerçek bir bahane bulamam. Her ilişki farklı yaşanır, kimsenin nasihati kimseye uymaz, kişilikler farklı olduğu için ilişkinin yaşanma biçimi de değişir. Olmasa iyi olur ama bazen öyle şeyler yaşıyorsun ki “Hayat çok acımasız” demekten başka çaren ve açıklaman olmuyor.

Eğer ortada gerçekten aşk söz konusuysa orada dururum, aşkın bahaneye ihtiyacı zaten yok. Yıllar önce Boğaz Köprüsü’nden beraber atlayan sevgililerden sonra olaya biraz da kader gözüyle bakmaya çalışıyorum. Çünkü ikiside evli, çoluk-çocuk sahibi, üstelik komşuyken aşık olmuşlar. Ne ayrı ne de birlikle olamamışlar ve ölümü seçmişlerdi. Ölümü göze alarak sevmek umarım kimsenin başına gelmez. Geride kalan eşlerin bu olayda aldatıldıklarını düşünmüyorum. Belkide ölüm bütün kötülükleri temizlediği için böyle hissediyorumdur.

Bence neden aldatılırız sorusuna takılmaktan çok başımıza geldiğinde en kolay nasıl toparlanırızı öğrenmemiz gerekiyor. Eskiden olsa suç ve suçlu ararken bugün herkesin yaşam çizgisinde yaşaması gereken durumlar var onu yaşıyorlar diye savunuyorum. Yaptığımız her davranışın sorumluluklarını üstlenmek koşuluyla her yol bizim. Her durumda olduğu gibi bunda da hayata karşı duruş biçimimiz bize yol gösterecektir. Neyi kabul edip edemeyeceğimiz, hangi koşullarda birlikte yaşamaya devam etmemiz falan tamamen kişiye özel durumlar.

Onun için bazı durumlar gibi aldatmak ve aldatılmak lağım çukuru gibidir, bir kere düştün mü anında çıkıp temizlenmekte ve bir daha o bölgeye gitmemekte fayda vardır. Aksi olursa hareket ettikçe batarsınız, kokarsınız ve dibe sürüklenirsiniz ve kaybolursunuz.

Saat doldu hadi kalkın, sözün özü, aldatılmanın nedeni yoktur, donunuzu başınıza geçirerek dolaşsanız da aldatılmanın önüne geçemezsiniz boşuna başıma gelmesin diye uğraşmayın, enerjilerinizi güzel şeyler üzerine yoğunlaştırın diyorum başlıyorlar gülmeye.

Kevser Şekercioğlu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

iyilik kadar kotuluk de var fitratta. Ikisi bir arada bulunmasaydi seytanin isi olmazdi insanla. Kader mustesna, hangisinin baskin cikarilacagi insanin iradesine birakilmis...Aldatmak esin kusurlarini gostererek aklanamaz asla. iradeyle alinan icki saikiyle islenen suc icin sarhosluk indirim nedeni sayilmamakta ceza hukukunda. Oyle de iradeyle islenen aldatma sucunda hic bir saik saniga muafiyet saglamaz. O sucludur artik, dinen, hukuken, toplumsal normlar acisindan, etik acidan, vicdanen sucludur. Aldattigi ortaya ciksa da cikmasa da...Vicdani savcisi olacaktir onun ebediyyen avukati degil...Vicdani olsa yapmazdi zaten diyeceksiniz. En kara vicdnalarin dahi kendini hesaba cektigi bir an vardir mutlaka...O da yoksa takdir-i ilahidir hukum sahibi!

Alanzo 
 03.04.2007 13:05
Cevap :
Takdir-i ilahiye inanmasaydım eğer bu kadar sağlıkla hissedemezdim de bazen o kadar da kolay olmuyor yaşananlara direnmek. Vicdan, sonrasında nasıl davranılması gerektiğinde önemli rol oynuyor. Hoşçakalın  08.04.2007 9:26
 

İlişkilerde iletişim çok önemli. Aynı evde yaşayan iki insan yabancı da olabiliyor sevgili de. Böylelikle ortaya sadakat de çkabiliyor ihanet de! Elinize sağlık, sevgiler...

Hasan ARSLAN 
 02.04.2007 10:25
Cevap :
En kötü aldatma bir şey hissetmeden çıkarlar için devam ettirmek. Bazen bazı şeylerin açıklaması yok, oluyor ve yaşanıyor. Sizinde elinize sağlık  08.04.2007 9:28
 

kim ne dersin , iletişim koptuğu an her şey olabilir.

erol aslan 
 01.04.2007 18:08
Cevap :
İletişim kopmadan da olabiliyor. Yaşamamanızı dilerim çok acıtıyor çünkü  08.04.2007 9:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 369
Toplam yorum
: 1590
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 861
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1965 Akçakoca doğumluyum. Evli ve dört kız annesiyim, küçük bir kızın  anneannesiyim. A.Ü. Halkla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster