Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ekim '16

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
548
 

Neden çevremizi kirletiyoruz!

Son yıllarda dünyamız daha da yaşanamaz hale gelmekte. Gün geçtikçe çevremizi inanılmaz derece kirletiyoruz. Ne yazık ki hiç bir kanun bu kirlenmeyi durduramıyor ya da bazı ülkeler için bu çevre kirliliği boyutu ikinci hatta üçüncü plana itiliyor.

Elimize ne geçerse şuursuzca etrafa fırlatıyoruz. Kuruyemiş kabuklarından tutun naylon poşetlere, meyve kabuklarından tutun kimyasal atıklara kadar aklımıza ne geliyor ise her ortamda bunları çevreye saçıyor ve kirlettiğimiz ortamları asla temizlemiyoruz.

Deniz kenarlarımız içler acısı durumda; çeşit çeşit plastik atıklar, pet şişeler bir tarafta, naylon poşetler diğer tarafta karpuz kabukları ise bizlere sinsi sinsi gülümsüyor. Bu kirlilikleri saymakla bitiremeyiz. Eminim sizler de düşündüğünüz zaman attığımız kirleticileri, gördüğümüz çevre kirliliğinin büyük boyutlara ulaştığını fark edebiliyorsunuz ancak yine farkında olduğumuz ama pek bir şey yapılmayan konu da bu pislikleri temizlemeye çalışanların sayısının bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az olması. Ne acı... 

Belediyeler çaresiz kalmakta, temizlik görevlileri isyan etmekte ve hatta bazen onlar da vurdumduymaz olabilmekte.

Geri dönüşüm üniteleri yetersiz kalmakta. Ya pahalı teknikler gerekmekte ya da geri dönüşüm ünitelerinin çok da gerekli olmadığı ve dahi gereksiz görüldüğü görüşünde olanların sayısı artmakta.

Oysa bilinçsizce kirlettiğimiz dünyamızın ileride çocuklarımıza cehennem olacağı kesindir.

Düşünün attığımız her çöp toprağın fiziksel ve kimyasal yapısını değiştirmekte, buralarda bitkiler yetişmekte ve bu bitkileri hayvanlar yemekte eninde sonunda bize dönmekte.

Ya da göllerimizde, denizlerimizde veya okyanuslarımızda yaptığımız çöp yığınları balıkları öldürmekte, mikroorganizmalara zarar vermekte, suyun yapısını değiştirmektedir.

Attığımız naylon poşetleri ya da plastik atıkları hayvanlar yemekte yaralanmalarına hatta ölmelerine neden olmaktadır.  Bu da bizleri bilerek yada bilmeyerek hayvan katili yapmaktadır. Bunlara dur deme zamanı geldi de geçiyor bile, ama hala olayın vehametini anlamıyoruz...

İşin ilginç  tarafı ise şu: Eminim çevreyi kirlettiğimizi hepimiz biliyoruz. Ama neden davranışlarımızı değiştirmiyoruz ya da değiştiremiyoruz. 

Çocuklarımıza örnek olamıyoruz, bizden aldıkları davranışların çok daha fazlasını onlar yapmakta, sonra onlarda kendi çocuklarına olumsuz örnek olmaktadır. Bu durum da böyle devam etmekte her taraf çöp yığınına dönüşmektedir.

Bu satırları okurken eminim çoğunuz; "hocam ülkemiz neler ile uğraşmakta, siz neler yazmaktasınız" diyeceklerdir.

Oysa çevreye ve bitkilere verdiğimiz her bir zarar, hayvanlara yaptığımız her bir eziyet bize kat be kat daha zararlı bir şekilde dönüyor, bunu unutmayalım.

Oysa Peygamber efendimiz (A.S) hadislerinde çevreye bakan yüzünü hep hatırlatmış ve ne kadar duyarlı olduğunu göstermiştir:  "Kötü huylu/ günahkar bir kul öldüğünde, diğer kullar, şehirler, ağaçlar ve hayvanlar rahata erer" buyurmaktadır.

Lütfen düşünelim; " Neden çevremizi kirletiyoruz ya da kirliliği önlemede neden yetersiz kalıyoruz?". Bu sorunun cevabını bulursak çözümü de bulmuşuz demektir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 202
Toplam yorum
: 62
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 196
Kayıt tarihi
: 12.12.13
 
 

Prof. Dr. Hamdi Temel, 1966 yılında Sorgun'da doğdu, İlk ve orta öğretimini Sorgun'da tamamladı v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster