Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Aralık '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
5772
 

Neden asık suratlıyız ki?

Çiçek açınca, su akınca, ağaç meyve verince, insan ise gülünce daha bir güzeldir. Özellikle gülme, yalnız insana özgü bir niteliktir. İnsandan başka hiçbir canlı gülmez, gülemez. Demek ki, gülmek, salt insana sunulmuş bir armağan. Öyleyken niye asık surat ve çatık kaşla dolaşırız çoğu zaman?

Bazıları yanlış bir din anlayışından kaynaklanan gülmeyi ve neşelenmeyi günah sayan yanlış bir eğitim, hayata karşı olumsuz bir tavır almaya, asık suratlı ve çatık kaşlı olmaya alışmışlardır.

Bazıları da asık suratlı olmayı bir ciddilik gösterişi olarak görmüşlerdir. "Ağır ol da, molla desinler" misali, gülmemeyi neredeyse ayrıcalık olarak benimsemişler, öylece ciddilik maskesi arkasında bilgisizliklerini ve boşluklarını gizlemeye çalışmışlardır.

Kimileri ise, asık surat ve çatık kaşı, otorite olmanın, insanlar üzerinde saygın bir yer kazanmanın gereği saymışlardır. Oysa, otorite, insanın kendinden daha yetkin gördüğü ve ondan kişiliğini geliştirme yönünde yararlandığı bir üst bilinci belirtir. Ancak, böyle bir otorite engelleyici, aşağılayıcı değil, tam tersine yükseltici ve kendine benzeticidir. Yine böyle bir otorite, gönüllere girebilmenin anahtarı olarak güleryüz ve tatlı dili kullanır.

İnsana gülmeyi unutturan diğer sebepler;

1. Ekonomik, toplumsal ve kültürel sebepler,

2. Geçim güçlüğü,

3. Eğitim eksikliği,

4. Cinsel doyumsuzluk,

5. İnsan ilişkilerindeki nezaket azlığı,

6. Gurur

Ve, kendini yapıcı - yaratıcı yönde kanıtlayamamaktan doğan sapmaları sayabiliriz.

Hepsinin temelinde, sağlıksız bir toplum içinde, kişinin kendisiyle barışık olmaması, insanlarla olumlu, sıcak ilişkiler kuramaması ve gönlünde yaşama sevincini duyamaması yatar. Böyleleri mutsuz ve tatsız olur. Ayrıca ruh ve beden sağlıkları da giderek bozulur:

İki insan arasındaki en kısa iletişim gülümsemektir.


Bir gülümseme; sevginin anahtarıdır.

Bir gülümseme; maliyeti yoktur, fakat çok şey kazandırır.

Bir gülümseme; evde mutluluk, iş yerinde başarı.

Bir gülümseme; bir an sürer, bazen ise ebediyen yaşar.

Bir gülümseme; hiç kimse, ona ihtiyaç duymadan yaşayacak kadar zengin ve kuvvetli değildir.

Hayat bir aynadır. Güler yüzle bakarsanız o da güler; kaşlarınızı çatarsanız, o da suratını asar.

Gülümseme karşınızdaki insana saygı duyduğunuzun göstergesidir.

Hiç bir şey bulamadığımda, gülümseyemeden geçirdiğim, kaçırdığım zamanlar için kocaman bir gülümseme konduruyorum yüzüme. Ve artık biliyorum ki;

İçten bir gülümseme, mutlu ve huzurlu bir yaşamın anahtarıdır.
İçten bir gülümseme, iç dünyamızın güzelliğinin vitrine konmasıdır.
İçten bir gülümseme, sevgi dolu bir yüreğin gözlerden yansımasıdır.
İçten bir gülümseme, yaşama sevinciyle doluyum demektir.
İçten bir gülümseme, kendimi ve sizleri seviyorum demektir.
İçten bir gülümseme, ben mutluyum ve sizinde mutlu olmanızı istiyorum demektir.
İçten bir gülümseme, sağlıklı bir ruha ve bedene sahibim demektir.
İçten bir gülümseme, verilebilecek en ucuz fakat en değerli armağandır.
İçten bir gülümseme, ona hasret kalanların ilacıdır.
İçten bir gülümseme, gönüller arasına sevgiden inşa edilmiş köprüdür.
İçten bir gülümseme, insanın ruhunda açan çiçeklerin evrene sunulmasıdır.
İçten bir gülümseme, içimde karanlığa yer yok demektir.
İçten bir gülümseme, anı yaşayarak aydınlanmaktır.
İçten bir gülümseme, paranın satın alamayacağı kadar büyük bir güce sahip olmaktır.
İçten bir gülümseme, hem kendimize hem evrene yapılan en büyük hizmettir.

Dahası ve en önemlisi, Kanadalı Doktor Hawkins ’ in yapmış olduğu bir araştırmanın sonucuna göre, pozitif, her şeyi olduğu gibi kabullenen mutlu ve gülümseyen bir insanın yaydığı yüksek enerji, 90.000 negatif insanın yaydığı düşük enerjiyi dengeleyebilmektedir.

İşte size bir gülümsemeyle 90.000 kişiye iyilik yapma fırsatı. İşte size bir gülümsemeyle evrene hizmet etme fırsatı. Daha ne duruyorsunuz ki.

Şöyle içten bir gülümseyin. Hem kendi ışığınızı hem de evrenin ışığını yükseltin...

GÜNÜNÜN EN AZ DÖRTTE BİRİNİ GÜLMEYE AYIRAMAYAN İNSAN NEYE YARAR Kİ..?

Alaettin Morgül / 12.12.2011

Alaettin Morgül /12.12.2011

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 193
Toplam yorum
: 213
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1046
Kayıt tarihi
: 02.02.10
 
 

İsveç`in Göteborg şehrinde oturmaktayım;  evli ve bir kiz bir oglan iki çocuğum var. İsveç`te..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster