Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ekim '08

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
271
 

Neden anneyi sorumlu tutuyoruz?

Neden anneyi sorumlu tutuyoruz?
 

TAŞIYAN HEP ANNE OLUYOR.


Yaşayan canlılar

Yaşadığımız asırda taşıyıcı hep anne oluyor nedense. Anne; karnında taşıyor, sırtında taşıyor, eteğinde taşıyor, çantasını taşıyor, torununu taşıyor. Evet anneden hep taşıması bekleniyor. Anneye taşımak laik görülüyor. Taşımak yakıştırılıyor. Köyde tarlada, su yolunda anne taşıyor. Şehirde, okul yolunda, kreş yolunda. Park yolunda, daima anne taşıyor ve de hiç kimse vah vah bu yaşında toronunu bile taşıyor denmiyor, nedendir ?. Taşımak annelere, anneannelere ninelere laik görülüyor.

Bir parkda dedesi tarafından arabalı bir bebek görülse, vah vah ki vah deniyor. Bunun nedenini düşünmeyiz tabiki. Gayette basittir oysaki.

Çocuk bakımı kadınlara yakıştırılır. Çünkü doğurma gibi kutsal görev onlara verilirken, doğurduklarını da her şeye rağmen bakıp büyütüp ayaklarının üstüne bastırmak azmi ve yetiside kendilerine verilmiştir. Yani genlerine böyle kotlanmıştır.

Bu durum dünya yüzünde yaşayan diğer canlı gruplarında da gayet açık belli olmakla beraber, her canlı türünde, bu bakıp büyütme" taşıma" olayı sadece doğurana verilmiş diye bir şey yok.

Bazı canlı türlerinde tamamen ortaklaşa, bazılarında ise doğurma dişiye, bakıp büyütme tamamen erkek cinse verilmiştir.

Yani şunu anlayabiliyoruz ki bu iş rastgele olmuş bir olgu değildir. Belirli şartlara göre erkek veya dişiye verilmiş bir meziyettir. Bakım olayı hanki cinsin genlerine yüklenmişse o bakıyor. AMA, yaşlanan ana babanın bakımını üstlen diye hiç bir evlatın genlerine, yüklenmemiş olduğunu görüyoruz. Bu her canlı türü için böyle. Dolayısıyla yaşlılar, evlatlar arasında evsiz barksız kalarak rezil oluyorlar. Çoğu zaman yaşlılar yurdunda veyahutta evin en ücra, izbe bir odasında çile dolduruyorlar. Bu durum adaletsiz geliyor öyle değil mi? Yaşlı bir aslan hiç bir zaman genç tarafından doyurulurken görülemez di mi?

Evet adaletsiz. Ama hayat eskiden yeniye doğru akmakta olduğundan ve de canlı nesillerinin devamını sağlamak için bu bir yöntem. Yaşlılar kötü yaşayacak, hayatlarından bezecek ve gitmek isteyecek ki arkasından yenisi gelsin. Yaşlanan dünya hayatından bir şekilde soyutlamadır. Uzaklaştırmadır.

Öyle olmasaydı ne olurdu... Dünya yaşamı; Geçirdiği medeniyetler boyunca, daima albaştan olmuştur.

Hiç bir zaman medeniyet üstüne medeniyet kurulmamıştır. Her seferinde sıfırdan başlanmıştır.

Nesli tükenen canlı gruplarının eskiden yeniye doğru olan hayat kotlamalarının, bu açıdan incelemesi yapılabilir ama imkanlar henüz müsait değil.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 543
Kayıt tarihi
: 23.02.08
 
 

Yüksek okul mezunu olup emekliyim. İyi bir gözlemciyim. Çok okumakta ve yorum yapmaktayım. Antoloji...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster