Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Aralık '09

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
800
 

Neden bu kadar sinirliyiz?

Neden bu kadar sinirliyiz?
 

internetten alıntıdır


Selamlar.

Neden bu kadar sinirli bir toplumuz ve neden eleştirilere açık değiliz? Bu başlığın üzerinde biraz durmak istiyorum.

Bir milliyet blog üyesi olarak, ilgimi çeken blog yazarlarının yazılarını okumak için sayfalarını ziyaret ediyorum. Eğer beğendiysem beğenimi içtenlikle dile getiriyorum ama ya beğenmediysem, ya yazı bana göre olumsuzsa, eleştiremez miyim?

Bu birkaç defa oldu. Kırıcı bir eleştiri kesinlikle yapmıyorum zaten benim ilkem bu; kırıcı eleştirilere kapalıyım. Fakat yapıcı eleştirilere amenna...

Arkadaşlarımı yapıcı eleştirilere açık olmaya davet ediyorum. Neden bu kadar sinirleniyoruz ki? Toplum olarak negatif tek bir kelime bile duymaya tahammülümüz yok malesef...

Sadece milliyet blogda değil ama benim genel kanım bu...Toplu taşım araçlarında, cafelerde, spor merkezlerinde her yerde sinirli insan örneklerine çok rastlıyorum.

Galiba toplum olarak artık bazı negatiflikleri kaldıramaz olduk. Devamlı isyan modundayız. Ne olur sanki, arkamızdan gelen araba bizi sollasa? Neden bu kadar geriliyoruz? Otobüste tam biz oturacakken, başka biri o boş koltuğa otursa ne olur? Kuyruktayken, arkamızdaki önümüze geçse, kıyamet mi kopacak?

Negatif düşüncelere ve olumsuzluklara kanalize olmuş durumdayız. Ben asla böyle değilim ve bu tip insanlar da bana hayli komik geliyor.

Üzüleceğimiz, sinirleneceğimiz, kafamızı takacağımız o kadar önemli şeyler var ki; bunlar bana boş geliyor.

Evlatlarımız vatani göreve gidiyor, üç-beş çapulcu yüzünden bir daha geri dönemiyor; buna üzülelim. Bizim bile geleceğimiz meçhulken, çocuklarımızın geleceği ne olacak; buna kafayı yoralım. Bir sınav silsilesidir gidiyor, okumak isteyen hiç kimse okuyamıyor, eğitim zorlaştı, cahillik arttı, yobazlık diz boyu; bunlara kafayı takalım...

Günlük olaylara gülüp geçelim lütfen!

Her insan bir çiçektir ve her insan Allah'ın bir mucizesidir; insanları sevelim ama herşeyden önce kendimizi sevelim.

Kendini seven, eleştiriye açık, eğitimi yaşamının zorunlu bir parçası olarak gören, kültürlü, evrensel bir toplum istiyorum. Aslında böyleydik, bize ne oldu?

Her geçen gün, kendinizi aşmanız dileğiyle,

Sevgiyle kalın, gülümseyin.

SEVİLAY

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

evet!sinirli bir toplumuz aslında bende sinirli biriyimdir ama olumsuzluklara yapılan haksızlıklara sizin saydığınız özelliklere sinirliyim...hele bu durumu görmezden gelenlere daha çok sinirliyim...sevilay hanım farkındamısınız?herkes bu durumdan aslında şikayetçi ben etrafımdan bu durumları çok duyuyorum ama kimse bu durumu düzeltmek için uğraşmıyor...mucize bekliyoruz toplum olarak bir kahraman çıksın düzeltsin...HERKES KENDİNİ DÜZELTSE zaten yanlış olmaz...Aziz NESİN'e katılırım ben ben kendimi düzeltiyorum darısı diğer düzelmek isteyen arkadaşlara...hemen başlayın ''okumaya''

suzan yasar 
 01.03.2010 22:21
Cevap :
Suzan Hanım, ikili ilişkiler ve iletişim artık toplumumuzda sıfır durumuna geldi...Herşeyi teknolojik ortamlarda hallediyoruz...Bir muhabbet, bir samimiyet yok malesef...Bence bu durum herkeste sinir ve stres yapıyor değil mi? Stressiz bol huzurlu günler diliyorum, sevgiyle kalın...  02.03.2010 12:18
 

Onları da öyle kabul etmek lazım, kimbilir kendi içlerinde, ne problemleri var da, sağa sola saldırmayı kendilerine prensip edinmişler. He he de geç...Ahmet Bey'in tespiti de çok doğru:) Selam sevgilerimle...

n. 
 21.12.2009 16:04
Cevap :
Size katılıyorum Nilüfer Hanım.Zaten kendini geliştirememiş,kompleksli insanlar olmasa, yorumları okuyup,kendine çeki-düzen verirdi ama onlar ne yapyor,yorum yazan insanlara saldırıyorlar,yazık! Neden, o zaman bu paylaşım bloğuna üye oluyorlar hiç anlamış değilim...Yorumunuza teşekkürler,sevgiler...  22.12.2009 17:50
 

..bir gel-geç toplantı salonu değil. Eleştirici negatif de pozitif de olabilir. Sempati toplamak için özünde birşey olmayan yazının üzerinde durmanın anlamı yok. Yazılan yazı yazanın ömründen daha uzun ömürlüdür. Öyle blog yazarları(!) var ki Türkçe yazım kurallarına uymamayı adeta prensip hâline getirmişler. Bunları uyarmak antipati değil, sempati toplaması gereken davranışlardır. Onun için değerli arkadaşım, doğru bildiğinmden şaşma; kırılacak olan zaten kırılmaya mahkum etmiştir kendisini.

Yüksel ÖNAÇAN 
 21.12.2009 4:22
Cevap :
Çok teşekkür ederim,nasıl moral verdiniz anlatamam.Doğru düzgün eleştiri yapmaya korkar olmuştum neredeyse...Selamlar!  21.12.2009 10:44
 

Sen Murat ve halan iyisiniz. Ben kelime aralarından bunun farkındayım. Sinirli insanlarla ilgilenme sen de. Yalnız kalsınlar. Beter olsunlar

Ahmet Balcı 
 20.12.2009 20:43
Cevap :
Teşekkürler Ahmet Bey ama nereden bileceğim tepki vereceğini? Zaten bir daha bloglarını asla okumayacağım, inanın çok bozuluyorum sinirli tepkilere.Halbuki yazan insan eleştirilere de açık olmalı öyle değil mi? Yorumunuzla moral verdiniz,elinize sağlık,sevgiler...  21.12.2009 10:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 333
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 1900
Kayıt tarihi
: 15.11.09
 
 

32 yaşındayım, evliyim ve yakışıklı bir oğlum var. Profosyonel pilates eğitmeni ve besin destek ü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster