Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ağustos '16

 
Kategori
Doğal Hayat
Okunma Sayısı
203
 

Neden ıhtıras, alt oyma, kin, mücadele ile geçirsin insan yaşamını.

Neden ıhtıras, alt oyma, kin, mücadele ile geçirsin insan yaşamını.
 

Bu sabah günlük gazetelerden birinde okuduğum bir haber bugünkü yazımın konusunu oluşuturdu. Dizilerden tanıdığımız cici oyuncu Aslı Tandoğan eşi ve küçük oğlu ile sakin bir doğa  yaşamını seçmiş ve bir köye yerleşmiş. Ünlü oyuncu bahçesinde kendi yetiştirdiği meyveleri, sebzeleri yiyerek beden sağlığını, sakin ve çekişmesiz bir yaşamla da ruh sağlığını koruduğunu anlatıyor röportajında.

Bu aralar gençlerin sık sık büyük şehrin keşmekeşinden kaçıp köy yaşamına sığındıklarına şahit oluyoruz. Toplumun tanıdığı kişilerin kaçış öykülerini basından takip ettiğimiz halde bir çok tanınmamış gencin şehir kaçkınlığını da eşden dosttan duyuyoruz.

Bir zamanlar bizim neslin bir hayali vardı. Emekli olup büyük şehrin trafik, gürültü ve kalabalığından kaçıp Egede bir kasabada bir yaşama başlamak ve yaşamının son dönemlerinde kendi ektiği domates, salatalıkları yemek, bahçesindeki eriklerden marmelat yapmak, bir kaç arkadaşı ile akşamları tavla,okey oynamak en büyük amaçlarıydı.

Bir çok emekli, bu hayali sadece hayal aşamasında iken yaşama veda ediyordu ne yazık ki. Şanslı bir kaç kişi ise diğer arkadaşlarının ağızlarının suyunu akıtan bu yaşamda elveda diyordu bu dünyaya.

Son dönemlerde gençler bu düşünceyi gerçekleştirir oldu. 

Sadece ülkemde değil, tüm dünyada bu eğilim geçerli artık. 

Örneğin kızım Burcu Göker .Yaptığı onca eğitime, mesleğinde ulaştığı onca yola rağmen Florida'nın Pensacola şehrinde sakin bir yaşamı seçti. Newyork'ta Carnegie Hall'de konser verme seviyesine çıkmış ,ünü Çine kadar ulaşmış doktoralı bir keman sanatçısının Newyork, Şikago gibi büyük merkezlerde konserler vermesi, cd ve dvd çıkartmak için ünlü menejerlerle mücadele etmesi beklenirken sakin bir yaşam seçmesini bir çok kişi anlamayabilir.

Ben buraya gelip içinde yaşayınca anladım gerçeği.Sakin,huzurlu bir sahil şehrinde, bütün dünyadaki insanların bir hafta tatil yapmak için bütün sene para biriktirdikleri bir bölgede güzel , şık bir evde yaşamak, sanata çok değer veren elit bir çevrede konserler vermek, övgü almak, kabiliyetli çocuklara ders vermek ve emeğinin karşılığını görmek. Trafikte zaman kaybetmeden çocuğuna , evine daha fazla zaman ayırmak, canın istediğinde dünyanın en güzel sahilinde denize girebilmek, en lüks otellerinde içkini yudumlamak.

Daha ne ister insan bu yaşamdan. Hele bir de evinin penceresinin perdesini açtığında her sabah pırıl pırıl çiçekleri görmek eklenirse bir de bu özelliklere.Neden insan büyük şehirde mücadele, sinir,alt oyma, ihtıras ile geçirsin yaşamını.

Bence yaşam bu kadar sıkıntıya değmeyecek kadar kısa. 

Ben gençleri anlamaya başladım. Benim 70 yaşında Bodruma yerleşmekle gösterdiğim yürekliliği onlar genç yaşlarında göstermişler.

 Bravo onlara.........

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 811
Toplam yorum
: 1052
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1009
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster