Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Kasım '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
430
 

Neden kişiye göre değişiyor

Neden kişiye göre değişiyor
 

Yaz aylarında sahilde stant açan kitapçı ile ahbap olmuş, kış aylarında ne yaptığını sormuştum...

“Dükkânım var” demiş, tarif etmişti...

Bayramdan önce aklıma düştü.

Elimle koymuş gibi bulamasam da, sora sora, dar, Arnavut kaldırımlı bir sokağın kuytusunda, pasaj içinde buldum kitapçıyı...

Hasır taburelerden birine oturdum, gençten bir arkadaş girdi içeriye sonradan çaylar gelince öğrendim, Adanalıymış...

Ütüsüz siyah pantolonun cebinden çıkarttığı buruşuk kâğıttan okuyup okuyup bir düzüne kitap aldı, geldi yanıma oturdu...

Yeni başlamış okumaya, daha doğrusu başlatılmış!

Kız arkadaşı bir kitap vermiş, bitirince bir tane daha sonra tutmuş kolundan bu sahafa getirmiş...

Fabrikada vardiyalı çalıştığı için vakti olmuyor, geldiği zaman toplu alışveriş yapıyormuş.

“Arkadaşın akıllıymış” dedim, delikanlıya... “Önce balık vermiş, tadını alınca balık tutmayı da öğretmiş...”

Gülüştük...

&&&

Sait Faik ve Selim İleri’nin eski, okunmuş, sayfaları işaretli, kitaplarını almış çıkarken, akvaryumun içindeki su kaplumbağasına ilişti gözüm...

“Kaplumbağa” dediysem, öyle kurumaya yüz tutmuş göllerde, suyun içinde yan yatmış ağaç gövdelerinde güneşlenenler gelmesin aklınıza... Bu daha başka, çirkin, kocaman ejderha kafalı bir şey...

“ Bunun türü ne” dedim gayri ihtiyari...

Afrika nehir kaplumbağasıymış! Hem sabıkalı hem yamyammış sonra akvaryumda birlikte yaşadığı iki başka kaplumbağayı yemiş meğer!

“ Bulamadınız mı besleyecek daha çirkin hayvan!” diye çıkışacak oldum,

“ O çirkin değil ki” deyiverdi kitapçı!

Tam karşılık verecektim, Leyla ve padişahın hikâyesi geldi aklıma...

Hayırlı işler dileyip çıktım, O arkamdan seslendi; “ yine bekleriz!”

&&&

Kitap poşeti kolumun altında, dar merdivenlerden inip, sahile attım kendimi...

Hava güneşli, insanlar keyifli, balık tutanlar, çocuklarının elinden tutup gezdirenler, kestaneciler... İyot kokusu, martı çığlıkları...

Balıkhanenin yan tarafında küçük kahvehanenin dışarıya serpiştirdiği plastik iskemlelerden birine oturdum bu kez...

Geçtiğimiz kasım ayında “ Bir garip köpek” başlıklı bir yazı kaleme almış, sürücü koltuğunda oturduğum arabanın önüne, intihar etmek istercesine atlayan zavallı köpeğin hikâyesini anlatmış... Gelen yorumlardan birini “ neden ben” diye cevaplamış, Sevgili Melek Çoruh da “aradığın cevap Sait Faik’in Dört Zait isimli öyküsünde var” diye not düşmüştü...

Üzerine kurşun kalemle yazılanlardan, bir zamanlar Ece’ye yılbaşı veya doğum günü hediyesi olarak verilmiş, neden ve nasıl bilmem Ece’nin elinden kayıp sahaf raflarına düşmüş, Sait Faik’in kapağı yırtık Mahalle Kahvesi adlı kitabını açıp, Dört Zait isimli öyküyü nedeni bulmak için okumaya başlıyor ve anlıyorum ki;

Neden kişiye, göre değişiyor...

http://blog.milliyet.com.tr/Bir_garip_kopek/Blog/?BlogNo=271121

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Neden kişiye göre değişir" söylemine katılıyorum.

Nilgün Akad 
 21.11.2010 22:45
Cevap :
Keşke tüm nedenleri anlayıp, sonuçları kavrayabilsek...  21.11.2010 22:50
 

yani "neden ben" sorusuna yanıt bulamamışsın..leyla ile padişahın hikayesi ne peki?

mis-tress 
 21.11.2010 0:00
Cevap :
Özetle şöyle; Mecnûn'u aşkından deli divane eden kızı, devrin padişahı merak etti. Adamlarına, onu görmek istediğini, bulup huzuruna getirmelerini emretti. Adamları Leylâ'yı bulup huzuruna getirdiler. Padişah, Leylâ'yı dünyanın en güzel ve çekici kızlarından biridir diye tahayyül ediyordu. Karşısında esmer tenli ve zayıf çöl kızını gören padişah şaşırdı, hayretler içinde, ''Mecnûn'u deli eden, perişan olup çöllere düşmesine sebep olan Leylâ sen misin? Çok güzel de değilsin. Halbuki senden çok daha güzel olan, nice kızlar var'' dedi. Leylâ hemen padişaha cevap verdi: ''Padişahım, susunuz! Çünkü Mecnûn değilsin. Güzelliğimi görebilmen için Mecnûn'un gözüyle bakmalısın. Ben Mecnûn'un bakışlarında güzelim.''  21.11.2010 21:58
 

İyot kokusu, martı çığlıkları .. neyse ki özlem giderdim. Bu arada öyküyü merak ettim.Selamlar.

Naz Avcı 
 20.11.2010 23:01
Cevap :
Öykünün linkini internette aradım fakat bulamadım...  21.11.2010 22:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1280
Toplam yorum
: 7730
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1092
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster