Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Temmuz '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1292
 

Neden bildiklerimizi anlatma gereği duyarız?

Neden bildiklerimizi anlatma gereği duyarız?
 

internet alıntı


Senin anlattığın karşı tarafın anladığı kadardır. Almaya hazır olmayana bilgi vermeye çalışmak; yürümeye başlamamış birisine koşmayı, okuma yazma bilmeyene kitap okumayı anlatmak kadar imkansız ve bir o kadar da anlamsız bir durumdur,

İnsan illa da birşeyleri anlatmak istiyorsa öncelikle karşı tarafı alıcı konumuna getirmek zorundadır. Konu ile ilgili olarak karşı tarafın merakını uyandırıcı ve öğrenme isteğini tetikleyecek şekilde bir ön hazırlık yaptıktan sonra eğer o kişi soru sormaya başlıyorsa anlatmaya başlanmalıdır. Aksi takdirde hem kendimize hem de o kişiye haksızlık yapmış olurız.

Senin anlatmayı istemen kadar onun da öğrenmeyi istememek gibi bir hakkı vardır ve insanların isteklerine saygılı olmak zorundayız.

Bu gerçeği iyi bildiğimi zannetmeme rağmen, zaman zaman yanılıp birilerine sormadıkları şeyleri anlatma hatasına düştüğüm zaman en çok kendime kızıyorum. Sonu başından belli olan ve ilişkiyi kötüye götürmekten başka bir işe yaramayan bir diyalogun, ne bana ne de karşımdakine bir faydası olmayacağını bile bile nasıl oluyor da bu hataya düşebiliyorum?

İnsan hata yapa yapa öğrenir, gerçeği ile kendimi avutmakla beraber, araştırmacı kişiliğim bunun altında yatan gerçek sebebi merak etmeden durmuyor.

İnsan neden başka birisine birşeyler anlatmak gereği duyar?

Yardım etmek için; o kişinin sorununu anlamıştır ve iyiniyeti ile ona yardımcı olacağını düşündüğü bilgileri vermeye çalışır.

Kendini göstermek için; bak ben çok şey biliyorum diye hava atmak için olabilir.

Doğruyu bildiğini düşündüğü için; sen yanlış biliyorsun bak ben doğrusunu söyleyeyim sen de öğren, demek için.

Sohbet etmek için; konuşulacak şeyler bitmiştir laf olsun diye anlatmaya başlar.

Paylaşmak için; kendisinin bildiği şeyleri başkası da öğrensin ister..

Fikir almak için; onun o konuda ne düşündüğünü merak ettiği için konuyu açıp anlatmaya başlar,

Sinir etmek için; o kişinin anlamayacağını bile bile ortamı germek için anlatabilir.

Konuyu değiştirmek için; konuşma sıkıcı bir hal almaya başlamışsa kendi ilgi alanına konuyu getirmek için..

Daha fazlası mutlaka vardır ama benim ilk aklıma gelen sebepler bunlar.

Bu yazmış olduğum sebeplere bakarak insanın daha çok kendisi için anlattığını görüyoruz. Gerçekten karşı tarafın faydalanması için anlatmak isteyen kişi, soru gelmeden anlatmasının anlamsız olacağını iyi bilir kanaatindeyim.

Bütün bunları bilse de, insan yine de hata yapmadan tam olarak öğrenemiyor..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

eğer kibir vb. farklı bir durumumuz yoksa, sanırım en çok mecburiyetten anlatıyoruz :))

Dr İbrahim H KAYRAL 
 28.07.2010 10:48
Cevap :
Belki de kibrimizi örtmek için mecburiyetten anlattığımızı zannediyoruzdur:)) Her ne sebep olursa olsun, en temelde insan kendisi için anlatır bana göre:)) Selamlar..  28.07.2010 12:53
 

tespitlerinize katılıyorum. anlatmamızın bana göre bir sebebi de, doğru olanı bildiğimizi düşündüğümüzde çevremizde o konuda yapılan yanlışlar bizi de etkilediği zaman anlatmak zorunda kalırız. yani anlattığımız kişilerle aynı gemideysek ve geminin bu gidişle karaya oturacağını görmüşsek, anlatmadan duramayız...

Dr İbrahim H KAYRAL 
 27.07.2010 22:42
Cevap :
Buna da kendimizi ve çevremizi korumak için mecburiyetten anlatmak diyebiliriz sanırım:)) Teşekkürler selamlar..  28.07.2010 9:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 117
Toplam yorum
: 155
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 2352
Kayıt tarihi
: 07.02.09
 
 

1970 Tokat doğumluyum. İstanbul Tıp Fakültesi Sağlık Meslek Yüksekokulu Tıbbi Laboratuvar bölümü mez..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster