Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ocak '14

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
4347
 

Neden kitap okuyoruz?

Neden kitap okuyoruz?
 

Neden ,niçin, nasıl ve niye gibi sorular insanın vicdan, beyin gelişimini etkileyen ve adeta  onları dirilişe davet eden sorulardır. Bu kelimeler birde insanı ihyaeden  kitap ve okuma ile ilgili olursa beyin ve vicdan titremesi daha da anlamlı hale gelmektedir. Neden Kitap okuyoruz? Sorusuna geçmeden önce kitabın anlamını kavramsal ve etimolojik olarak irdelediğimizdeTürk dil kurumunun hazırlamış olduğu sözlükte, ciltli ve ciltsiz olarak bir araya getirilmiş, basılı veya yazılı kâğıt yaprakların bütünü olarak geçmektedir. İslâmî literatürdekitap; "Kur'ân-ı Kerîm, vahiy, mektup, belge, iki kapak arasında toplanmış bilgi, bir eserin ana konularından her biri" gibi çeşitli anlamlarda kullanılmıştır. (DİA, N. Bozkurt, 26/120). Etimolojik olarak kitap sözcüğü Arapça bir sözcüktür.Aslı ketebe (yazmak) 'tangelmektedir.Kitap kelimesini türediği ‘ketebe’ fiili, aslında bir şeyi diğerine birleştirmek demektir (Mu’cemuMekayîsi’l-Lüğa, İbniFaris, s.885).Aynı kökten gelen; ‘kettebe’ birine yazı öğretmek, yazı yazdırmak, ‘kâtebe’ yazışmak, ‘iktetebe’, yazı yazmak, demektir.‘Bu fiilin mastarı olan ‘kitabe’ sözü, yazı ile bir şeye dizmek demektir.  Kitap aynı zamanda ispat, takdir, icabet, farz, azim gibi manaları da karşılamaktadır. Kitap, bilinen manasıyla, bir düzen içerisinde bir araya getirilen sözler toplamı anlamına gelir. Çoğulu ‘kütüb’ ve ‘kütb’dür.Türkçe’de ve Arapça’da, hatta Farsça’da, harf ve kelimelerin birbirine bağlanarak oluşturulan söz bütünlüğüne ‘kitap’ adı verildiğini biliyoruz. Sözlerin birbirine bağlanması olduğuna göre bunun yazılı olması gerekmez. Ancak ‘kitap’ denilince genellikle yazılı şeyler aklımıza  gelir. Kitabın Türkçesi ise bitig diğer yazılışlarıyla bitik ya da betiktir. Kaşgarlı Mahmud'un Bağdat'ta 1072-1074 yılları arasında yazdığı Türkçe Arapça sözlük olan Divanı Lugati't  Türk adlı yapıtında kitap sözcüğünün karşılığı Türkçe bitig olarak geçmektedir. Göktürklerden kalan Orhun Yazıtlarında da kitap sözcüğü bitig olarak geçmektedir.Kitaptan kavramsal ve etimolojik olarak bahsettikten sonra neden kitap okuyoruz sorusuna gelirsek;

       İlk bakışta düz bir mantıkla,neden kitap okuyoruz sorusuna karşılık olarak hemen şunları söyleyebiliriz.

a-Okumak için,

b-Bilgilenmek için,

c- Zevk için,

d- Ders çalışmak ve sınavlara hazırlanmak için.

c-Kariyer için,

e- İnceleme ve araştırma yapmak için,

f- Kültürümüzü artırmak için ve;

- Daha derin bir olarak düşündüğümüzde,

a-İçimizdeki donmuş değerleri baltalamak için,

b- Algımızı, dünyaya bakış açımızı, kimliğimizi ve kişiliğimizi geliştirmek için,

c-Uygar birey ve uygar toplum olmak için,

d-Doğru olanla yanlış olanı birbirinden ayırt etmek için,

e-Benden bize geçen inşacı şahsiyetler olmak için,

f-Empati kurabilmek, kendimizden çıkıp ötekini anlayabilmek, başkalarının yaşamlarına da saygı duyabilmek ve insanca yaşamak için,

g-Televizyon ve internet çağında, ekranların ayartıcı ve baştan çıkarıcı etkilerinden korunabilmek için,

k-Bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş, bir insanı kurtaran bütün insanlığı kurtarmış paradigmasına sahip olmak için,

      Aslında için, içinleri daha da çoğaltabiliriz ama varacağı yer harikulede karşılığı insan ve insanın hayatını anlamlandırma  olacaktır. Günümüzde, refah düzeyi yüksek olan toplumların tarihi süreçlerini incelediğimizde onların gerek maddi ve gereksede insan ilişkileri yönünden  olgun seviyeye gelmelerinin en büyük etmen olarak okumakolarak karşımıza çıkmaktadır.Refah düzeyi yüksek olan ülkelerin geçmişlerine baktığımızda tarihleri 30 yıl,100 yıl savaşları skolastik dönem,kabile savaşları,engizisyon mahkemeleri,dreyfusdavası vb. olgularla geçmiştir. Öyle bir pozisyona  düşmüşlerki,insan ve insanlıkla ilgili bütün parametleri  aforoz etmişlerdir. Ama ne zaman yanlışın farkına varıp okumaya  vekitaba yönelmeye başladıkları an, birbirini birbirlerinin kurdu olarak gören  yaşam ve bakış tarzlarını ellerinin tersiyle itip birbirlerinin cenneti olmaya doğru yol almışlardır.Yanlış tarz değişmiş adeta ölü olan bir beşerin yeniden insan olarak dirilişini sağlamışlardır.(kitap ve okumanın kendi amacının dışında kullanılmadığı sürece) Bedevilikten hadariliğe yani geri kalmışlıktan medeniyete geçişleri sanki ışın hızıyla oluvermiştir. Bunun neticesinde sahip oldukları bilgilerin çoğunu okuma yolunu kullanarak  edinen uygar ülke toplumları, günümüzde daha fazla okuma alışkanlığına sahip  olmanın sağladığı avantajları her alanda yaşamaktadırlar. Geri kalmış  toplumların karşılaştıkları sorunların bir çoğunun kaynağında ise eğitimsizlik ve okuma kültürünün olmayışı  ya da kitaptan uzaklaşmak (mehcur)alışkanlığı olarak yer almaktadır. Bu toplumlarda kişiler, okuyarak geçirebilecekleri zamanları  çoğunlukla yararsız uğraşılarla geçirip,felah olmanın olmazsa olmazı  olankitabı hayatlarının dışına itip, okuyan insanı ÜstadCemil Meriç’in serzenişi olan, kuduz köpeğe benzetme yoluna gitmişlerdir. Oysaki hayat ancak okuma ile anlam kazanabilmektedir. Bunun yanında bireysel olarak ise okumayı beceri haline getirenlere de  okumanınşu faydaları olabileceğini düşünmekteyim. Okuyarak  olayların ve gelişmelerin iç yüzünü öğrenen bir kişi, öncelikle kendine olan  güvenini artırır.Düşünce ufkunu geliştirip, geniş bir görüş  açısı sağlayarak, olayları inceleme yeteneği kazandırır.Empati yapmayı ve ötekini anlamayı sağlar,problemlere at gözlüğüyle değil at gözüyle baktırır aynı şekilde çevreye sadece kendi evinin balkonunda değil başkalarının balkonunda da bakmaya öğretir. Dahası,  düşünce kapasitesini ve  kültür düzeyini artırır. Çoğu zaman gerçek amacının dışında kullanılan bilgisayar ve televizyon ekranlarının karşısında geçirmek yerine kitap okuyarak değerlendiren bu  kişiler, edindikleri bilgi ve kültür sonucunda toplum içinde aktif bir kişiliğe sahip olurlar.Okuyarak kendini  geliştiren kişiler elbette çevrelerinde gelişen olaylara duyarlı olacak, duyarsız kalmayacak ve  içinde yaşadığı toplumun eğitim seviyesininilerlemesini sağlayıp,aynı paralel de nitelikli bir toplumun oluşmasına katkı sağlayacaklardır. Kısacası neden okuyoruz sorusunun cevabı kitapla mehcuriyeti kaldırdığımız an kendiliğinden ortaya çıkacaktır,  diyorum.Kitabı anlamak  ve kitapla  yaşamak umuduyla.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kitap okumanın bilgi edinmek ve kültürü geliştirmek konusunda çok önemli işlevi olduğu muhakkak ancak ne var "bilgi" nin de kendi niteliğini belirleyen parametreleri olduğunu unutmamak gerekir. Şöyle ki doğru bilgi de vardır, yanlış bilgi de vardır. Örneğin kutsal kitaplar tanrının dünyayı yoktan var ettiğini öğretirken fizik kitapları dünyanın milyarlarca yıldır süregelen bir evrim sonucunda bu günkü haline kavuştuğunu söyler. Hatta daha da ilerisi kutsal kitaplar sayesinde insanlığın yaptığı tek bir icat ve keşif yokken bugün faydalandığımız bütün keşif ve icatların bilimsel kitaplardan edindiğimiz bilgilerle geliştirildiği de ortadadır. Bir şiir kitabından, roman kitabından edindiğimiz tek bir bir bilgi bilmiyorum. Ama bir lügattan bilgi edinilebileceğini herkes bilir. Diyeceğim kitap kitap değildir. Kitap vardır birde kitap vardır, bu ayrımı yapmadığımız takdirde kitap okumanın faydasından çok zararı olacağını düşünüyorum.Saygı ve selamlarımla

Matilla 
 05.01.2014 12:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1468
Kayıt tarihi
: 28.08.09
 
 

Diyadin/Ağrı doğumlu. Amacı sevgiyi hayata yerleştirmek. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster