Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Eylül '21

 
Kategori
Spor
Okunma Sayısı
115
 

NEDEN GELENEKSEL OKÇULUK

Bu yazımda sizlere Geleneksel Türk Okçuluğu ile tanışmam ve başlamama dair hikâyemi aktarmak istedim. Yaklaşık beş yıl önce bir arkadaşımla birlikte Uluslararası Türkoğlu Avasım Geleneksel Türk Oyunları Festivali’ne izleyici olarak katıldık. Geleneksel Türk Okçuluğu ve Türk kültürünü tanıtmayı hedefleyen etkinliğe Azerbaycan, Bulgaristan, İran, Çin, Hırvatistan, İngiltere, Almanya, Yunanistan, Macaristan, İtalya, Kazakistan, Litvanya, Malezya, Meksika, Moğolistan, Hollanda, Polonya… ve daha birçok ülkeden yüzlerce sporcu katılmıştı.

Kahramanmaraş Türkoğlu Avasım Okçuluk, Güreş, Vur Geç Puta Koşusu, Sabit Puta, Menzil Koşusu, Göçbörü Oyunu, Atlı Okçuluk gösterileri yapılıyordu. Her yer insan seli ve hayranlıkla izlenen gösterilerle müthiş bir tarih sahnesini yaşıyorduk.

Hayatımda ilk kez katıldığım bu etkinlik beni çok etkilemişti. Susuz bir yaz geçiren toprak gibi özlem ve hayranlıkla izledim sporcuları. Onlarla tanıştım, sohbet ettim, fotoğraf çekindim.

Bu sohbetlerimden birinde Okçuluk malzemesi satan bir ustanın yanına gittim. Gayet samimi bir soru sordum. Savaşlar eskiden ok, yay, kılıç… vb. silahlarla yapılıyordu. Şimdi dronlar, uçaklar, top ve tüfekler var. Neden hala Okçuluk Eğitimleri yapıyorsunuz, ne faydası var? Uzun saçlı, 50’ li yaşlarda aksakallı zayıf biriydi usta sakince gülümsedi. Ben yıllardır bu sporu yapıyorum ve severek yapıyorum çünkü atalarımın sporu ve aynı sporu yapmak beni mutlu ediyor. Ama asıl konu ney biliyor musun dedi. Ve aramızdaki muhabbet şöyle gelişti;

Usta:Mesela bir dere görsen dere geniş olsa o suyun üzerinden nasıl geçersin?

Ben:Dereye taş atarım üstüne basarım, köprü yaparım, kayık bulurum…..

Usta:Bu dereyi geçmek için önce geri çekilmek lazım. Sonra hızlanmak ve ileri atılmak gerekir. Biz bu dereyi geçmek için geri çekiliyoruz. Yaptığımız bu işte kendi özümüze, kodlarımıza bir dönüş çekiliştir bu.

Ben:Bu sporu yapınca geçmişi, töreyi, özümüzü bir arayış başlıyor öyleyse!

Usta:Evet.

Oradan ayrıldığımda kafamda çakan şimşekler ve ruh dünyamdaki fırtınaların sebebi daha netleşti. Bizim buna ihtiyacımız vardı. Orta Asya bozkırlarından süzülüp gelen bu ruhun Anadolu’da ve tüm dünyada mazlumların umudu olmasına devam etmesine. Türk olmanın ırksal bir bakış değil, ümmetin ve tüm mazlum halkların kurtuluşu olmak olduğunu hatırlamak. Türk olmanın töre ve mertlikle insanı ve doğayı sevmek, Dede Korkut olmak, Metehan olmak, Alpaslan olmak, Fatih olmak, Yavuz olmak, Seyit Onbaşı olmak, Sütçü İmam olmak, Şehit Binbaşı Bülent Albayrak olmak…. Olduğunu bilmek.

Tüm bu dezenformasyon ve kültürel kirliliğin içinde geldiğimiz Orta Asya’ yı ve kardeşlerimizi unutmamak, onlarla gönül köprülerimizi artırmak ve dertleri ile dertlenip, elleri ile güçlenip dünyaya barış ve huzurun ancak güçlü bir Türkiye ile mümkün olduğunu anlatabilmemiz gereklidir.

Bunu yapmanın tek yolu çok çalışmak, özümüzü korumak, onurlu, özgür ve dik duruşumuzu bozmamaktır.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 174
Kayıt tarihi
: 25.12.18
 
 

Bir Eğitimci ve birçok STK'ın aktif üyesiyim. Memleketim Kilis için çalışır ve lider bir Türkiye'..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster