Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Şubat '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
329
 

Neden bu duruma geldik?

"Eğitimdir ki bir ulusu ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum şeklinde yaşatır ya da tutsaklık ve yoksulluğa götürür."

"Ulusal eğitimin ereği yalnız devlete görevli yetiştirmek değil daha çok ülkeye ahlaklı, karakterli, Cumhuriyetçi, devrimci, olumlu, atılgan, başladığı işleri başarabilecek yetenekte, dürüst, düşünceli, yaşamda rastlayacağı engelleri aşmaya yetenekli gençler yetiştirmektir. Bunun içinde öğretim programları ve sistemleri ona göre düzenlenmelidir."

"Öğretmenler; Erkek ve kız çocuklarımızın aynı şekilde bütün öğretim basamaklarındaki eğitimleri uygulamalı olmalıdır. Yurt çocuğu her öğrenim basamağında; ekono-mik yaşamda başarılı, iz bırakan eser sahibi olacak şekilde bilgilerle donatılmalıdır. Ulusal ahlakımız çağdaş temellerle ve özgür düşüncelerle arttırılmalı ve desteklenmelidir. Bu çok önemlidir. Özellikle ilginizi çekerim. Sizin başarınız CUMHURİYET’ in başarısı olacaktır."

Atatürk’ümüzün eğitim konusundaki yüzlerce söyleminden üç tanesini yukarıya aldım.

Ülkemde yaşanan bayağılığın temelinde yatan eğitimdeki yozlaşmadır.

Eğitim kişiyi bilgili yapar ve ona beceri kazandırır. Bu kazanımlar üreticiliğe dönüşmedikçe eğitimde amaca varılamaz. Üretimsizlik ise kişiyi eylemsizliğe sürükler.

Düşünsel eylemden yoksun kişiden ne aydın çıkar ne bilinçli yurttaş? Bunun yarattığı boşluğu bilgi yoksunu niteliksiz adamlar doldurur.

Cumhuriyet’ in ilk dönemlerinde eğitim alanında gerçekleştirilenlerden zaman içinde uzaklaşılması bugün kü açmazın birincil nedenidir.

Devlet yönetiminde bulunan siyasi kadrolar parti çıkarlarını ulus çıkarlarının önünde gördükleri için aldıkları yanlış kararlarla eğitimi ve öğretimi çıkmaza sokmuşlardır.

Şu anda iki başlı bir eğitim devlet eliyle uygulamadadır. Bir tarafta Laik düşünce diğer tarafta dinsel düşünce egemendir. Biri ak diyor diğeri kara. Doğal sonuç ülkede kutuplaşmadır.

Siyasi kadrolaşmada bu düşüncelerden biri baş tacı edilmektedir. Yandaş olmak iş, aş demektir. Çok başarılı bir eğitimden geçmeniz; daha yararlı iş yapacağınız önemli değildir!

Bunun en güzel kanıtı sözleşmeli öğretmen atamalarında son yaşananlardır. MEB binlerce öğretmen adayını ön koşulsuz atamakta sakınca görmemektedir. Bu durum yurttaşta devlete olan güven duygusunu sarsmaktadır!

"Karanlığın en koyu olduğu anın aydınlığa en yakın zaman olduğu" söylenir. Böyle bir anda olduğumuzu düşünüyorum.

Sorumluluk duygusu taşıyan ülkem insanlarını geleceğimizin daha fazla karartılmaması için sorumluluk almaya çağırıyorum.

Ahmet Metin Kılınçer

Emekli öğretmen-Balıkesir

22.02.2009

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 35
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 342
Kayıt tarihi
: 02.10.08
 
 

Emekli öğretmenim. Ödünsüz bir kemalistim. Bu düşüncelerimi gençlerle paylaşmak istiyorum. Sorumluyu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster