Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ekim '19

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
42
 

Neden Hastayız?

Bedenimiz içinde hapsolmuş ruhlar mıyız? Yoksa sadece bedensel varlıklar mı? İnsanoğlu bunu hala tartışadursun bizler sonsuz enerji ile burdan yaratılan ruhlarız.

Ruhumuzun tekamül etmesi için neye gerek vardır? Bedene.
Elimizle tutarız, gözümüzle görürüz, kulağımız ile işitiriz, bir düşünün kalbimiz olmasa nasıl yaşarız? Nasıl aşık oluruz? Ya ciğerlerimiz? Ciğerlerimiz olmadan nasıl nefes alabiliriz ki?

Yaratılan her şeyin bir nedeni olduğu bu yaşamda tabi ki zaman zaman bir çok hastalıklarda kendini göstermekte.
Hastalıkların ilk nedeninin tabi ki stres olduğunu hepimiz biliyoruz, çünkü stres denen olgu aslında vücutta ‘kortizol’ denen hormonun artış göstermesi. Bu hormon seviyesinde artık olunca bedende hastalanmazlar başlıyor. Kalp krizi, böbrek yetmezliği, akciğer kanseri, böbrek taşı, beyin tümörleri gibi bir çok bulgular doktorlar tarafından teşhis ediliyor. Peki bu organlarımız neden hasta oluyor hiç düşündünüz mü?

Çok sevdiğim yazar arkadaşımın bir sözü vardır; ‘ruh hastalanmasan beden hastalanmaz’ evet yanlış duymadınız, ruhumuz yaşamış olduğu üzüntü, acı, keder gibi duyguları vücuttan atmak istiyor ve bunu da organlarımız vasıtasıyla gerçekleştiriyor, peki hangi hastalık psikolojik olarak hangi hastalığı anlatıyor, gelin hep birlikte okuyalım.

Ağrılar: Sevgi ve destek bulma özlemi.
Aids: Kendini savunmasız ve ümitsiz hissetme, kendinden vazgeçme, cinsel suçluluk duygusu.
Akciğer: Hayatı içine alma kapasitesini temsil eder, depresyon, keder, hayatı içine almaktan korkma, kendine hayatı dolu dolu yaşama hakkını görmeme.
Akne: Kendini kabullenmeme, kendinden hoşlanmama.
Alerjiler: Kime karşı alerjiniz var? Kendi gücünü yadsıma.
Alkolizm: Anlamsızlık duygusu, yararsızlık, suçluluk, yetersiz hissetme, kendini reddetme.
Alzheimer Hastalığı: Dünyayı olduğu gibi kabul etmeyi, onunla ilişki kurmayı reddetme, umutsuzluk ve çaresizlik
Ağlama: Gözyaşları hayatın ırmaklarıdır, üzüntü ve korkudan olduğu kadar sevinçten de akar.
Amyotropil lateral skleroz: Kendi değerini kabullenme konusunda isteksizlik. Başarıyı yadsıma
Yumurtalıklar: Yaratma noktalarını temsil eder. Yaratıcılık.
Yüz Felci: Öfke üzerinde aşırı kontrol. Duygularını ifade etme konusunda isteksizlik
Zatürre: Umutsuzluk, Hayattan yorgunluk.
Akciğer rahatsızlıkları: iyileşmesine izin verilmemiş duygusal yaralar.
Zona: Korku ve gerilim. Aşırı duyarlılık.
Zührevi hastalıklar: (Bel soğukluğu, Uçuklar, Frengi) Cinsel suçluluk duygusu, cezalandırılma ihtiyacı duyma. cinsel organların pis olduğuna inanma.

Yani sizlerin de anlamış olduğu gibi hayatımızda yaşamış olduğumuz her olayın bizler de yarattığı duygu durumları olur, bunu kitabım ‘Ruhun Bilgesi’nde de belirttim. Yaşamış olduğunuz olaylardan duyguları çıkarın, geriye ne kalır? HİÇ.

Demek ki buradan ne anlıyoruz? Olaylara, kişilere anlamlar yükleyip sonrasında kendimize hayatı zindan edecek duygulara bürünmemeliyiz, bürünürsek ne olur? Yukarıda belirttiğim gibi hasta bir bedene sahip oluruz.

Her şeyimizle bir bütün olmalı lütfen unutmayalım, ruhumuza iyi bakalım...


Sevgiyle Kalın

 
#yazardannot; Her şeyden önce kendinizi çok sevin olur mu?

 
Bilge KARADENİZ
 

Kemal Alkan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 150
Kayıt tarihi
: 18.10.19
 
 

Araştırmacı-Yazar Kitapları Ruhun Bilgesi, Aşkın Bilgesi Bahçeşehir üniversitesi iletişim Tasarım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster